6.BÖLÜM (GÜMÜŞHANE'YE YOLCULUK)
Yazar: Lavera

Herkese Miyebalarrr Oy ve Yorumlarınızı eksik etmeyin ballar... Keyifli okumlar:) Bölüm şarkısı: Barış Manço - Eğri eğri doğru doğru ****** "Kızlar, hadiii!" "Geliyoruz anneee!" "Geliyoruz Sevda teyzeee!" "Geliyoruz yengeee!" Vizelerin, sunumların, ödevlerin ve sabaha kadar ders çalışmalarının bittiği; tatilin başladığı dönemden herkese merhabalar efendim, sevgiler, saygılar... Okul hayatımızın bittiği şu günlerde bir tatili hak ettik bence. Ve an itibariyle yaz tatiline girmiş bulunuyoruz. Gerçi yaz geleli üç hafta oluyor ama neyse! Haziranın son haftasındayız ve bu demek oluyor ki annemin Diyarbakır'a, bizim de tatile çıkma vaktimiz geldi. Tatil dediğimde yanlış anlamayın; Büge'nin ablası Müge evlendiği için düğün öncesi memleketlerine gideceğiz. Gümüşhane yolcusu kalmasınnnn... Sonunda dördümüz de hayallerimize kavuşmuştuk. Benimkine birazcık daha kalmış olsa da en zor kısmı atlatmıştım. Büge acilci hekim, Aleyna avukat ve Hande psikolog olmuştu. Şu an evde herkes son hazırlıklarını yapıyordu. Hale abla okulu bitirdiği için o da bizimle gelecekti. Bu yüzden annem Diyarbakır'a tek dönecekti. Son hazırlıklarımı tamamlamış, bavulumu kapatıyordum. Havaalanına taksiyle gitmek zorundaydık. Bavullarımızla birlikte bayağı kalabalık olduğumuz için iki taksi çağırmıştık. Aslında ilk önce benim arabamla gitmeyi planlamıştık ama yolun uzun olduğunu düşündüğümüzde, daha önce uzun yola çıkmadığımız için kendime güvenememiştim. "Kızlar, taksiler geldi!" "Tamam anne, geliyoruz." Bavulumu alıp odadan çıktığımda herkes kapıda ayakkabılarını giymeye çalışıyordu. Son kez eve göz attım. Her şey yerli yerindeydi; fişler çekilmiş, kapılar kilitlenmişti. Ben de kapıya ilerleyip ayakkabımı giydim, kapıyı kilitledim ve aşağıya inmek için merdivenlere yöneldim. Eşyalarımızı taksinin bagajına yerleştirip arabaya binmiştik. Klasik İstanbul trafiğini hesaba katarsak bir saatte havaalanına varmıştık. Bekleme alanına gelip uçak saatimizin gelmesini bekliyorduk. Annemse uçuş uyarılarını yapıyordu. "Kızlarım, uçakta kemerinizi takmayı unutmayın, tamam mı?" "Tamam, Sevda teyze." "Tamam, yenge." "Tamam anne." "Alara kızım, bak beni inince aramayı unutmayın!" "Tamam anne." "Hale?" "Tamam yenge." "Hande?" "Tamam yenge." "Büge?" "Tamam teyze." "Aleyna?" "Ay teyzoşum, tamam dedik yaa! Merak etme sen. Onlar unutsa ben unutmam, unuturlarsa da kulaklarını çekerim. Sen dert etme." Annemin içi rahatlamıştı. Biz de dördümüz Aleyna'ya göz devirdik. Annemin uçuşu bizden üç saat sonra olduğu için önce biz gidecektik. Bir süre sonra uçuş saatimiz geldiği için vedalaşma vakti de gelmişti. Anneme sıkıca sarıldım. "Dediklerimi unutma. Kendine ve kızlara dikkat et, minik mucizem." "Tamam, annem benim." Kızlarla ve annemle vedalaşınca piste doğru yürümeye başladık. Uçağa binip koltuklarımıza yerleşmiştik ve iki saatlik yolculuğumuz başlamıştı... ****** "Ula, emicemin uşağı! De hayde, geç kalacağuz da!" "Patlama ula, gelduk!" Tam on dakikadır Eyüb'ün gelmesini bekleyen İdris, sinirli bakışlarıyla önündeki arabayı işaret etti. "Geç kalduğun için sağa ceza yazayrum, emicemin uşağı... Sen kendi arabanla gidecesun, ben kendi arabamla gideceğum." "Ula niye? Senun arabanla gidelum işte. Alt tarafu on dakika bekledun ha, öldun sanki!" "Ula, kot kafalı! Kızlar benum arabaya sığar da bavulları ne edeceğuz, hiç düşundun mi?" "Ha, doğri dedun oni. İyi o zaman, öyle yapalum." İkisi de arabalarına binip havaalanının yolunu tuttular. Bir saat içinde havaalanına varmışlardı. Arabalarını arka arkaya park edip kızları beklemeye başladılar. "Özledun mi Büge'yi?" dedi İdris. "Ula, özlemez olurmuyum? Kaç aydur görmiyirum." "Ha, doğri dedun emicemin uşağı. Biz gittuk da noldi, ağzumuza edildu." "Harbi noldi senun o iş?" İdris ofladı. "Nolcak, Aleyna Hanum'dan hâlâ trip yiyoruz!" Eyüb, "Eee, ne demişler emicemin uşağı, kız evi naz evidur," deyip kahkaha atmaya başladı. "Gülme len... Seni de göreceuk, Eyüb efendi! Büge sağa bir trip atsun, o zaman da ben güleceğum." "Tamam ula, tamam. Sustum." "Aynen…