6. Bölüm
Yazar: swan

Sabah bana işkence etmek istercesine çalan ve susmak bilmeyen bir alarm ile güne uyanmıştım. Alarmı kapatmanın yollarını bulsam da bir başka alarm da devreye girmiş ve onun nerede çaldığını bulamamıştım. Başımın çatladığı yetmiyormuş gibi bir de okullar açıldığı için erken kalmak zorundaydık. Yanımda birinin daha yattığını idrak edince yanımdaki kişiyi tekmelemiş ve alarmı kapatmasını söylemiştim. Yanımdaki kişi tekmelerime ve yakarışlarıma sessiz kalmış ve derin uykusuna devam etmişti. Bir dakika... Bir dakika! Yanımda biri vardı ve ben onu tekmeliyordum. Ve ben dün gece Leon'un yatağında uyuya kalmıştım yanlış hatırlamıyorsam öyleydi, yani yanımda tekmelediğim kişi Leon muydu? BEN DÜN GECE LEON İLE BERABER Mİ UYUMUŞTUM! Uykum kaçmasın diye kapalı tuttuğum gözlerimi bir hışımla açmış ve olduğum konumda hızlıca doğrulmuştum. İlk önce etrafı kolaçan etmiştim ama oda Leon'un siyah ve sadelikten uzakta canlı renklerle ve şıkça tasarlanmış bir odaydı. Bu oda Brad'in odasının ta kendisiydi. Odadaki bakışlarımı bu sefer yanımda yatan kişiye çevirmiştim o da Brad'den başkası değildi. Zaten onca tekmeme rağmen hâlâ uyanmamasından anlamalıydım. İyi de sabah uyandığımda Brad’in yanındaydım ama dün gece Leon’un odasında uyuya kaldığıma emindim. Nasıl Brad’in odasında uyanmış olabilirdim ki? Eğer beni istemeseydi en başından beni odasında yatırmazdı. Ya ben kendim gece Brad’in yanına gelmiştim ya da Brad eve gelince beni yanına almıştı. Gözüm susmak bilmeyen alarma kayınca saatin 07:30 olduğunu fark ettim. Daha ilk günden okula geç kalmak istemezdim o yüzden hızlıca yataktan kalkmış ve uyanmak bilmeyen Brad'i sarsmaya ve "Kalk hadi okula geç kalıyoruz camış!" bütün gücümle sarsmama rağmen uyanmak bilmiyordu. Hangi akılla buna içki içirmiştik ki! Tamam bende sarhoş olmuştum ama böyle de sorumsuz değildim yani. Bizim de burada başımız çatlıyor uykumuz var ama yatıp arkadaşımızı uğraştırıyor muyuz? Hayret bir şey! Hâlâ deli gibi sarsmama ve bağrışlarıma tepkisiz kaldığı için uyandırmak için başka bir yol bulmalıydım. Gözlerimle etrafı taramış ve en son komodinin üstündeki su dolu sürahi de durmuştu. Adeta bana sinsice sırıtıyor, kulağıma bir şeytan gibi fısıldıyor ve al beni diyordu. İlk defa bir teklif cezbedici geldiği için sinsice gülüşü bende dudaklarıma yerleştirmiş ve sürahiyi elime almıştım. Sürahiyi yüzünün hizasına getirdiğim gibi içimden üçe kadar saymış ve bütün suyu yüzüne boşaltmıştı. Brad ise anında yattığı konumdan sıçramış ve yarım bir nefes almıştı, her yeri su içinde kalmış hâlâ uyku sersemliğini tam atamadığı için olanları algılamamış ve. "YÜZMEYİ UNUTTUM BOĞULUYORUM ANASINI SATAYIM!" Diye bağırmıştı. İzlediğim manzara çok komik olduğu için kahkaha atmaya başlamıştım. Onun kesik nefesleri ve benim gür biraz da cadıyı andıran gülüşlerim bütün odayı doldurmuştu. Gülüşüm kulağına ulaşınca ayılmaya ve olayları idrak etmeye başlamıştı. İlk sinirli bir şekilde sırılsıklam olan kendine ve yatağına daha sonra da olanlardan hoşnut bir şekilde gülmeye devam eden bana bakmaya başlamıştı. Tam sinirle bir şey diyecekti ki aklıma gelen soru ile ondan önce davranmıştım. "Dün beni yanına sen mi aldın?" Diye sorunca afallamış ve sinirli ifadesini bozmadan. "Ben dün gece eve kendim nasıl geldim bilmiyorum seni nereden bileyim amına koyayım!" Derken başını ovmuştu. Bende kafamla onaylamıştım. Aklına tekrar ıslatıldığı gelince. "Sen var ya sen! Arkanı kolla kızım hiç beklemediğin bir anda intikamımı alacağım!" Derken bir yandan da tehdit edercesine işaret parmağını bana sallıyordu. Ben ayakta olduğum için hafif eğilmiş ve yüzümüzü hizalamıştım. "Elinden geleni ardına koyma Victor ama biraz daha olduğun konumda durmaya devam edersen okula geç kalacağız!" Dediğim gibi saati göstermiştim. O da saati gördüğü gibi yataktan fırlamış ve kendini banyoya atmadan önce. "Şuna bak ıslak maymuna dönmüşsün." Dediğim gibi tekrar kahkaha atmaya başlamıştım. Girdiği banyo kapısından kafasını çıkartıp buruşturduğu suratı ile orta parmağını havaya kaldırmıştı.…