SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI)
|22
Yazar: Mely

Nazeni Malta'nın ağzından Odadan çıkmadan önce aynadan kendime baktım. Siyah bir eşofman takımını üzerime geçirmiştim. Ne hissedeceğimi veya ne yapacağımı ya da nasıl davranacağımı bilmiyordum. Serhat'tan sonra büyük bir yıkıma uğramıştım. Benim hayatımın merkezinde olan adamın hayatım gibi yalan çıkması beni bozguna uğratmıştı. Tek tutunduğum dalımdı Serhat benim. Ve şimdi Melih'in duygularını ve yoğunluğunu öğrenmiştim. Melih'le ilgili tek düşündüğüm şey ise bana gerçekten değer verdiği ve benim görmediğimdi. Geçen onca yıl Melih'in duygularını öğrendiğimden beri gözlerimin önünden geçiyordu. Ve onca yıl Melih kendini fark ettirmeye çalışmış ve ben kör olmuştum. Şu an da Melih'e nasıl davranırsam davranayım da ona bir umut vereceğimin farkındaydım. Bu umudu hem ona hem kendime vermek istiyorum mu onu bilemiyordum. Sahte gülümseme mi yüzüme takınıp odadan çıktım. Karşım da Benan ve Gökalp duruyordu. Gökalp sigara içerken Benan da karşısın da duruyordu. Benan da hoşuma gitmeyen şeyler vardı. Fazla yakınlığa gerek duyacağımız birisi olmadığını düşünüyordum. Gökalp'in yanına gidip elinde ki sigarayı aldım. Benan bana bakarken Gökalp gülümsedi. 'Baya yakınsınız?' diye sordu Benan 'Evet' dedi Gökalp 'Nasıl duygular?' diye sordu Benan sigarayı içime çekerken Gökalp'e baktım. 'Ney, nasıl duygular?' diye sordum. 'Bu hissettikleriniz yani' dedi Benan. 'Neden sordun anlayamadım' 'Merak' Gözlerinin mavisinin ardında buğular vardı. 'Siz pek duygu hissetmiyorsunuz galiba' dedim ve elimde ki sigaradan bir nefes daha alıp Gökalp'e uzattım. Gökalp sigarayı elimden alıp bir nefes daha alıp yere attı. 'Keşke hissedebilseydim' Revan ve Melih aynı anda odalarından çıktığın da bize doğru geldiler. Revan kahverengi bir eşofman takımı gitmişti. Melih'de siyah bir takım giymişti. Revan, Melih'in kolunun altına geçtiğin de Melih, Revan'ın saçlarını öptü. Benan merdivenlere doğru ilerlerken biz de arkasından ilerlemeye başladık. Merdivenleri çıktıktan sonra Acar'ı kapının girişin de duruyordu. 'Bahçe de yapacağız bugün ki eğitimi' dedi Benan ve Acar'a doğru ilerlemeye başladı. Acar'ın yanında durdu Benan tam sarılacakken Acar kendini geri çekti. Gökalp'le göz göze geldiğimiz de Benan Acar'ın yanına geçti. Ikisi de çok ciddi dururlarken ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Etrafa baktığımız da bir bir kaç antreman yapan kişiler vardı. Benan ve Acar'ın bu halleri hepimizi germişti. Acar ellerini birbirine vurdu. Antreman yapan herkes içeriye doğru girmeye başladı. 'Bugün size yakın dövüş teknikleri vereceğiz' dedi Acar ve bahçenin ortasına doğru geçti. Acar'ın karşısına geçip yan yana dizildiğimiz de Benan ile ikisi karşı karşıya durdular. 'Küçük bir alan da baskın yediğinizi düşünmeniz gerekiyor' 'Hele ki yanınız da silahlarınız yok ise kafanızı kullanmanız gerekecek' 'Etrafınız da ne varsa önünüze barikat olarak kullanıp sonra kendinize güvenli bir alan yaratmanız gerekecek' 'Hızlı ama zekice davranmanız lazım' diye ekledi. 'Barikatları sağlam kurarsınız maksimum üç veya dört kişi geçebilir siz onları bitirine kadar diğerleri anca ulaşır ki siz zaten yere serdiklerinizin silahlarını kapmış olursunuz yani kurtuldunuz demek olur bu' 'Üç dört kişi ile teke kaldığınız da köşeye sıkışmamız lazım köşeye sıkışırsanız kurtulma ihtimaliniz sıfıra sıfırdır' dedi Benan ve sözü Acar'dan aldı. 'Bu çoklu dövüşler de kollarınızı ve zihninizi kullanmanız önemli' diye ekledi. 'Önce biz size göstereceğiz daha sonra teke tek yapacağız' dedi Acar ve pozisyonunu aldı Benan'a karşı. Benan gülümseyerek Acar'ın karşısına geçti ve pozisyonunu aldı. Ilk hamleyi yapan Benan'dı. Eğilerek Acar'ın bacağından tuttu ve onu yere serdi. 'ilk teması bacaklara yapmanızı kimse beklemez' dedi. Acar ayağa kalkarken ne kadar uyumlu olduklarını fark ettim. Tekrar pozisyon aldıkların da bu sefer ilk hamleyi Acar yaptı ve Benan'ın bir ayağını tutup belinden kilitleyip arkasına doğru savurdu onu. 'Eğer ki bacak hamleniz boşa çıkarsa iki teknik olarak kilit tekniğini uygulamalısınız' yerde yatan…