SAMYELİ

BÖLÜM-23

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== BANA BU ŞEKİLDE YAKLAŞMAMALISIN Sessizliğimin herkesi bu kadar ürkütmesinin sebebini tam anlamıyordum. Tek yaptığım düşünmekten kendi içimde kafamı yerken konuşacak gücü bulamamamdı. Ben sustukça kendi timim daha fazla diken üzerinde oturuyordu sanki. Kendilerine patlamamdan mı korkuyorlardı emin değilim ama bende fark ettikleri herhangi bir duygu değişimi sanki korkulu rüyaları gibi hissettiriyorlardı bana. Tek yaptığım masanın köşesinde oturup sessizce çayımı yudumlamaktı. Dışarıdan oldukça sakin duruyordum bence üstelik. Düşünmekten yorgun düşmüştüm gece boyu uykusuz kalıp. Hayır yani mutsuzken onlara daha fazla antrenman yaptırmıyordum ki. Mutluyken özellikle daha fazla canlarına okuyasım geliyordu belki ama mutsuzken bu enerjiyi bulamıyordum kendimde. Ufuk bile ağzını açmaya korkuyor gibi sessizce benden uzakta bir köşede çatalına durmadan batırdığı salatalıklarını kemiriyordu yavaşça. İçimin sıkıldığını hissederken kendime karşı bir sinir dalgası daha vurdu içimi. Öfkeyle yarısı boş olan bardağı masaya biraz sert bıraktığımda masadakilerin aynı anda yerinden sıçraması bir oldu. Bu sabah masamız kalabalık değildi. Bizimkilerin masasına oturmuştum ama Gökhan Yüzbaşı'nın timi çok uzak olmayan başka bir masada oturuyordu. Sanıyordum ki yan yana oturduklarında çok fazla alanı kaplayıp fazla kalabalık bir gürültü çıkarttıklarını fark edip uzaktan sohbet etmeye karar vermişlerdi. İçeride bunaldığımı hissederken ayağa kalktım. "Kahvaltınızı bitirdikten sonra bahçeye gelin. Antrenman yapılacak." Dedim yüzlerine bakarken. Operasyon da çıkmıyordu kaç gündür. Yine dönmüştük aynı monotonluğa. Can sıkıcıydı. Sözlerimle hızla ellerindeki bardak ve çatalları bıraktıklarını ve toparlanmaya başladıklarını gördüğümde gözlerimi kapatıp sabır çektim bir saniye. "Kahvaltınız bitince dedim!" Sert sesimle oldukları şekilde donarak bana bakmışlardı. Üzerlerinde olan gözlerimi görüp geri yerlerine mecburen oturmuşlardı anında. "Emredersiniz Komutanım!" Hep bir ağızdan konuştular. Olumsuz bir nefes verirken yanlarından ayrılıp yürüdüm. Daha Polat da gelmemişti üstelik. Uğraşıp sinirimi atacağım kimse yoktu yani ortada. Diğer yandan, sustukça daha çok yiyordu her şey içimi. İçimdekilerin en azından birazını birine dökmem lazımdı yoksa cidden kafayı yiyecektim. Daha dün gördüklerimin gerçekliğini hazmedemezken birde diğer öğrendiklerim vardı. Adımlarım durmadan revire çevrilecek gibi oluyordu. Zor tutuyordum kendimi. Sırf Zahir'le başka bir konu yüzünden, yüz yüze gelmemek için bile tutmam lazımdı kendimi. Kocaman karargahın darmış gibi hissettirmesi ayrı bir dert olurken dışarıya çıktım. Gözlerimi etrafta dolandırırken merdivenleri indim yavaşça. Oturacak bir yer arayan gözlerim banklardan birinde yalnız oturan kişiyi gördüğünde son saniye verilen bir kararla adımlarımı yanına çevirdim. Tek ayağını dizinin üzerine atmış rahat bir biçimde bankta otururken elindeki telefonuyla ilgileniyordu Gökhan Yüzbaşı. Yaklaştıkça yüzünde heyecanlı bir sırıtmayla telefona baktığını daha net görürken parmakları telefona hızlı hızlı basıyordu. Sanıyordum ki bir oyun oynuyordu tam şu an. Yanından geçip önünde durduğumda selam vermek için haraket ettim. Alttan gözleriyle bakıp varlığımı fark ettiğini anlarken bir saniye işaret parmağını kaldırıp indirmişti. "Bekle biraz elin bitmesine az kaldı." Beni o an takmadığını anlarken selam verdiğim elimi indirip indirmemek arasında kalmıştım. Rahat olabilirsin dememişti. Ben öylece kalırken heyecanla oyununa birkaç saniyeden fazla devam etmişti. Sonunda oynadığı oyunu kaybetmiş olmalıkı ağzının içinde sinirle söylendiğini duymuştum. Telefonunu hızla kapatıp cebine atarken kafasını kaldırdığında sonunda doğruca bana bakmıştı. "Kış sen miydin? Rahat olsana ne duruyorsun öyle." Söylediğiyle rahatlayarak elimi indirirken kararsızca gözlerine baktım. Doğruca Zahir'e gitmektense Gökhan Yüzbaşı daha iyi bir seçenekti. Yani sanırım? "Müsade var mı Konutanım?" Dedim gözlerine bakarken. Gülümseyen yüzü bendeki stresli hali gördüğ…

Bölümün tamamını WritePad'de oku