SAMYELİ

BÖLÜM-35

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== UYANIĞIM AMA RÜYA GÖRÜYORUM Parmaklarım telefon ekranında yazan ismin üstünde kararsızca dururken içimden buna cidden deyip deymeyeceği hakkında derin bir istişare yapıyordum. Küçük harfler ile özensizce ve kayıt ederken isteksizce tuşlara bastığım numaranın üzerinde yazılmış 'diken' kelimesiydi beni bu kadar zorlayan. Oldukça eski bir zamanda telefonuma kayıt ettiğim bu numarayı ve sahibini bir gün işimin düşüp aramak zorunda kalacağımı düşünmemiştim. Ekranda yazdığı gibi dikenleri olan birini arama konusunda açıkcası istekli değildim ancak olanlardan sonra başvurabileceğim ve yardım isteyebileceğim çok tanıdığım yoktu. Gerçi, buna da pek tanımak demezdim. Bir süre maruz kalma ve zorunlu tanışıklıktı bizimkisi. Düşünmeyi bırakıp ismin üzerine tıkladım gereksiz uzun bir gerginlik yaşadığımı fark edip. Hala bu numarayı kullanıyor olup olmadığını bilmezken çalan telefonu kulağıma yaklaştırdım. Bir süre çalan telefonu dinledim. Stresle dudaklarımdaki etleri dişlerken her geçen saniye telefonun açılacağına dair umudum azadı ama telefon kapanmak üzereyken açılmıştı. " Yanlış görüyorum yazan ismi sanırım?" Kadın sesi alayla kulağıma değdiğinde gözlerimi devirdim görmemesinin verdiği rahatlık ile. "Keşke yanlışlıkla aramış olsaydım diyorum bende." Kendi kendime mırıldandım ancak karşı taraftan hafif bir kıkırdama duyuldu. "Sen beni aramazdın asla. Bir şey oldu değil mi?" Zeki olması ekstra sinir bozucuydu. Diken, kullandığı kod adı gibi sivri ve sertti her zamanki gibi. Yardım isteyebileceğim tanıdığım tek istihbarat ajanı kendisiydi. "Bir şeyden kastının ne olduğuna bağlı aslında." Dedim kafamı koltukta arkaya yaslarken. Gece boyu düşünmekten beynimin her kıvrımı sancıyarak ağrıyordu. "Ne oldu?" Bir süre iğnelemeyi bırakıp ilgili bir merakla sorduğunda derin bir nefes aldım. "Açığa alındım." Dedim bir çırpıda olan şeyi kelimelere döküp. "Hadi ya? Sinirlerine hakim olamayıp kaç kişiyi öldürdün?" "İnan bana komik olmanın hiç sırası değil." Eğlenen kadının sesine rağmen huzursuzca mırıldandım. "Şaka yapmıyordum ama neyse," Demişti mırıldanıp. "Sen iyi misin peki?" Yorgun bir nefes verirken iyiyim kelimesi dökülemedi dudaklarımdan bir süre. İyi olmaktan çok uzaktım şu anda. "İyi olacağım." Dedim kararlı bir sesle. "Eğer bana yardım edebilirsen." Diye ekledim vereceği cevabı bekleyip. "İstediğin şeyi söyle sadece." Doğruca cevap verdiğinde gülümsedim hafifçe. "Sercan Okçay. Bana hakkında ne varsa hepsi lazım." Sercan benimle savaşmayı seçmişti. Zahir'e karşı verdiği ilk savaşı kazanmıştı ve tıpkı benim gibi bir süre uzaklaştırıldığı göreve hakkındaki suçlamaları yalanlarla örtüp geri dönmüştü. Şanslıydı ancak ben Zahir değildim. Beni karşısına almayı seçtiğinde sonu zaten gelmişti Sercan'ın. Yanlış ata oynamıştı. Arkasına saklandığı millet vekilinin dahi kurtaramayacağı hale getirecektim onu. "En fazla iki saate dosyayı atmış olurum." Sebebini dahi sormadan söyledikleriyle içten içe daha fazla gülümsemiştim. Genel olarak istihbaratçılarla ve özelliklede Diken kod adındaki bu kadınla pek anlaşamadığım doğruydu. Buna rağmen birlikte yürüttüğümüz operasyon sonrasında ne kadar haz etmesekte birbirimize canımızı emanet etmişken, her yolda güvenmekten başka bir şey gelmiyordu elimizden. "Teşekkür ederim. Borcum olarak düşün. Bir gün elbet ödemeye fırsatım olacaktır." Minnet dolu bir sesle konuştum. "Unutmayacağımdan emin olabilirsin Kış. Ödeşiriz bir gün." Sırıttığı sesinden anlaşılıyordu. "Gitmem gerekiyor. İstediklerini en kısa sürede göndereceğim merak etme." "Bekliyorum." Dedim telefon kapanmadan hemen önce. Elimi indirip telefonu koltukta yanıma bırakırken derin bir nefes aldım. Kendi sesimin kesilmesi ile evde gün yüzüne çıkan sessizliği dinledim bir süre. Evin içindeki yalnızlığımın sonucu tek ses kaynağı da bendim şu anda. Gece düşündüğüm kadar zor bir uyku çekmemiştim. Tam olarak uyudum diyemezdim yine de ama bir süre için gözlerim kapanmıştı. Belki de ilk defa kendi başıma bu denli kaldığım için biraz huzurlu hissetmiştim. Yalnı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku