Saman Sarısı

BÖLÜM 2

Yazar:

Saman Sarısı - Burcu kitap kapağı
Saman Sarısı kitap kapağı

2011 13 Mayıs. Ağlayarak annemin yanına gittim. "Anne, anne... Karnım çok ağrıyor." Sözlerim hıçkırıkların arasında kayboluyordu. Bu bildiğim karın ağrılarından değildi. Sanki bütün bedenim sızlıyordu. Bacaklarım, sırtım, kollarım... Ama en çok da karnım. İçimde görünmeyen bir el düğümler atıyormuş gibi kıvranıyordum. Annem bir anda durdu. Derin bir nefes verdi. Önce bana baktı, sonra gözlerini kaçırdı. Birkaç adım yürüdü. Ellerini önlüğüne sildi. Dudakları titriyordu. Sanki benden saklamaya çalıştığı bir şey vardı. Sonra gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü. Yanıma gelip omuzlarıma sarıldı. "Firuze... Sus kızım. Ne olur sus." Şaşkınlıkla yüzüne baktım. Neden ağlıyordu? Ben sadece hastalanmıştım. Doktora giderdik, ilaç alırdık, sonra eve dönerdik. Bunun için ağlanır mıydı? "Firuze kızım, halan gelmiş." Bunu duyar duymaz yüzüm aydınlandı. Halamı çok severdim. Ağrımı bile unutarak kapıya doğru koştum. Ama kapıyı açtığımda kimse yoktu. Koridor sessizdi. "Anne... Halam yok ki." Sözlerim fısıltıdan ibaretti. Tam o sırada Zerrin Abla yanıma geldi. Eğilip kulağıma konuştu. "Şşşt... Sesini çıkarma. Baban duyacak." Baban duyacak... O gün herkes aynı şeyi söylüyordu. Baban duyacak. Baban öğrenmesin. Baban bilmesin. Ama neden? Ne oluyordu ki? İçeri giren anneannem ağır ağır yürüyerek yanıma geldi. Yüzünde anlam veremediğim bir gülümseme vardı. Birden yanağıma sert bir tokat indirdi. Şaşkınlıktan donup kaldım. "Genç kız oldun artık," dedi. Yanağım yanıyordu. Sözleri ise tokattan daha çok acıtmıştı. Genç kız mı? Ben daha on iki yaşındaydım. Kitaplar okur,bisiklet sürer koştururdum Ama ben onlara göre ünzile gibi bir çocuktum. Zerrin Abla diz çöktü. "Hasta olmuşsun kızım. Ergenlik çağına girmişsin." Okula hiç gönderilmediğim için bu kelimelerin çoğunu anlamıyordum. Bildiğim tek şey "hasta" olduğumdu. Başımı anneme çevirdim. "Anne... Madem hastayım, neden babamdan saklıyoruz?" Annem gözlerini kapattı. Sanki bu sorunun cevabını vermek istemiyordu. Sonra yüzünü bana döndü. Sesinde yorgunluk, korku ve biraz da öfke vardı. "Ayıp kızım..." dedi. Ne ayıp'ıyda hasta olmak anlamadım anlattıklarına göre bu benim sağlıklı olmamın göstergesiydi.Neyden utandım "Utanmam gereken regl kanımıydı yoksa dökülen onca kan mıydı bilemedim"

Bölümün tamamını WritePad'de oku