SAMYELİ

BÖLÜM-41

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== EVİMDEYİM Ölüm ile yaşam arasında ince bir çizgi olduğunu söylerlerdi. Bu öyle bir çiziydi ki bir anlık hata, bir anlık denge kaybı bile ölüm ile burun buruna getirebilirdi insanı. Ölüm ile yaşam hep yan yana yürürdü. Eğer askerlik gibi bir meslek yapıyorsanız bu çizgi çok daha ince, çok daha saydamdı. Sendelemek değil, yanlış anda kırpılan bir göz haraketi dahi sizi anında ölüme götürürdü. İşin en ilginç yanı ise eğer askerlik mesleğinin en derininde bir meslekten çok vatanı için çabaladığı bir görevse, korkmazdı insan. Ne ölümden ne de ölüm ile yaşam arasındaki o ince çizgiden. Küçükken hayallerim hiçbir zaman normal bir çocuğun sahip olması gereken hayaller olmamıştı. Küçük bir kız çocuğunun hayali parlak ve renkli elbiseler, birbirinden güzel bebekler, belki de parkta saatlerce oyun oynamak gibi şeyler olmalıydı. Oysa benim hatırladığım ilk hayalimde dahi annemin döneceği anlar vardı. Küçücük çocuğun kulağına fısıldanmaması gereken sözlerden sonra hep annemin bu defa da canlı bir şekilde dönmesini hayal etmiştim. İsmimi annem koymuştu. Kendisine bağışlandığım ve ölü dahi doğabilir denmesine rağmen o gün karların arasında kışın en soğuk gününde gelişimin ardından konmuştu ismim. Nereden bilecekti ismimi bu denli hakkıyla yaşayacağımı? Her daim kış kadar soğuk, kış kadar yalnız. Annem tüm bunları bilseydi doğurmak ister miydi beni hala, emin değildim. Doğum günüm geçmişti. Kaç gündür ölümle savaş veriyordum bilmiyordum ancak artık yirmi yedi yaşındaydım. Yirmi yedi yılımı düşündüğümde ise hayalini kurduğum üç şey vardı yalnızca, sadece birinde başarılı olduğum. Kendim için çocuk diyebileceğim yaşıma kadar annemdi hayalim. Ta ki bir gün en büyük kabusum kapımızı çalana kadar. Annemin şehit haberinin bir gece ansızın geldiği güne kadar. İkinci hayalim annemin şehit haberinin geldiği gün ortaya çıkmıştı. Başımı okşayan bir komutana verdiğim söz, hayatım boyunca uğruna savaşacağıma söz verdiğim bu meslek benim var olduğunu hatırladığım ikinci hayalimdi. Şimdi bilmediğim bir yerde, açamadığım gözlerimin ardından ölüm ile yaşam savaşında nasıl bir skora ilerlediğimi bilmesem dahi başardım diyebileceğim tek şeyimdi. Askerdim ben. Şanlı Türk Devletine sadık bir asker olmuştum. Üçüncü ve belki de hayal kurmayı kendime yasakladığım hayalim ise tamamen bana ait bile değildi. Asker olmayı beraber dilemiştik Hayal ile. Olmamıştı. Başardıklarım hep yarım, hep eksik kalmaya mahkumdu çünkü ben, tamamen bana ait olmayan bir hayalde tek başıma yürümeye mecburdum. Zihnimi bulandıran şey bir tarafı seçemememdi. İki tarafta da beni bekleyenlerin olduğunu bilirken, ölüm ile yaşam arasındaki bu çizgiden nasıl bir tarafa gidecektim bilmiyordum. Annem vardı beni bekleyen. Sesini unuttuğum, mis kokusunu unuttuğum, zihnimden yüzü silinmeye başlayan annem vardı beni bekleyen. Hayal vardı, dostum, kardeşim dediğim. Beni bir başıma bıraktıktan sonra tüm başardıklarımı anlatmak için sabırsızlandığım kardeşim vardı. Diğer tarafa çevirdiğimde kafamı, babam vardı. Karısının kaybı hasta etmişti onu. Kızının ölümünün ardından nasıl bir tepki verirdi bilmiyordum yine de. Ben babamı tanımıyordum çünkü uzun zamandır. Yapamazdım ama bunu ona. Sonra, Polat vardı. Söylenmeyen sözler, dile getirilmemiş çok fazla özür vardı aramıızda ama biz çoktan aşmıştık hepsini. O bana hiç kardeşim dememişti ama çoktan ailesinden bir parça olarak gördüğünü biliyordum beni. Hayatta olanların ölümüm ile yaşayacakları yıkım korkuturken beni. Hayatta olmayanlarımın kızacağını hissediyordum bana. Annem istemezdi kızının bu kadar erken yanına gelmesini. Hayal istemezdi ikimizin hayallerini bu denli yarıda bırakıp gitmemi. En çokta kalbimi sızlatan biri vardı geride bırakmaya korktuğum. Zahir, ne zaman bu denli girmişti kalbime. Ne zaman kendine bağımlı yapmıştı beni bilmiyordum. Bildiğim tek şey kalbimin çarptığı ilk erkekti, yaşasam veya ölsem de çarpacağı son erkek olacaktı. Eğer yalnızca bir an görmeme izin verselerdi onu, yalnızca hayatına devam etmesini söylemek isterdim. Ben…

Bölümün tamamını WritePad'de oku