SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI)
|20
Yazar: Mely

REVAN PERÇE AĞZINDAN Düzelme şansımızı yok saymıştık ve bir daha bu şansımız olmayacaktı. 'Bizi karşı karşıya bırakacak her herhangi bir şey olmayacak' derken Gökalp benden ayrıldı. 'Hey' Nazeni bağırarak ve koşarak geliyordu. 'Çifte kumrular' ikimize de baktı. Abim de yanında dururken Gökalp'e baktı. 'Bize izin verin bakalım kızlar' ben ve Nazeni'ye baktı. Nazeni'nin kolunun altına girdim, arabaya doğru yürümeye başladık. 'Ne diyor Gökalp' diye sordu Nazeni 'İntikam diyor' dedim. 'Başka dediği bir şey yok' diye ekledim. 'Sen ne diyorsun peki?' diye sorduğun da arabanın yanında durup arabaya doğru yaslandık. ' Gidelim diyorum ben' Nazeni'ye baktım. ' Neyden veya nereye gitmekten bahsediyorsun?' 'Buradan, bu dünyadan' diye cevapladım. 'Biz gitsek te onlar bizden gitmez biliyorsun değil mi?' güldüm. 'Abisinin kardeşi' dedim. Anlamamış bakışları atıyordu bana. 'Gökalp'te böyle söyledi' diye cevapladım. 'Biliyorum elbette' 'Ben sadece' derken Nazeni sözümü yarıda kesti. ' Sen sadece bir şey olmasından korkuyorsun' dedi Kafamı salladım. Beni anlamasını, ben söylemeden beni hissetmesini seviyordum. 'Ben de korkuyorum' diye bir itiraf gerçekleştirdi Nazeni. 'Ama yine de Revan, bu yoldan gidemeyiz' dedi 'Çünkü tüm yalanlar bizim etrafımızda dönerken bizi kukla olarak kullanan ailelerimizden ve dünyada ki bunca insanın acısının intikamı bizim sadece var olmamıza bakıyor inan bana bizim varlığımız için bile kaç insan ölmüştür' dediğin de bir kez daha korkuyu hissettim. 'O yüzden her şeyi durdurmamız lazım' diye ekledi 'Sana bir şey soracağım' bakışlarım abimi bulmuştu. 'Melih' sesi çok ama çok sessiz ve içten çıkmıştı. 'Biliyor muydun?' diye sordu Kafamı salladım ve bakışlarımı ona doğru çevirdim. 'Neden bana söylemedin?' diye sordu 'Serhat'ı seviyordun ve mutluydun abim bunu bozmak istemedi' 'Abim için mutlu olman onu görmenden daha önemli' 'Ne zamandır?' diye sorduğun da dudağımı büktüm. 'Bilmiyorum orasını ama ben 18 yaş günün de öğrenmiştim' dediğim de kaşlarını çattı 'Melih hep Melih'ti işte hiç öyle görmedim onu ben' abimin kalbinin sancısını hissetmiştim. 'Artık görüyorsun' diye karşılık verdim Nazeni'ye. 'Görmeye çalışıyorum' diye yanıtladı beni. 'Revan ben belli etmiyorum ama Serhat'ı atlatamadım, atlatamam da' 'Benim hayatım Serhat'tı. Biliyorsun, gördün şahit oldun' 'Sizin sildiğiniz gibi ben Serhat'ı silemem' dedi ve abime doğru baktı. 'Biz de silmedik ki Nazeni, eminim herkes eksikliğini hissediyor' 'Ama artık yok. Samyeli 5 değil 4 kişi kaldı ve birbirimize tutunmalıyız' dedim 'Abimle olun veya olmayın ama yüzleşmeniz oturup konuşmanız lazım senin değilse bile abimin sana anlatacak abimin seninle konuşacak yılları var' dediğim de kafasını salladı. Nazeni benim için abimden farksızdı abim nasıl mutlu olsun istiyorsam Nazeni de bir o kadar mutlu olsun istiyordum. Bazen en çok da Nazeni mutlu olsun aramızdan istiyordum. Eskiye baktığımız da en çok yalnız kalmış her yönden Nazeni'ydi. Gerçekten bizden başka kimsesi yoktu. Yalnız bir çocuk, yalnız bir kadındı Nazeni. Gökalp ile birbirlerinin eksik kolan aile duygusunu kapatmasaydılar nasıl ayakta duracaklardı düşünemiyordum. Ne abim ne ben ne de Serhat hiçbir zaman onların aile duygusu eksikliğini kapatamamıştık. Abim ve Gökalp bize doğru gülerek gelirken Nazeni onlara doğru baktı. Nazeni'nin yanına doğru geçip arabaya yaslandım. 'Ne konuştunuz' diye sordum Gökalp'in gözlerine bakarken o Nazeni'nin yanına doğru durdu ve arabaya yaslandı. Abim de benim yanıma yaklaşıp arabaya yaslandı. 'Size ne küçük hanım' abim kolunu omuzuma atıp gülümsemeye devam etti. 'Siz?' diye sordu Gökalp 'Size ne küçük bey' diye yanıtladı Nazeni Gökalp'i. Gökalp Nazeni'nin omuzuna dokunup öne doğru iterken Nazeni Gökalp'e dil çıkardı. 'Ee' dedi abim 'Ne yapacağız?' diye sordu. 'Birlikte olduğumuz takdir de nerede olursak olalım önemli mi? Diye sordu Nazeni kafamı iki yana salladım. 'Var mısın Gökalp?' diye sordu bakışlarını ona çevirirken 'Varım' dedi Gökalp 'Var mısın Melih?' diye sordu bakışlarını ab…