SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI)

|10

Yazar:

SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI) - Mely kitap kapağı
SAMYELİ MAHALLESİ (TAMAMLANDI) kitap kapağı

Bazı şanslar elinize geçtiğinde hayatınızı düzeltme şansı da geçer elinize. Öyle bir şans geçmişti elime. Hayatım boyunca sevilmemiş olan ben belki sevilebilirdim. Silo'nun gözlerinde ilk günden beri gördüğüm derinlik ve yakınlık zaten bana her şeyi anlatmıştı. Ben kördüm. Her şeye ve herkese karşı her zaman kör olmayı seçmiştim. Gökyüzüne baktım. Gülümseyip ayağa kalktım. Her şeyin iyi olması için Allah bana şans veriyordu. Içeriye girip gözlerimi sildim ve gülerek masaya oturdum. 'Ne oldu?' diye sordu Melih korkarak. Yerime otururken hepsinin gözlerinin içine baktım. Kağıdı masanın üzerine koyarken. 'Silo' dedim. Melih kağıdı alıp baktığın da 'Ha siktir' diye bağırdı. 'Abimmiş' dedim de hepsi bir ağızdan küfür etmiş birbirlerine baktı. 'Nasıl?' diye sordu Melih. 'Ben bilmiyorum' dedim. 'Sadece Silo doğdun da hastalıklı doğmuş ve annemler onu ölecek zaten diyerek başka bir aileye satmışlar' bunu söylerken bile midem bulanıyordu. 'Neden bunca zaman bir şey dememiş amına koyayım' dedi Serhat 'Korkmuş' dedim sadece. 'Neden şu an söylemiş?' diye sordu Nazeni. 'Babam' dedim 'Tehdit etmiş onu eğer söylemezse bizi öldürmekle' cümlemi bitiremeden Melih sinirle konuşmaya başladı. 'Sikerim onu' 'Ben' dedim 'Benim beni seven bir ailem olabilir artık' umutlu gözlerle ve Revan'a baktım. Gülümseyen gözleriyle bana bakıyordu. 'Oğlum biz neyiz mal mal konuşma' sitemle gelen bu cümle Melih'tendi. 'Sizle bir değil ki' dedim. 'Her ne kadar pis işte yapsalar ailenizden bir kişi de olsa sevildiğinizi ya da var olduğunu hissetiniz' hepsinin gözüne baktım. 'Benim ailemde bana görünmez gibi davrandılar' Revan elimi tuttu. Gücüm olmak istemişti. 'Ama şimdi kanımdan, canımdan birisiyle belki gerçekten nefes almayı başarabilirim' dedim. 'Biz yanındayız her zaman' dedi Revan 'Tabi lan ağlatma bizi şimdi' derken Melih o sırada gözlerini siliyordu. 'Ne yapmayı düşünüyorsun peki , Ne dedin Silo'ya?' diye sordu Nazeni 'Bir şey diyemedim şoktan' dedim 'Çekip gitti' üzülmüş müydü acaba? 'Belki bir şansımız olabilir dedi' Belkiler sadece hayata tutunmak isteyenler içindi. 'Olabilir' Revan'ın cümleleri dudaklarından fısıltı ile çıkıyordu. Bir şey vardı onu rahatsız eden. Gözlerine baktım. Onu anlamak, sorun ne ise çözmek istedim. Bakışlarını kaçırdı benden. 'Neden olmasın' Melih'ten gelen ses ile ona doğru döndüm. 'Gözüm bir tutmadı ama bakalım' dedi Nazeni 'Şaka, şaka iyi bir adama benziyor' alaylı bir şekilde omuzuma dokundu. 'Ee ne yapmalıyım şimdi' diye sordum. Küçük bir çocuk gibiydim ne yapıcam ne yapmalıyım bilmiyordum. 'Çağır gelsin konuşurun' dedi Nazeni. 'Eve gidelim hem biz Revan'la meze hazırlanırız siz de masayı kurarsını akşam bir dertleşiriz onu da çağırırız' diye ekledi 'Olur, Olur' Revan ellerini birbirine çaparken benden daha heyecanlıydı. Burnunu sıkıp makas aldığım da Melih 'Te Allah'ım ya' sitemi hepimizi güldürmüştü. 'Kusucam' dedi Nazeni ve Melih'e doğru döndü. Serhat'la Melih Nazni'ye gülerlerken bende sandalyeye rahat oturdum. 'Ee kalkalım hadi' dedi Melih 'Evet evi merak ediyorum' Revan heyecanlı bir şekilde Melih'e baktı. 'Ben Silo'yu arayayım' dedim cebimden telefonu çıkarıp Silo'nun numarasının üzerine tıklayıp aradım. 'Efendim' diyerek telefon açıldı. 'Akşam eve gelsene' sesim içime kaçmış küçük bir çocuk olmuştum. 'Olur, tamam' Silo da benden farksız değildi sesine heyecanı karışmıştı. Telefonu kapattıktan sonra ayağa kalktım. 'Hesapları ben ödeyeyim' dedim gülerek. 'Bak sen' dedi Serhat uzatarak. Saçlarını karıştırıp kasaya doğru yürüdüm ve hesabı ödeyip kapıda bekleyen bizimkilerin yanına çıktım. 'Yakın mı yoksa yürüyerek mi gidelim' diye sordum. 'Bizde onu konuşuyorduk' dedi Revan. 'Taksiyle gidelim ya' dedi Melih 'Ayaklarıma yazık' diye ekledi. 'Har vurup har harcıyoruz da artık paralarımız kısıtlı kendi hesaplarımızdan başka paramız yok biliyorsunuz değil mi?' diye sordum. 'Evet' dedi üzülerek Melih 'Aranıyorsun da ayrıca' dedi Serhat 'Evet bu işi de Silo'yla konuşmamız lazım' dedim. 'Hallolur her şey' kolunu omuzuma attı Na…

Bölümün tamamını WritePad'de oku