SAMYELİ

BÖLÜM-34

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== ÜNİFORMAMI VEREMEM Mental olarak yorgun olmak ve olmamak arasında kalmış bir şekilde merdivenleri iniyordum. Kafamda her zamanki gibi birkaç milyon tane düşünce birbirini kovalıyor, hangisi daha ağır basıp beynimi acı vererek kemirecek yarışıyorlardı. Artık Polat konusundaki korkularım geçmek üzereydi. Tamamen iyileşmiş görünüyordu. Ara sıra hala gözlerimin önüne tüylerimi ürperten sahneler gelse de iyi olduğuna inandırabiliyordum artık kendimi. Az önce Polat'ın evinden çıkmıştım. Ayşe hanım akşam yemeğine kalmam hakkında çok dil dökmüştü ama karargahta işlerim olduğunu söyleyip çıkabilmiştim. İşim yoktu aslında. Zahir'den izin alırken tüm gün bir işimin olmadığından emin olmuştum. Yine de evde daha fazla durmak gelmemişti içimden. Polat'ın teyzesi için varlığım rahatsız ediciydi anladığım kadarıyla ve bu durum benim de rahatsız hissetmeme yol açıyordu. Polat'ın bir şekilde arada kalmasını istemiyordum ve kadın benim sınırlarıma yaklaşmıştı artık. Gitmem daha sağlıklı bir karardı yani. Polat'la birlikte bahsettiği eve bakmıştık. Hemen bir üst katındaydı daire. Daha önce bahsettiği gibi eşyalı bir evdi. Kalabalık olmasada yeni taşınacak birisi için bir süre yeterli olacak türdendi. Özellikle eski görünmemeleri hoşuma gitmişti. Yine de hemen bir karar veremeyeceğimi Polat'a da söylemiştim. Kira konusunda biraz fazla bulmuştum fiyatı ancak ödeyemeyeceğim bir ücret değildi. Sadece içinde en azından huzurlu olacağım evi istediğim için birkaç seçeneğe bakmak istiyordum. Bu benim karargahdan uzak ve kendime ait ilk evim olacaktı. Asansörü tercih etmeyip ağırca indiğim merdivenler bittiğinde apartman kapısına yaklaştım. Elim kapıyı açmak için uzandığı sırada üzerimdeki ceketin cebindeki telefonumun sesi doldurdu kulağımı. Telefonu çıkartmadan önce kapıyı açıp dışarıya adım attım. Elim cebime uzanırken apartmanın önünde duran araçda gezinmişti meraklı gözlerim. Bakışlarım ağırca arayan kişiye indiğinde gördüğüm isimle beklemeden açtım telefonu. "Efendim?" Demiştim ilk konuşup. "Seni alması için araç gönderdim." Zahir sesimi duyması ile beklemeden konuşurken gözlerim az önce baktığım araca tekrar doğruldu. Aynı zamanda aracın içinden bir asker çıkarken beni beklediğini göstermek istercesine selam vermişti. Kaşlarım anlamazca kalkarken konuşmak için araladım dudaklarımı. "Neden?" Dedim hemen azarlama modumu açmamaya karar verip. "Acil karargaha gelmen gerekiyor Kış. Albay ikimizi ve özellikle seni çağırıyor." Duyduğum şeyle bakışlarım değişirken aklımdan anında binbir türlü şey geçmişti. "Ne oldu? Önemli bir şey mi?" Beni bekleyen askere adımladım konuşurken. " Tahminim var ama henüz tam öğrenemedim Kış. Geldiğinde konuşuruz." "Çıkmıştım zaten. Geliyorum." Yanına vardığım araçla beni bekleyen askerin selam vermesine karşı kafamı sallamıştım hafifçe. "Bekleyeceğim kapıda. Derhal gelsen iyi olur." Zahir'in tamamen huzursuz duyulan sesinin ardından telefon kapandığında kulağımdan indirdim. Telefon ekranında stresli şekilde dolanan gözlerim neler olduğuyla ilgili düşüncelere dalarken Albay'ın beni neden görmek istediğini düşündüm ancak aklıma o an net bir cevap gelmedi. Gidince zaten ne olduğunu öğreneceğimi düşünmeye çalışıp kafamı kaldırdım. "Gidelim mi Komutanım?" Yüzü çokta yabancı gelmeyen asker bana merakla bakarken kafamı salladım. Askeriyede pek çok kez karşılaştığım askerlerden biriydi. Beklemeden önünde durduğum arabanın kapısını aralayıp içeriye girdim. Asker hemen ardımdan sürücü koltuğuna oturmuş ve varlığımdan dolayı gergin olduğu belli olan elleriyle arabayı çalıştırmıştı. Araba yola çıkarken arkama yaslandım. Sabah erken saatlerde karargahtan çıkarken Zahir'e yakalanmayıp taksi ile hastaneye gitmiştim. Önceki gece ayrılmadan önce bu gün için izin istediğimde beni hastaneye kendisinin bırakabileceğini teklif etmişti. Açıkça bir teklifden ziyade emir gibi göründüğü için sözleri reddetmeye çalışmamıştım ve sabah bildiğimi yapıp gizlice gitmiştim tek başıma. Daha sonra Polat taburcu olmuş ve tekrar taksi ile eve gelmiştik. Z…

Bölümün tamamını WritePad'de oku