Saklı Olan Karanlık

12-BİLİNMEYEN

Yazar:

Saklı Olan Karanlık – gölgeli satırlar kitap kapağı
Saklı Olan Karanlık – gölgeli satırlar kitap kapağı

Bilgisayar ekranına bakmama rağmen ne yaptığımı bilmiyordum. Parmaklarım klavyenin üzerinde hareket ediyordu ama aklım başka bir yerdeydi. Geçen gece… kriz geçirdiğim gecede. Sabah uyandığımda etrafı gördüğümde şok geçirmiştim. Dün gece kırdığım kupalar yoktu. Kırdığım vazolarda. Sanki dün gece hiç yaşanmamış gibiydi, dünün izleri silinmişti. Üstelik yerine yenileri bırakılmıştı. O kutunun ise üstü kapatılmış duruyordu. Ama asıl dikkatimi çeken salondaki orta sehpanın üzerindeki kağıttı. Korka korka gitmiştim, notun yazılarını görünce ise rahatlamıştım çünkü bu aldığım mektuplardaki yazıdan farklıydı. Hafif titreyen ellerimle beyaz kâğıdı almıştım. Düzgün ve sert bir el yazısıyla yazılmıştı, daha önce böyle bir yazı görmediğime emindim. “Kırılan eşyalar yerine konur Ahu… ama insan bazen kendini toplamayı unutur. İnsan bazen dağılan şeyleri toplar ama kendini toplamayı unutur. Dün gece bunu çok net gördüm. Dağılmış olman güçsüz olduğun anlamına gelmez Ahu. Ama bazı yükler tek başına taşınamayacak kadar ağırdır. Bir daha kendini sessizce parçalama.” Kalbim garip şekilde sıkışırken gözlerim notun en altına kaydı. A.A.T. İsmin kısaltmasını anlamaya çalıştım. Talaz soyadını bildiğim için sondaki harfin ne olduğunu biliyordum. Baştaki harf de Aslan’dı. Ama ortadaki A… Kaşlarım hafifçe çatılırken notu tekrar çevirmiştim. Sanki cevap kâğıdın başka bir yerinde saklıymış gibiydi. Aslan’ın ikinci bir ismi mi vardı? Nedense bunu daha önce hiç düşünmemiştim. Çünkü herkes ona sadece Aslan diyordu. O da kendini hep öyle tanıtıyordu. Sert, karanlık ve mesafeli tarafına en uygun isim buydu belki de. Ama o bilinmeyen harf zihnime takılı kalmıştı. Garip olan şey ise bunu neden bu kadar merak ettiğimi benim de bilmiyor oluşumdu. Tıklatılan kapıyla daldığım yerden çıktım. Kendime gelebilmek için ayağa kalkarak odamdaki büyük camın önüne geldim. “Gel!” diye komut verdiğimde kapı açıldı. Hafifçe kafamı çevirdiğimde içeri Hale’nin girdiğini gördüm. “Muhasebeden dosyalar geldi Ahu Hanım.” Diyerek elindeki dosyaları açıkladı. “Masamın üzerine bırakabilirsin.” Dedikten sonra tekrardan cama döndüm. Halenin çıkmak üzere ayak seslerini duyduğumda ona dönmeden konuştum. “Karşı binada ne oluyor Hale?” diye sordum. Cadde de bir sürü siyah arabalar vardı. Etrafta bir sürü siyah takımlı adamlar geziyor ve büyük kamyonetin içinden içeriye sürekli eşya taşınıyordu. Hale yanıma doğru yaklaştı, aradaki mesafeyi koruyordu. “Yeni şirket taşınıyormuş sanırım.” “Ne şirketi?” “Tam bilmiyorum ama…” diye duraksadı. “Duyduğuma göre binayı alan Aslan Talazmış.” Duyduklarımla kalbim tekledi. Gözlerim binayı taramaya başladı. Tam o esnada binanın önünde tanıdık bir araç durdu, siyah takımlı adamlardan biri koşarak sürücü kapısını açtığında onu gördüm. Aslan’ı… Arabadan inince etrafına bakındı sonra binanın içine doğru giderken bir sürü adam peşinden gitmeye başladı. Bakışlarımı karşı binadan çekerek yanımdaki asistanıma döndüm. “Bir hayırlı olsun çiçeği gönderelim.” Dediğimde başıyla beni onayladı. “Hatta beyaz nergisler olsun. Notu ben yazıp sana veririm çiçeğin üzerine koyarsın.” Dediğimde dudaklarımda hafif kıvrım oluşmuştu. Onun bana gönderdiği ilk çiçeklerde beyaz nergisti… Hale beni onayladıktan sonra odamdan çıktı. Bir süre karşı binama baktım. Sanki baktığım yerde o varmış gibiydi. Ama iki tarafında camları filmli olduğu için gözükmüyordu. Camın önünden çekilerek masama oturdum ve çekmecemden çıkardığım not kâğıdı ve ona uygun zarfı aldım. Bir süre boş kâğıda baktım. Normalde yazarken zorlanmazdım ama konu Aslan olunca tıkanıp kalmıştım. En basit cümleler bile gereğinden fazla anlam taşıyormuş gibi hissettiriyordu. Dudaklarımı birbirine bastırarak ilk kelimeyi yazdım. Sonra bir tane daha… Kısa bir nottu. Ama nedense yazarken kalbim hızlanmıştı. Kâğıdı zarfa koyup kapattığım sırada kendi kendime hafifçe gülümsedim. Çünkü bu, uzun zamandır birine içimden gelerek yazdığım ilk nottu. Notu yazıp zarfın içine koydum ve önümdeki bilgisayarıma geri döndüm. Yetiştirmem gereke…

Bölümün tamamını WritePad'de oku