SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI)
|ÖZEL BÖLÜM
Yazar: Mely

İlahi Bakış açış Çocuktular daha ama o zaman bile bir şeylerin farkına varmışlardı. Nazeni bir ağzın arkasında arkadaşlarının onu bulmasını beklerken heyecan içindeydi. Gökalp'in sesi tüm mahallede yankılanırken Nazeni kahkahasını içine tutmak için zorlanıyordu. 'Nazeni' diye bağıran Gökalp'in sesinin yanına bir de Melih'in sesi eklenmişti. 'Sobe' diye fısıldadı Serhat Nazeni'nin omuzuna dokunup. Ama ebe Serhat değildi. 'Sus da yerimi belli etme' dedi Nazeni kaşlarını çatarken. 'Nazeni burada' diye bağırdı Serhat inatla. Gökalp ve Melih, Serhat'a doğru koştular. Nazeni ise çöktüğü yerden kalkıp ebenin duvarına doğru koştu. Hızlıca koşup duvara dokundu. 'Sobe, Sobe' diye bağırdı. Melih ve Gökalp oflayarak Nazeni'nin yanına doğru giderken Serhat gülüyordu. Revan, Serhat'ın sırtına zıplayarak kulağını ısırdı. 'İspiyoncu' diye bağırıp saçlarını çekiyordu Serhat'ın. Serhat acı içinde bağırırken diğerleri gülüyordu sadece. Revan, Serhat'ın sırtından inip abisinin arkasına saklanarak Serhat'a baktı. Sinirli ve kıpkırmızı bir halde Revan'a bakarken gözleri Melih'le kesişti. Ağzından bir şeyler mırıldanırken gözlerini devirip onların yanına gitti. 'Bir şey yapmayacağım korkma' dedi Revan'a 'Yapamaz zaten' dedi Melih kardeşinden önce. Revan güvenle abisinin arkasından çıktı. 'Çok acıktım ben' dedi dudaklarını büzerek. 'Biraz daha oynayalım nolur' dedi Nazeni 'Ama çok acıktım ben' derken Gökalp gözlerini Revan'a değdirdi. Ona kıyamıyordu. Kalbi ona hep sıcacıktı. Elini tuttu Revan'ın. 'Hadi biz yemek yiyelim onlarda oyunları bitince gelirler' dedi. 'Yökalp'im' dedim Revan uzatarak. Dili Gökalp demeye dönmüyordu. Gökalp buna gülerken saçlarını okşadı Revan'ın. 'Pastaneye geçiyoruz' dedi Gökalp, Melih'e bakarak. Melih kafasını sallayınca Revan ve Gökalp el ele yürümeye başladılar. 'Yökalp' dedi Revan şımarıkça. 'Efendim prenses' dedi Gökalp 'Ben seni çok seviyorum biliyor musun' dediğin de Revan, Gökalp'İn kalbi yerinden çıkacak gibi hızlanmıştı. Yüzü kızarmıştı. 'Seviyor musun gerçekten' diye sordu 'En çok seni seviyorum ben' dedi Revan heyecanla 'Çünkü sen benim her şeyime evet diyorsun' diye eklemişti. Revan da daha çok çocukken Gökalp'e kalbini vermişti sadece farkında değildi. 'Sen beni sevmiyor musun yoksa' diye sordu. 'Çok seviyorum prenses' diye yanıtladı Gökalp onu. Revan sevinçle Gökalp'in yanağını öptü. Gökalp daha da kızarırken ne yapacağını bilememişti. Pastanenin önüne geldiklerinde masaya oturdular. Gökalp annesi 'Çocuklar' diye sevinçle yanlarına geldi. Önce oğlunu sonra Revan'ın yanaklarını öptü. 'Hümüş teyze ben çok acıktım' dedi Revan dudaklarını büzerek. 'Oy kıyamam ben sana' derken Hümeyra, Revan'ın yanaklarını sıktı. 'Bir şeyler hazırlayıp getireyim ben size hemen' dedi ve içeriye gitti. Bir kaç dakika sonra elindeki tepside poğaça ve börekleri masaya bıraktı. Önce Gökalp'in önüne bir taban sonra da Revan'ın önüne bir tabak koydu. 'Hadi siz yemeye başlayın ben size meyce suyu getireyim' derken Revan çoktan bir poğaça yemeye başlamıştı. Koca bir ısırık aldığını sansa da küçücük bir parça almıştı ve Gökalp'e bakarak yiyordu. Hümeyra, Revan'a gülerek geri içeriye gitti. Ağzı dolu olan Revan 'Senden önce bitireceğim' derken daha da ağzına poğaça sokuyordu. Her zaman oynadıkları yarışı yapıyordu. Ve Gökalp ona kıyamadığı için hep yavaş yiyip onun kazanmasına izin veriyordu. 'Boğulma ama' dedi Gökalp. Hümeyra meyve sularını önlerine koyup içeriye gitti tekrar. Gökalp, Revan'ı izlerken her saniyeyi aklına kazımaya çalışıyordu. Bir gün onu unutmaktan veya kaybolmaktan korkuyordu. Gökalp poğaçasından minik bir ısırık aldı. Revan çoktan böreğine geçmişti. 'Ben kazanacağım' dedi Revan hevesle oysa bir yarışta bile değildiler. 'Kazan prenses' dedi Gökalp ve meyve suyundan içti. Hümeyra içeriden 'Yavaş kızım boğulacaksın' diye bağırdı ağzına börek sokuşturan Revan'a. Revan bir şeyler mırıldansa da kimse anlamamıştı. Hümeyra çocukların bu hallerine gülmeye başladı. Gökalp yavaş yavaş poğaçasını yerken Revan sandalyenin üzerine çık…