Saklı Olanın Adı

4.BÖLÜM: YÜZLEŞME: KÜL VE PAPATYA

Yazar:

Saklı Olanın Adı – ruzgargulu kitap kapağı
Saklı Olanın Adı – ruzgargulu kitap kapağı

-Yayınlanma Tarihi:06.09.2026- Bölüm Şarkısı: Blok3 : Kayıp Kalp- Murat Boz: Üzüleceksin 4. BÖLÜM: Yüzleşme: Kül ve Papatya 25 Ağustos 2025 – ( Akşam Üzeri 17.50) Bir düğüne gitmek için bu kadar isteksiz olduğumu en son ne zaman hatırladığımı bilmiyordum ama o akşam odamda hazırlanırken aklımda ne gelin vardı ne düğünün nasıl geçeceği ne de orada karşılaşacağım insanlar; bütün düşüncelerim, yıllar sonra yeniden hayatımın karşısına çıkan ve her karşılaşmamızda geçmişten bir şeyi beraberinde getiren Alper’in etrafında dönüp duruyordu. Aslında gitmemeyi ciddi ciddi düşünmüştüm. Elbisemi yatağın üzerine bırakıp birkaç dakika öylece durmuş, anneme “Ben kendimi iyi hissetmiyorum, siz gidin,” demeyi bile aklımdan geçirmiştim. Çünkü Alper’le aynı ortamda bulunma ihtimali bile içimde yıllardır kapalı tuttuğum bir kapının yeniden açılacakmış gibi hissettirmesine yetiyordu. Ama annem, kararımı çoktan vermişim gibi odanın kapısından seslendi. “Yaren, hazır mısın kızım?” “Hazırlanıyorum.” “Çabuk ol biraz, geç kalacağız kızım.” İçimden derin bir nefes verip aynaya baktım. Sonunda dolabımdan koyu sarı renkte, üzerinde küçük papatyalar bulunan, eteğinde ince tüller olan elbiseyi seçmiştim. Neden özellikle onu seçtiğimi kendime açıklamak istemiyordum. Belki de o küçük çiçekler yüzünden lise yıllarımı hatırlatıyordu. Belki de insan bazen geçmişinden kaçmaya çalışırken farkında olmadan ona benzeyen şeylere yöneliyordu. Saçlarımı yarım topladım, perçemlerimi serbest bıraktım ve aynadaki yansımama birkaç saniye daha baktıktan sonra odadan çıktım. Annem beni görünce gülümsedi. “Çok güzel olmuşsun.” “Teşekkür ederim.” “Aşk olsun kızım, kaç yıllık komşumuzun düğünü, ayıp olur. Bir de gitmemek için bahane arıyordun.” Gülümsemeye çalıştım. “Tamam anne, gidiyoruz işte.” Akşam (19.30) Düğün yerine vardığımızda ortam çoktan kalabalıklaşmıştı. Badeler düğün alanın giriş kısmında karşılaşmıştık. Hep beraber içeri masalara doğru adımlarken etrafı incelediğimde açık havada kurulmuş masaların çevresine sarı ışıklar asılmış, müzik biraz ilerideki alandan yükseliyor, insanlar bir masadan diğerine geçip birbirleriyle konuşuyor, çocuklar masaların arasında koşturuyordu. Her şey olması gerektiği kadar normal, olması gerektiği kadar neşeliydi. Benim içimdeyse bütün o kalabalığın arasında tek bir kişi vardı. Alper. Masaya oturduktan kısa süre sonra onu gördüm. Etrafında mahalleden tanıdığım insanlar vardı; Doruk abi, Egemen, Barın, Serdar ve Berkay’la konuşuyor, arada söylenenlere kısa cevaplar veriyordu. Dışarıdan bakıldığında o da düğüne gelmiş herhangi biri gibi görünüyordu. Ama sonra göz göze geldik. O an, bütün kalabalığın sesi sanki biraz geride kaldı. Alper bana bakıyordu. Öyle tesadüfen, etrafa bakarken denk gelmiş gibi değil; doğrudan bana bakıyordu. Yüzünde bir gülümseme yoktu. Yanındakiler konuşup gülerken bile gözleri birkaç kez yeniden bana dönüyordu. Başımı çevirdim. “Ne oldu?” diye sordu Ayça. “Hiç.” Ayça benim baktığım yöne doğru göz ucuyla baktı. Sonra bana dönüp kaşlarını kaldırdı. “Yaren…” Kafamı Ayça ya çevirdim. “Efendim Ayça?” “Alper sana bakıyor.” Dediğini anlamamış gibi davranarak “Kim?” dediğimde Ayça gözlerini devirdi. “Kim olacak?” Yanımızda oturan Bade de konuşmaya dahil olup hemen atıldı. “Abim mi?” Ayça başını sallayıp gülümseyerek “Evet.” Bade istemsizce karşı çaprazda arkadaşlarıyla konuşan abisine baktı ve ardından tekrar bana döndü. “Gerçekten bakıyor.”dedi şaşkınca Bade ye bakarak umursamıyormuş gibi davranarak “Bakıyorsa baksın.” dedim ama bunu söylerken sesimin normal çıkmasını sağlamaya çalışmıştım ama içimdeki huzursuzluğu saklamak o kadar kolay değildi. Defne abla da bir süre sonra bakışları fark etmiş olacak ki bana doğru eğildi. “Yaren, sen Alper’le konuştun mu?” “Hayır.” “Emin misin?” Cümlemi yineleyerek “Hayır Defne abla, konuşmadım.” dedim. Bu kez Bade sessiz kaldı. Çünkü o da abisinin neden sürekli bana baktığını anlamaya çalışıyordu. Ben ise anlamak istemiyordum. Bir süre sonra müzik değişti, insanlar piste doğru yönelm…

Bölümün tamamını WritePad'de oku