SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI)

|24

Yazar:

SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI) - Mely kitap kapağı
SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI) kitap kapağı

MELİH PERÇE AĞZINDAN Içimde çiçekler açtıran kadın şimdi içimde ki çiçekleri öldürüyordu. Mahşere dahi kalamamıştık. Her zaman bir şeyleri içine gömen ben Nazeni'yi içime gömmek istemiyordum. Ondan ayrılırken yüzümde ki hüznü sildim ve gülümsememi taktım yüzüme. "Hadi gidelim merak etmesinler" Nazeni gözlerini silip kafasını salladı. Ayağa kalkıp elimi uzattım. Uzattığım elimi tutup ayağa kalktı. "Teşekkür ederim" 'Melih ben gerçekten çok teşekkür ederim' dedi 'Nazeni tamam konuştuk bitti biz Nazeni ve Melih olmaya devam edelim' Kolumun altına çekip saçlarını karıştırdım. Saklan Melih her zaman ki gibi saklan.. Geldiğimiz yoldan ilerlerken kafasını kaldırıp bana baktı Nazeni. 'Bir şey sorayım mı?' diye sordu tatlı tatlı bakarken. 'Hıhım' 'Nasılsın?' uzun zamandır almadığım bu soru ile yüzleşmiştim. Uzun zamandır değil hayatımda kimse bana nasılsın diye sormamıştı. Boğazımı temizleyip 'İyiyim' dedim. 'Melih gerçekten nasılsın?' sordu bu sefer. 'Karışık' dedim. 'Fazla karışık' diye ekledim. Yürümeye devam ediyorduk. 'Kendini görebilsen keşke' 'Anlayamadım' diye cevapladım onu. 'Görünmez sanıyorsun kendini herkes iyi olsun diye feda ediyorsun hep kendini' yüzüme kaçtığım şeylerin çarpması derin bir sızı bırakmıştı bende. 'Herkes seni görüyor Melih sen kendini görmüyorsun' dedi. 'Belki de' derken Nazeni'nin adımları durmuştu. 'Abi' diye seslenen Revan'ın sesiyle bakışlarımı Nazeni'den çekip karşıma baktım. Elinde arabanın anahtarını sallıyordu. Nazeni kolumun altından çıkarken Revan ve Gökalp'in yanına doğru ilerledik. 'Neredeymiş?' diye sordum. 'Benan'da' Revan'ın gözleri bir bana bir Nazeni'de dolanıyordu. Revan'ın elinde ki anahtarı alacakken Gökalp aldı. 'Siz arkaya bu sefer ben süreceğim' dedi imalı bakışları dolanıyordu Nazeni ve benim üzerimde. 'Bi kesin şu bakışlarınızı' dedim Revan ve Gökalp'e bakarak. 'Her şey ve herkes aynı olan veya biten bir şey yok' dedi Nazeni benim sözlerimin ardından. 'Tamam' dediler Gökalp ve Revan aynı anda. Gökalp'in elinde ki anahtarı alıp arabaya geçtim anahtarı takıp arabayı çalıştırırken yanıma Gökalp oturmuştu. Kızlar da arkaya oturduğun da arabayı sürmeye başladım. Kimseden ses çıkmıyordu. Telefon zil sesi duyulduğun da Gökalp'in eli cebine gitti. 'Silo' dedi telefonu açarken. 'Geliyoruz bir 15 dakikaya' 'Hayır bahsetmediler' 'İyiyiz iyiyiz' dedi ve telefonu kapattı. 'Hiç mektup falan bahseden oldu mu ?' diye sordu Gökalp 'Yok hayır' dedi kızlar 'Yok' dedim ben de 'Silo hızlı gelin mektup var size dedi' 'Ne oluyor yine ya' dedi Nazeni 'Bilmiyorum ki ama merak ettim' dedi Gökalp. Tekrar herkes susmuştu. Arada ki gerginlik hiç geçmiyordu. Yol boyunca sessizlik devam ederken 10-15 dakika sonra arabayı evimizin önüne çektim. Herkes hızlıca arabadan inerken ben yavaşça indim. Derin bir nefes aldım. Bahçeye girerken önümün de Gökalp ve kızlar eve girmek üzereydiler. 'Bahçeye gelin' diye seslenen Silo'ya doğru döndüğüm de mangalın yanında bekliyordu. Adımlarımı o tarafa döndürdüm. Silo masaya doğru ilerledi ve oturdu. masanın yanına gidip karşısına oturdum. Gözlerine bakarken kaçıyordu. Gökalp' doğru bakıyordu. 'Bu sefer ne var Silo' dedim herkes masaya otururken. 'Serhat' Silo gözlerini Gökalp'ten çekmiyordu. 'Mektup bırakmış size' Gülümsedim. Mutlu bir gülüş değildi bu gülüşüm. Ceketinin cebinden mektup zarfını çıkardı. 'Ben okudum' dedi kağıdı ortaya bırakırken. 'Kalkayım ben' sandalyeden kalktı. 'Kal' dedi Gökalp. 'Bu mektubu okuyacak kadar güçlü değil kimse' diye ekledi. 'Okur musun?' diye sordu. Silo geri otururken boğazını temizledi. Bıraktığı zarfı geri alırken içinde ki kağıdı geri çıkardı. 'Merhaba, Samyeli çocukları' dedi Silo'nun sesi. Ama artık Serhat'ın sesi gibi geliyordu bana. Elimi sıkarken Nazeni'ye baktım. Gözleri dolmuştu. 'Ben şu an hain diye adlandırdığınız eskiden her saniye adım geçen ağzından şimdi adımı ağzına almadığınız o kişi Serhat Sancak. Size işin en başını anlatacağım en azından bu kadarını hak ediyorsunuz. 18 ime girdiğim de pastanenin çatı katında uyuya kalmış…

Bölümün tamamını WritePad'de oku