SAMYELİ

BÖLÜM-47

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== SADECE BEN, OLDUĞUM VE ARTIK OLDUĞUM KİŞİ Teğmen Zehra Yalınsoy Bir insan, bu dünyada en çok kim olmak isterdi? Kendi için en çok hangi tanımı benimsemek isterdi? Ailesi için iyi bir evlat olmak isterdi. Aynı evin içine doğduklarına sevgi dolu bir kardeş olmak isterdi. Okulunda öğretmenlerinin akıllı ve uslu öğrencisi, iş yerinde patronlarının çalışkan çalışanı. Birilerinin karısı, kocası veya sevgilisi... Birçok tanım vardı insanın hayatının farklı zamanlarında olduğu, olmak zorunda kaldığı. İnsanı insan yapan da bu tanımlar, bu kişilikler değil miydi sahi? Bu dünyada kimsenin bir şeyi olmadan yaşayabilen tek bir insan dahi olabilir miydi? Her bir insan, illa ki bir başkası için bir şey olurdu. Bazen sadece bir yabancı olmak bile bir tanımdı en neticesinde. Benim için de pek farklı değildi ama pek de aynı sayılmazdı ortalama bir insana göre. Evlat olmayı becerebilmiş miydim hiçbir zaman tam olarak emin olamayacaktım mesela. Yeterli görülen bir öğrenci, çalışan olmuş muydum bilmiyorum yine de. Zaten hiçbir zaman iyi bir kardeş olmamıştım, emin olduğum bir konuydu sanırım. Geriye kalan sevgiyle ilgili terimler benden zaten hep çok uzak olmuştu. Sorsalardı bana sadece Zehra olmak isterdim. Her kelimeden önce olmam gereken kişiyken Zehra, ben Zehra olmaya aralarından en uzaktım sanırım. Olmam gereken kişi Zehra'yken ben her zamanki gibi yalnızca bir yük olmaktan öteye geçemiyordum. Annem ve babam ben çok küçükken ayrılmıştı. İkisi de kendine yeni aileler kurmuş, geriye ortada kalan bir Zehra olmuştu. İki farklı ev, iki farklı yerde de tutunamayan bir yük. Kardeşlerim vardı, annemden ve babamdan ayrı ayrı. Kardeş olamadığım kardeşlerim vardı. Abla olmam gereken ama olamadığım kardeşlerim vardı. Garipti ama her şeyin başında ailemin dağılmasını sağlayarak ortaya çıkan gerçek olan, bir abim vardı. Babamın annemle tanışmadan önce yaşadığı bir ilişkiden olan abim. Bir abim vardı ama ben onun da kardeşi değildim. Dediğim gibi sadece Zehra olmak kalmıştı bu hayatta bana ama ben Zehra dahi olmaktan aciz bir durumdaydım uzun zamandır. Annem ve babam ayrılmadan önce yaşadığımız mahallede bir arkadaşım vardı. Benden birkaç yaş büyüktü ama birlikte oyunlar oynamımıza engel değildi bu. Yaşımdan dolayı küçük görülerek dışlandığımda elimden tutarak beni oyunlara sokan, diğer çocuklarla benim için kavga ederek her defasında beni de bir şekilde oyunlarına alan kendi tabiri ile korkusuz şövalyem. Küçükken kendisinin şövalyem olduğunu söylediği, şimdi ise yıllar sonrasında kendini karşımda Komutanım, Yüzbaşı'm olarak gördüğüm adam Gökhan Karabulut. Çocukluğumdan beri Zehra olamamamın canımı hiç bu denli yaktığını hatırlamıyordum. Olmak istediğim tek kişi Zehra'yken yine çok uzaktım kendimdem. Küçükken herkes bana Gökhan senin abin derdi. Dudaklarımdan sadece Gökhan ismi döküldüğü gibi azarlandığım, o senin abin, abi diyeceksin diye uyarılırdım. Ailelerimiz annem ve babam henüz ayrılmamışken, biz eski mahalledemizde yaşarken yakın sayılırlardı. Bize Gökhan ve kız kardeşi olarak bakılırdı o zamanlar. Mahalledeki çocuklar dahi en ufak kavgada beni arkasına saklayan Gökhan sayesinde "Abisinin arkasına saklanıyor." Diye dalga geçerdi benimle. O zamanlar fazla agrasif bir çocuk olarak abi kelimesini her duyduğumda aynı cümleyi bağırırdı dudaklarım. "O BENİM ABİM DEĞİL!" Kimse anlamazdı beni. Herkes benim Gökhan'a olan sevgimi ve hayranlığımı açıkça bilirken neden abim olmasını istemediğimi anlamazlardı. Sözlerim ve öfkeli çıkışlarım belki de sadece altı yaşlarında olan bir çocuk olduğum için pek ciddiye alınmazdı. Bir sonraki anda Gökhan yine benim abim olarak çağırıldı. Birlikte Zehra ve onun Gökhan abisi olarak kaç yıl geçirdik bilmiyorum. Kendimi bildiğim andan beri hep Gökhan olarak gözlerimin önündeydi. Ailelerimiz bizi abi ve kardeş olarak yetiştirme konusunda çok hevesli ve ısrarcıydı ama küçük Zehra için işler çok daha farklıydı. Zehra'nın koruyucu şövalyesiydi bir kere Gökhan önce. Sonra Gökhan'ın sevmediği bir terim olarak prensiydi. Gökha…

Bölümün tamamını WritePad'de oku