SAMYELİ

BÖLÜM-43

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== BÜYÜK SORUMLULUKLAR ONLARI TAŞIYABİLECEK OMUZLARA VERİLMELİ "Kış Komutanım yani sizin iki ay komutanlığınızı yaptı?" Demişti Serkan tanımadığı yüzlerde gözlerini gezdirirken. Sesindeki hafif alayı hissettiriyordu ve benim kötü bakışlarım şimdi de ona dönmüştü. "Evet ama Kış Komutanımızla geçirdiğimiz iki ay iki yıla bedeldi. Bizim için çok şey yaptı kendisi." Batuhan Serkan'a gülümseyerek cevap verdi. "Komutanım aylardır bizimle ve daha uzun süre de bizimle olacak." Kendi kendine anlamsız bir büyüklenme ile karşılık verirken Serkan yorgunca elimi alnıma yasladım. "Ben Kış Komutanımı çok uzun yıllardır tanıyorum. İlk askerlerindenim." Ufuk dayanamayarak ortaya atılırken iki timin de bakışları ona döndü. Aptalın suratında kazanmış bir ifade varken kollarını birbirine dolayıp arkasına yaslanmıştı. Başım ciddi anlamda çatlamak üzereydi. Evimdeki kalabalık, cidden kalabalık grubun durmadan konuşan sesi katlanılmaz bir noktaya gidiyordu. Tek tek sayarsam bitmeyecek gibi görünen kalabalık zaten çok da büyük olmayan salonumdaydı. Koltuklara sığamamışlar ve mutfaktaki masanın sandalyelerini dahi getirmişlerdi. Herkes bir şekilde bir yere oturmuştu ve en son ayakta kalan tek kişi Polat olmuştu. Bizimkiler farkına vardıklarında yerlerini ona vermek için ayaklanmışlardı ama Polat oturmak için benim yanımı seçerek koltukta yanıma rahatça kurulmuştu. "Kim Kış'ı daha uzun süredir tanıyor yarışına bende mi girsem?" Ağzının içinden eğlenerek mırıldanmasını duyduğumda ters bakışlarımın hedefi oldu Polat. "Birde sen başlama!" Dedim uyarı dolu bir bakış atarken. Sözlerime tek omzunu silkerek cevap verdi. Salonu dolduran garip atmosferin o da farkındaydı. Olgunca davranıp Avcı timini uyarmasını falan beklemiyordum elbette. Polat ona yakışanı yapıp ortalığı kızıştırmaya çalışarak izliyordu sadece. "Komutanım şehit olduğuzla ilgili haber askeriyeye ulaştığında sizi tanıyan herkes çok üzüldü. Biz başta inanmak istemedik. İyi ki de hemen kabullenmemişiz. Allahıma şükürler olsun ki sizi bize bağışladı." Sesi fazlaca üzgün çıkan Can'a dönerken bakışlarım hafif nemli gözlerini fark etmiştim. Ben yokken tam olarak neler dönmüştü ortalıkta henüz düzgünde bilmiyordum. Zahir veya Polat pek bir şey anlatmamıştı. Avcı timiyle ise hastanede görüşmemiştim. Beklenilenden daha erken hastaneden şükür ki çıkabilmiştim ve Avcı timi de ancak izin alabildikleri an yanıma gelmişlerdi. Onlar da beni o köyden sonra ilk kez görüyorlardı. Gelen eski timim sayesinde haberlerin nasıl dolandığını bende onlardan öğrenmiştim yani. Şehit olduğum konusundaki haberler karşısında ne düşünmem gerektiğini henüz bilmiyordum. Tek bildiğim vardı, o da Avcı timinden herhangi birinin, Zahir'in bir an öldüğüme inanmamasıydı. Gelip bulmuşlardı beni. Gerisi mühim değildi. "Haber doğru da olabilirdi. Böyle bir durumda üzülmek yerine benim için gurur duymanız yeterli olurdu." Sözlerim yüzlerde pek iyi bir ifade oluşturmadı. Birkaç baş hafifçe öne eğilmişti. Yorgun bir nefes aldım. "Yine de o kadar kolay ölmeyeceğimi anlamış olduk. Benden kurtulmak o kadar da kolay değil." Hafif alayla konuştum havayı dağıtmak istercesine. "Senin gibi inatçıdan da bu beklenirdi zaten." Polat'ın sözleriyle yine ters bakışlarım çevrilirken bu halimize artık biraz da olsa alışmış olan Avcı'nın aksine diğerleri Polat'a garip bakışlar atmıştı. "Hangimiz daha inatçı tartışmayalım istersen şimdi." Dedim bakışlarımdan uyarı okları çıkarken. Cidden birde bu aptalla uğraşamazdım şu anda. "Komutanım üzerinden çok zaman geçti ancak daha öncesinde bizim yanımızdan ayrıldığınız gün başınıza gelenleri de öğrenmiştik. O zamanlar gelememiştik geçmiş olsun için. Aramayı denemiştik ama size ulaşamamıştık." Salih konuşurken bu defa bakışlar ona döndü. "Komutanım o gün bizden ayrılırken söylediğiniz sözler hepimizin aklında hala. O sözlerinizin ardından aynı gün başınıza gelenleri duyduğumuzda çok korkmuştuk." Batuhan hızla Salih'in sözlerini devam ettirdi. "Biraz ileri görüşlüyüm evet." Dedim bozulan sinirim ile hafifçe gülerk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku