SAMYELİ

BÖLÜM-12

Yazar:

SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı
SAMYELİ – BÜŞRA kitap kapağı

=== İLK, İLK OLUŞ "Afiyet olsun." Demişti Polat yemeğe başlamamızı isteyerek. Önümdeki kasenin içindeki çorbanın tam olarak hangi çorba olabileceğini kokusundan veya görüntüsünden anlayamamıştım. Elimdeki kaşıkla yavaşça karıştırmıştım. Benim gibi diğerlerinin de çorbaya şüpheyle yaklaştığını gördüm. Herkes önce başkasının denemesini ve tepkisini beklercesine birbirine bakarken ilk tadan kişi olmak istemediğime emindim. Özellikle de mutfağın o darmadağınık halini kendi gözlerimle gördükten sonra. Polat'ın yüzü beklenti ile bize bakıyordu. Ortamda garip bir sessizlik oluşurken gözlerim salondaki balkondan içeriye yeni giren Yüzbaşı'na çevrildi. Birkaç dakika önce telefon konuşması yapmak için balkona çıkmıştı ve benim aksime kimsenin dikkatini çektiğini de görmemiştim. Yüzbaşı'nda son zamanlarda garip bir haller olduğunun sadece ben farkındaymışım gibiydi. Canı sıkkındı sürekli. Eğitimlerde bile time eziyet ederken gram zevk almıyor gibiydi son günlerde. Aklı her daim başka bir yerdeydi sanki ve bu durum giderek daha fazla dikkatimi çekiyordu. İçeriye girip masaya yönelmişti doğruca. Tam karşımdaki sandalye boştu ve mecburen oraya oturduğunda kafamı başka bir yöne çevirdim. "Afiyet olsun Komutanım." Polat yeni doldurduğu kaseyi Zahir'in önüne bırakmıştı. Kendi önüne de bir tabak bırakıp oturuken hala beklentiyle bakıyordu bize. "Eline sağlık." Demişti kibarlık ederek Zahir. Eline tabağın yanındaki kaşığı alırken çorbalara dokunmayan masadakilere bir bakış atmıştı. Kendisini beklediğimizi düşünmüş olmalı ki essizce kaşığı çorbaya daldırmış ve yavaşça içmişti. Herkesin doğruca göz hapsinde olurken bunun farkında değil gibi gözleri dalgınca önündeki tabaktaydı. İçtiği çorbadan sonra herhangi bir yüz ifadesi değişmediğinde masadakilerin de teker teker çorbalarına başladığını gördüm. Kendi önümdeki çorbadan bir kaşık alırken ne kadar kötü olabileceğini düşünmüş ve bir yudum almıştım kaşıktan. Ağzımda yayılan tat beklediğimden çok daha iyi olmuştu. Ne çorbası olduğunu yine anlayamamıştım ama tat hiçte fena değildi. Polat çorbanın beğenildiğini fark edip tatmin olmuşça kendi çorbasını içmeye başladığında alttan ona bakmayı sürdürmüştüm bir süre. Bu günden sonra aramızda olan tüm o gerginliler neye evrilecekti bir fikrim yoktu. Şu anda bile Polat'ın evinde olmam zaten çoktan bazı şeylerin ne yöne döndüğünü gösteriyordu sanki ancak içimdeki o huzursuzluk ne zaman biterdi bilmiyorum. Bazı şeylerin benim elimde olmadığını biliyordum. Ne yaparsam yapayım, ne kadar çabalarsam çabalayayım değişmeyecek şeyler vardı. Geçen yıllara rağmen daha benim kendimi affedemediğim şeyler dahi varken Polat'ı tamamen affedebilir miydim emin değildim. Çözülmesi gereken şeylerin başında bunlar da vardı. Kendi içimde kaçtığım suçluluk duygularının üstesinden gelmeliydim. Sakladığım tüm o pişmanlıklar gün yüzüne çıktığında bana dönüşü nasıl olacaktı, işte bu beni korkutan en büyük şeydi. * Yemek faslı bitip masa dört elden hızla toparlanmıştı. Bir süre devam eden boş muhabbetin ardından Polat çay demlemek için tekrar mutfağa kaybolduğunda salonda oturmaya devam ediyorduk. Benim varlığımla gürültü ilk geldiğimden daha az olsa da hala baş ağrıttığı gerçekti. Sohbetlerine katılmaya çalışsamda konular çok hızlı değişiyor ve benim dolu zihnim buna yetişmekte zorluk çekiyordu. Benim gibi sohbete pek dahil olmayan bir isim daha vardı. En az benim kadar düşünceli görünen Zahir benim kafamı daha da fazla meşgul ediyordu. Kızacağına emin olduğum birkaç kelime ve konu geçmişti ki o bunların hiçbirini dahi duymamış gibiydi. Tam olarak derdi neydi veya neler oluyordu bilmiyorumdum. Birkaç düşünce geçiyordu zihnimden ancak tek bir bilgim dahi yoktu. Bu yüzden de kendi kafamda kurmaya devam edemeyeceğime karar vermiştim. Deli gibi merak edip sormak istiyordum neler olduğunu. Böyle bir şeye nasıl bir tepki alacağımı bilmediğim için de cesaret edemezdim açıkcası. Komutanının özel hayatı bir askeri ilgilendirmemeliydi. "Siz ne dersiniz Kış Komutanım?" Kulaklarıma ismim değdiği…

Bölümün tamamını WritePad'de oku