SAMYELİ

BÖLÜM-31

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== ELİNİ TUTABİLMİŞKEN İnsan bedeninde durmadan birbiriyle çatışan iki organdı zihin ve kalp. Zihin sahip olduğu bedenin yaşam fonksiyonlarını en iyi şekilde korumak için gördüğü tüm tehditlerden kaçmaya çalışırdı. Koruma mekanizması fazla güçlüydü. Zihnin yanında kalp tehlikelerden ve tehditlerden pek de korkmazdı sanki. Hatta belki de tehlike hissi kalp için haz yaratan bir duyguydu. Zihnin uyarılarına rağmen acının dahi yaşatacağı duyguları bir haz olarak görüp kaçmak değil, koşmak isterdi. Zihnimin ve kalbimin verdiği savaş son bulmuştu. En önemli olan bu iki organımın savaşında bedenimdeki tüm organlarım zarar görmüş, ağır yaralar almıştı sanki her hücrem. Sonunda ise kazanan kalp olmuştu. Zihnim kaybetmesinin ardından bir süre kendi köşesine çekilmek istiyordu sanki. Kalbimin kazanmasına yeteri kadar üzülmemişti belki de. Kaybetmek ağırdı ancak kazandığı durumda istediği gibi huzura kavuşamayacağını henüz savaş son bulmadan fark etmişti. Sonuçta karanlığa gömüleceğini düşünen zihnim sahip olduğu arafta hala bekliyordu sanki. Kalbim ise, o mutluydu. Zihnimle verdiği savaşta doğru tarafta olduğuna savaş sonuna kadar emindi ama zihnin ortadan kaybolması onun için de hafif bir acaba düşüncesine dönüşmüştü. Yine de verdiği savaştan gurur duyuyordu. Kalp ondan beklendiği gibi ürperti hissinden de memnundu. Yaşananlar yüzünden bir türlü normale dönmeyen nabzım kalbimde çarpıntı yaratıyordu. Sessizce alıp verdiğim nefeslerle titrediğimi belli etmemeye çalışıyordum. Dizimin üzerindeki elim stresle parmak uçlarımdaki etleri çekiştiriyordu durmada. Tırnaklarım derime batıyordu ve küçük sızı tarzı acıyı bilinçli hissetmeye çalışıyordum. Uzayıp giden yolun biz gelirken bu kadar fazla sürmediğine emindim. Arabanın içindeki karanlık geçtikleri konusunda emin olamadığım kızarıklığımın görülmediği konusunda içimi rahatlatıyordu en azından. Ben konuşmanın ötesinde sesli bir nefes almaktan dahi çekinirken Zahir sanki bilinçli olarak benim sessizliğime ayak uyduruyordu birkaç dakikadır. Düşünmeme izin verdiğini biliyordum. Yaşananlardan sonra onun yanında nasıl davranmam gerektiği konusunda emin bile değildim. İçimde bir yerde dinmek bilmeyen bir heyecan vardı sanki ve ben bu heyecanla başa çıkabileceğim konusunda çok endişeliydim. Benim sanki giderek ağırlaşan yolda olan bakışlarımın aksine gözlerinin giderek daha sık aralıklarla bana döndüğünü hissedebiliyordum. Stresle dudaklarımı dişlemek için refleksle aralanan ağzımı sabit tutmaya çalışıyordum durmadan, bunun iyi bir fikir olmadığını düşünüp. Gözlerim sonunda karargaha yaklaştığımızı gösteren tanıdık yolları bulduğunda rahat bir nefes verdim sessizce. Arabanın içindeki oksijen pek yeterli hissettirmiyordu. Dizimin üzerinde haraketsiz tutamadığım elim etimi yolmaya devam ederken aniden başka bir baskı kapladı elimin üzerini. Baskıyla parmaklarım gevşemişti. Bakışlarım hızla aşağı indiğinde sesini duydum. "Endişeliysen bunu kendine zarar vererek çıkarma. Ne hissediyorsan bana yansıtabilirsin Kış." Sesini duymam bile kalbime ekstra kan pompalanmasına sebep oluyorken gözlerimi elimin üzerine kapatmış olduğu elinden yavaşça çekip yüzüne çevirdim. Bakışlarından tam olarak ne hissettiğini anlayamamıştım. Dakikalar önceki ışıltıların kırıntılarını hala gördüğüm yeşillerde benimkine benzer bir endişe vardı yine de. Zahir'in de bununla, bu olanlarla nasıl başa çıkacağını ve bundan sonra ne olacağı hakkındaki soru işaretlerini gördüm. Düşünen tek kişi olmadığımı fark etmem içimi rahatlatmaya yetmişti. "Pişman mı hissediyorsun?" Saklayamadığı bir huzursuzlukla sordu. Benim sessizliğimi yanlış yorumladığını anladığımda hafif bir şaşkınlığa dönmüştü gözlerine bakan bakışlarım. "Pişman mı?" Dedim anlamaz şekilde boş bulunup sadece. "Bana güvendiğin için pişman mısın?" Demişti aynı tonda. Kısa süreliğine yola çevirdiği gözleri benimkilere geri döndüğünde daha da solmak için an kolluyordu sanki. "Seni öptüğüm için bana kızgınsan eğer-" "Saçmalama!" Ağzım şaşkın bir sinirle açılırken sözlerini bitirm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku