SAMYELİ

BÖLÜM-6

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== AVCI TİMİ Karşısına sırasıyla oturduğumuz Albay'a çevriliydi hepimizin sabırsız bakışları. Neyi beklediğimizi bilmesem de açılan kapı ile içeriye giren, geçen gün ki yüzbaşı ile herkesin toplanmasını beklediğimizi anlamıştım. Son toplantıda olan kadro tamamlanmıştı. Gelen yüzbaşı, Albaya selam vermiş ve Zahir'e de hafifçe kafasını sallayıp oturmuştu karşısına. Elinde getirdiği dosyayı Albay'ın önüne bırakmıştı. "Operasyon izni çıktı komutanım." Albay dosyayı es geçerek masadaki küçük kumandayı eline aldı. Yukarı kaldırıp tuşlardan birine bastığında masanın tam karşısında olan büyük ekranda bir resim açılmıştı. "Kod adı Kazım. Örgüttekiler Kazım Başkan ismiyle sesleniyor. Bölgede tespit ettiğimiz tüm örgüt gruplarının lideri olduğunu düşünüyoruz." Ekranda beliren adamda gezindi gözlerim. Kırkbeş elli yaşlarında görünüyordu. Kısa saçları, uzun sakalı vardı. Oldukça uzaktan çekilmiş bir fotoğraftı ama yüzünden dahi pis bir izlenim akıyordu. "Timlerimiz istihbaratla birlikte operasyon için hazır durumda. Yarın büyük bir kampa baskın düzenlenecek. Kazım denen terörist başının da o kampta olacağını biliyoruz." Tekrar elindeli kumandaya bastığında uzaktan çekilmiş bir terör kampı görünmüştü. Mağaraların arasında ellerinde silahlı çok fazla terörist görünüyordu fotoğrafta. "Önemli bir kamp olmalı. Bu kadar korunaklı görünüyorsa mağaraların içinde önemli şeyleri saklıyorlar demektir." Yanında oturan Zahir Yüzbaşı gözlemlerini seslice söylediğinde aynı şeyleri düşündüğümüzü gördüm. "Bizde öyle düşünüyoruz. Bu yüzden istihbarat ve timlerimiz en iyi şekilde hazırlıklı olacak." "Komutanım bizde operasyona katılacak mıyız?" Aklımda dönüp dolaşan soruyu benim yerime Fatih Albaya yöneltti. Albay'ın vereceği cevap için merakla yüzüne baktım. "Hayır siz operasyona katılmayacaksınız." Aldığımız cevapla anlamaz gözlerim masadakilerde gezinmişti. Operasyonda yoksak neden buradaydık? Geri kalan timdekilerin daha da meraklı şekilde baktığını gördüm Albay'a. Gözlerim yanımda oturan Zahir'e çevrildi belki bir şey söyler diye. Gözleri kısık şekilde fotoğraflardaydı. Bir şeyler düşünüyor gibiydi. "Komutanım." Gözlerini keskince çevirip Albay'a baktı. "Bizden beklentiniz nedir?" Operasyona katılmamamız onun da kafasında soru işaretleri oluşturmuştu. "Sen ve timin başka bir göreve çıkacaksınız Zahir." 'Başka bir görev?' Diye geçirdim içimden. "Geçen görevde yanınızda getirdiğiniz terörist. Sorgulanması için istihbarata teslim etmiştik. Sonunda ağzından iki çift laf çıkartmışlar." Yerimde heyecanla kıpırdamamak için kendimi kastım. "Kazım'ın yanında birkaç teröristle yarın bölgedeki bir köyde olacağını anlatmış. Örgüte yardım eden bir ağanın oğlunun düğünü olduğunu ve Kazım'ın da o düğünde olacağını söylemiş sorgulanan terörist." Albay'ın sözleri hepimizin kafasında bir soru işareti oluşturmuştu. "Kazım denen terörist, aynı anda iki yerde nasıl olacak komutanım?" Dayanamayıp sorduğum soruyla timin geri kalanları da benim sorumu onaylamıştı. "Sonuç şu ki istihbaratlarımızdan biri yanlış. Ancak biz iki bilgi de doğru gibi öngörüp operasyonları gerçekleştirmeliyiz." Albay yerine yanındaki diğer Yüzbaşı cevap vermişti. "Fotoğraftaki bu terörist başını ne pahasına olursa olsun ele geçirmeliyiz çocuklar. Bu yüzden sizin göreviniz o köye gitmek ve Kazım köye adım atarsa onu orada kıstırıp yakalamak." Görevimiz netleştiğinde rahat bir nefes aldım. Görev dışında kalacağımızı düşünmüştüm kısa bir süre. "Ne zaman çıkalım komutanım?" "Hemen. Tim derhal hazırlanmaya gitsin seninle operasyon detaylarını konuşacağız Zahir. Her saniye aleyhimizde işliyor çocuklar." Albay'ın sözlerinden sonra kafasıyla onu onaylayan Zahir'in gözleri önce time sonra bana dönmüştü. İstediğini hemen anlarken kısaca time bakıp ayağa kalktım hızla. Benim ardımdan kalanlarda hızla ayağa kalkmıştı. "İzninizle hazırlanmak için çıkalım komutanım." Albay'a doğru konuşmuştum kafamı hafifçe eğip. "Çıkabilirsiniz." İzni aldığımızda bir kez daha time bakıp önden kapıya ilerledim. Arkamdan gelenler…

Bölümün tamamını WritePad'de oku