8.BÖLÜM (ÇİFTE KUMRULAR)
Yazar: Lavera

Herkese Miyebalarrr... Oy ve yorumlarınızı eksik etmeyiniz ballar... Keyifli okumalar:) Bölüm şarkısı: Sertab Erener - İncelikler yüzünden ****** İki saat önce "Ay Büge elimin tersindesin ağlama ya!" "Ne yapayım Aleyna ablam evleniyor." Sinirli bakışlarıyla elindeki peçeteyi Bügenin burnuna götürdü Aleyna. "Hönkür bakayım!" Bügenin burnunu silerken bir yandan da söyleniyordu. "Yani bu akşam Müge abladan daha çok ağlamışsındır!" Kına yakıldığı esnada Büge kendini zor tutmuştu ablası evleniyordu ve ağlaması için gayet güzel bir sebepti. Bu yüzden kına yakıldıktan sonra Aleyna'yı da alıp bir köşeye çekilmiş ağlıyordu. "Allah aşkına kalk git yeter bu kadar ağlamak git elini yüzünü yıka. Alara çağırmıştı beni oraya gidiyorum sonra gel!" dedi Aleyna. Büge kafasını sallayıp eve girmişti. Aleyna da Alara'nın yanına gidiyordu. Daha üç adım atmıştı ki bir erkek çocuğuna çarptı. "Özür dilerim! İyi misin?" dedi telaşlı bir şekilde. "Abla ben abimi kaybettim bulamıyorum." çocuk neredeyse ağlayacaktı. "Tamam neredeydi en son abin gel birlikte bulalım." "Şu taraftaydı." evin çıkışını gösteriyordu çocuk. Birlikte çocuğun gösterdiği tarafa yürüdüler. Aradan dakikalar geçti ama hala çocuğun abisini bulamıyorlardı. Aleyna artık işkillenmeye başlamıştı. "Dakikalardır yürüyoruz! Emin misin abini kaybettiğinden?" Çocuk gülümsedi. "Bulduk abimi!" eliyle arkasını gösterdi. "Bak orada." Aleyna arkasına döndüğünde karşısında duran adama baktığında kaşlarını çatmıştı. Yanında çocuk olduğunu falan umursamadı. Topuklarının çıkardığı sert sesle İdris'in yanına gidip omuzuna vurdu. "Yine mi yalan ha? Allah'ın cezası yine mi yalan!" diye bağırdı. İdris, Aleyna'nın arkasında kalan çocuğa bakıp başıyla gitmesini işaret edince çocuk başını sallayıp tüymüştü. Sonrasında İdris yeşil gözlerini, Aleyna'nın kehribarlarına kenetledi. "Yalan söylemedim ki... Çocuk abisini kaybetmiş sende getirmişsin." Aleyna'nın tek kaşı havalandı. "Abisini kaybettiğini nerden biliyorsun?" "E sen dedin ya bal gözlüm 'Abini kaybettiğine emin misin?' diye." "Sen onun abisi değilsin ki! Senin erkek kardeşin yok!" diye son kozunu oynadı Aleyna. "Evet benim erkek kardeşim yok, kız kardeşim var. Ama ben mahalledeki bütün çocukların abisiyim bir tanem." Sustu Aleyna. Tüm sorular cevaplanmıştı ama biri hariç. "Peki... Senin burada ne işin var?" İdris bu soruyu da yanıtsız bırakmamıştı. "Bak şimdi Mertten ben istemiştim seni çağırmasını çünkü çağırsam gelmezdin... Ama çocuk işte biraz salak benim olduğum yeri kaybetti. Yani yaşanan hiçbir şeyde yalan yok güzelim." İşte bu sefer hiçbir soru cevapsız kalmamıştı. Aleyna, "Neden buradayım?" diyerek konuya girdi. "Şöyle ki sana zaten kendimi affettirmeye çalıştığımı biliyorsun. Seninle konuşmak için her türlü fırsatı kollamaya çalıştım. Pekte umduğum gibi olmadı çünkü hep sinirliydin... Sinirli olduğun zamanlarda böyle bir konuyu sakince konuşamayacağımız için buradasın bir tanem." İtiraz etmedi Aleyna. Kızmadı, sövmedi, konuşacak bir şey yok demedi. Sadece başını salladı. İdris eliyle arabasını gösterdi. "Arabada konuşalım mı?" Aleyna'nın arabaya doğru yürümesi İdris için yeterli cevaptı. İkisi de arabaya bindiğinde derin bir sessizlik oluştu. Biri 'Acaba nasıl başlasam?' diye içinden geçirirken diğeri 'Ne olur affedeyim' diye geçiriyordu. Sessizliği bölen İdris oldu. "Aleynam bana çok kızgınsın biliyorum, haklısın sen bu ilişkiye başlamadan önce 'Yalan yok!' dedin ben de kabul ettim. Ama o gün nasıl tepki vereceğini bilemedim... 'Önemsiz biri' dedim yalan söyledim... Affet beni be kızım." Aklındaki her şeyi tüm şeffaflığı ile söylemesini beklemiyordu Aleyna. Sessizliğini sürdürdü. "Olmadı değil mi? Çok saçma bir konuşma oldu ve beni affetmedin?" Aleyna'nın sessizliği hala devam ediyordu. "Konuşsan olmaz mı? Affetmedim demene bile razıyım ama deme olur mu?" Bu masum isteğe karşı kıkırdadı Aleyna. Konuşması gerektiğinin farkındaydı ama korkuyordu. Affetmişti İdris'i fakat merak ettiği bir şey vardı. "Neden hiç sormuyorsun?" dedi sessizliği bölerek…