Saklı Olan Karanlık

8- TECRÜBESİZ HİSLER

Yazar:

Saklı Olan Karanlık - gölgeli satırlar kitap kapağı
Saklı Olan Karanlık kitap kapağı

Alkolün etkisi, düşüncelerimi bulanık bir camın ardından izliyormuşum gibi ağırlaştırıyordu. Gece kulübünün renkli ışıkları gözlerimin önünde birbirine karışıyor, yükselen müziğin basları göğsümde yankılanıyordu. İçime dolan ağır hava baş dönmemi ve mide bulantımı artırırken, kalabalığın arasında attığım her adım zeminin hafifçe kaydığı hissini veriyordu. Gün boyunca yaşadıklarım zihnimde birbirine geçmişti; Tolga'yı bulma telaşıyla içimde büyüyen açıklayamadığım huzursuzluk birbirine karışıyor, hangi düşüncenin peşinden gitmem gerektiğini ben bile ayırt edemiyordum. Başımı her kaldırışımda karşıma çıkan yüzler hızla akıp giden yabancılardan ibaretti. Tam o sırada kolumda hissettiğim ağırlıkla irkildim. Bakışlarımı çevirdiğim anda gördüğüm kişi, zihnimdeki bütün düşünceleri tek bir noktada topladı. Aslan. Onu görmeyi beklediğim son yer burasıydı herhalde. Üstelik birkaç saat önce evinin yan terasında gördüğüm genç kadın hâlâ aklımın bir köşesindeydi. Onun kim olduğunu düşünürken hissettiğim o belirsiz rahatsızlık yeniden içime çöktü. Bana neydi ki? Neden bunu önemsiyordum? Asıl düşünmem gereken Tolga'yı bulmaktı ama Aslan'ın bu kalabalıkta ne işi olduğunu sorgulamaktan kendimi alamıyordum. Ya Tolga'yla karşılaştılarsa? Bu ihtimal, alkolün zaten ağırlaştırdığı zihnimi daha da karmaşık bir hâle getirdi. Sonunda kendime gelip konuşabildim. “Senin burada ne işin var?” diye sordum. Bir eli hâlâ kolumu tutuyor, ayakta durmama yardımcı oluyordu. Tam cevap vermek için dudaklarını aralamıştı ki, arkamdan gelen sert bir ses havayı yarar gibi oldu. “Senin sevgilimin yanında ne işin var lan!?” Tolga’nın bağırışıyla ikimiz de ona döndük. Sonrası o kadar hızlı gelişti ki tepki vermeye fırsat bulamadım. Tolga’nın savurduğu yumruk Aslan’ın yüzüne isabet etti. Nefesim kesildi, ağzım dehşetle aralandı. Ama Aslan, aldığı darbeden pek etkilenmiş gibi görünmüyordu. “Tolga ne yapıyorsun sen!?” diye çıkıştım. Olayı fark edenler etrafımıza toplanmaya başlamış, meraklı bakışlar üzerimize çevrilmişti. Müzik hâlâ yüksek sesle çalıyor olsa da bulunduğumuz yerde gerginlik ağır basıyordu. Aslan başparmağıyla dudağının kenarında beliren kanı sildi. Ardından bana döndü ve omuzlarımdan tutarak arkamdaki koltuğa oturmamı sağladı. Hareketleri sakindi, sanki ortadaki gerilim ona ait değilmiş gibi kontrollüydü. Kalbim korkuyla çarpıyordu; yüzümdeki ifadeden ne kadar paniklediğim belli oluyordu. Gözlerim dolmuştu. “Sakin ol.” dedi alçak bir sesle. “Niye sürekli sevgilimin etrafında dolanıyorsun lan yavşak!” diye bağırdı Tolga yeniden. Sözleri birbirine karışıyordu. Sarhoşluğu her halinden belliydi; ayakta zor duruyor, bir ileri bir geri sallanıyordu. “Ne saçmalıyorsun lan sen?” diye karşılık verdi Aslan, bu kez sesinde sert bir ton vardı. Tolga bir kez daha yumruk savurmak için hamle yaptı. Her şey sanki yavaşlamıştı. Ben yerimden kalkmaya bile fırsat bulamadan Aslan, Tolga’nın sol yumruğunu havada yakaladı. Bir anlık duraksamanın ardından sağ eliyle hızlı bir karşılık verdi. Yumruk Tolga’nın yüzünde patladı. Tolga dengesini kaybetti, birkaç adım geriledi ve yere düştü. Çevreden ürkek sesler yükseldi. Bazıları geri çekildi, bazıları telefonlarına sarıldı ve sanırım videolarımızı çekmeye başladılar. Kalabalık dağılmaya başlamıştı. Ben ise kafamı eğmiş, oynattığım parmakları izliyordum. Sesim çıkmıyordu. Gözyaşlarım sessizce süzülmeye başlamıştı. Kalbim hâlâ deli gibi atıyor, olanları anlamakta zorlanıyordum. Uzun bir süredir yaşadıklarım sanki içimde birikmişti. İşlerim, mektuplar, Tolga ile olanlar… Şimdi ise zamanını bulmuş gibi gözlerimden hepsi süzülüyordu. Nefes almakta bile zorlanıyor, göğsümde bir ağırlık hissediyordum. Kulaklarım uğulduyor, etrafımdaki sesler birbirine karışıyordu. “Adam bayılmış!” diyen tiz bir çığlık duyduğumda Tolga’nın bayıldığını anladım. Aslan’ın tek bir yumruğuyla bayılmıştı. Bu düşünce içimdeki karmaşayı daha da artırdı. Bir yandan korkuyor, bir yandan da olanların gerçek olup olmadığını sorguluyordum. Ağlamam daha da arttığında As…

Bölümün tamamını WritePad'de oku