SAMYELİ

BÖLÜM-17

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== EMİR DIŞI Bazı zamanlar seçim yapmak nefessiz kalmaktan daha zor olurdu. Seçim yapacağın iki taraftan da vaz geçemediğini hissettiğinde tamamen çıkmaza sürüklenirdi insan. Şimdi belki de daha önce hiçbir askerine sunmadığı seçim şansını bana sunan Yüzbaşı benden cevap bekliyordu. Bu operasyonun, özelliklede söz konusu çocukların benim için ne kadar önemli olduğunu fark etmişti. Gözünden hiçbir şeyin kaçmadığını anladığım Zahir belki de ilk kez beni anlamıştı. Çocukluğunu yaşayamamış yetişkinler belki de çocuklar hakkında daha fazla korkulara sahip oluyordu. Bana seçebileceğim iki seçenek sunmuştu. Kurtardığımız çocuklarla birlikte ilerleyip onların zararsız şekilde teslim edilmesini sağlayabilirdim. Diğer yandan az sonra çıkılacak ekstra operasyon ile kayıp diğer çocuğu bulmaya ve kurtarmaya gidecek ekipte olabilirdim. Neyi seçersem seçeyim içimin bir kısmının asla rahatta olmayacağını biliyordum. Kurtardığımız çocukların sayısının fazlalığı gelecek helikopterin konumuna olan mesafeye endişeyle bakmamı sağlıyordu. Diğer yandan kalan çocuğu kurtarmak için gideceğimiz yerde özellikle kadın olmam ekip için çok büyük bir avantaj sağlayacaktı. Zahir'in bana hangi timde gitmek istediğimi sormasının üzerinden birkaç dakika geçmişti. Sıkılmadan doğruca yüzüme bakarken benim içimde yaşadığım çıkmazın farkında gibi sabırla cevabımı bekliyordu. Kafamı düşüncelere daldığım topraktan kaldırıp önce Zahir'in gözlerine baktım. Kararımı vermiştim. Gözlerimi Zahir'den kaçırırken diğer hedefimle göz göze geldim. "Ekibin başında sen olacaksın. Sana güveniyorum Polat. Güvenimi boşa çıkartmazsın değil mi?" Ben Zahir ile gidersem diğer ekibin başında mecburen Polat gidecekti emir komuta onda olarak. Polat'ın yüzünden bir ifade geçtiğini gördüm. İkimizden başkası anlamamış olsada sözlerim ikimiz içinde derindi. Güven meselesinin bende açtığı yarayı sadece o biliyordu. "Merak etme. Hiçbiri zarar görmeyecek." Kararlı bir ifadeyle söylediği sözleri içime bir güvence vermişti. Gözüm yine de arkada kalacaktı ama biliyordum ona ve yanında gidecek olanlara tamamen güvenebilirdim. "Tamam o halde kaybedecek daha fazla vaktimiz yok." Demişti Zahir öne çıkarak. Benim karar vermemi sakince bekleyen adam kararımla birlikte harakete geçmişti tekrardan. "Polat komuta sende. Demir, Ufuk ve Serkan seninle gelecek. Helikoptere kadar durmadan ilerleyeceksiniz. Buradan iki saat uzaklıkta." Zahir'in de ne kadar gergin ve ciddi olduğunu rahatlıkla görebiliyordum. Önden sorgulanması için diğer timle gidecek olan teröristin elleri ve ağzı sıkıca bağlıydı. Buranın sorumlusu olan teröristti. Hala tek elini tutup yerde sızlanan Şehmuz denen it ise bizimle gelecekti. Çocuğu bıraktığı yere götürecekti bizi. "Dikkatli olun." Demiştim yola çıkmak içim hazırlanan ekibe doğru. Çocukları getirdikleri arabalar çalışır durumdaydı hala. Bu işleri biraz daha kolaylaştırsada bir noktadan sonra yürümek zorunda kalacaklardı. Helikopter yüksek bir tepenin üzerinde almaya gelecekti. Araçların içerisinden hala korkulu gözlerle bizlere baktıklarını bildiğim çocuklara son kez baktım. Aileleri perişan olmalıydı. Yüzbaşı'nın birkaç uyarısıyla birlikte iki araca dağılarak oturdu tim. Siyah filmlerle kaplı olan camlar işimize daha fazla yaramıştı. Diğer türlü bir şeyler bulup çocukların üzerlerini örtmemiz gerekiyordu. Camlardan içerideki çocuklar görülmemeliydi. Bu dağlarda çakal çoktu ve güvenlik oldukça sıkıntıydı. Araçlar yola çıktığında geriye kalan üçlü olarak arkalarından baktık bir süre. İşi daha zor olan taraf biz olacaktık. Sadece üç kişi olarak gideceğimiz yerde tam olarak ne yapabilecektik emin değilim. Kesin olarak destek ekibe ihtiyacımız vardı ama gelmeleri çok uzun sürecekti. Buna rağmen ilk ekibi yolda karşılamaları için bir ekip ve bize ne zaman yetişebilirlerse gelmeleri için ekip istemiştik. Kalan çocuğu derhal bulmalıydık. Her geçen saniye çocuğun başına gelebilecekler yüreğimi sıkıştırıyordu. Havanın aydınlanmasına daha saatler vardı. Gecenin karanlığında daha hızlı harake…

Bölümün tamamını WritePad'de oku