➺ Birinci Bölüm ➺
Yazar: Rossoball

Bölüm görselleri


Hoş geldiniz!!! Instagram : ballrosso Buradan da bölüm alıntıları, bölüm sayaçları ve bölüm hakkında sohbetler ediyoruz. Gelebilirsiniz. X : pinklilylza Bölümden sonra tweetlerinizi bekliyorum. Topluluğumuza da davetlisiniz efendim. Çıkın çıkın gelin. Oy verdiyseniz ve yorum yapmaya hazırsanız başlıyoruz!! Keyifli okumalar. 🩶 Midem kelebek, kalbim şiir mezarlığı... ♪ Candan Erçetin • Ben Kimim ♪ Yedinci Ev • Napıyorum Bilmiyorum ➺ Birinci Bölüm ➺ Kelebeğin ömrü kısa olur. Bir gün sadece... Bir gün yaşarlar. Peki, insanoğlu. Hiç ölmeyeceğini bile bile yaşar. Bizde bir gün ömrümüz var gibi yaşasak, nasıl olur dünya? Yaşanıla bilir bir yer olur mu? Yoksa zaten bir gün yaşayacağız diyerek yine kötülükler mi yaparız? Kötü bir dünya içinde doğduk. Kelebeğin bile ömrünü bir gün yapan bir dünyada. Güzel her şeyin sonu sanki belli gibiydi. Kelebek güzeldi ama bir gün yaşardı. Peki, kelebeği saklarsak ömrünü uzata bilir miydik? Bu soruyu sorduğumda on yaşlarındaydım. Anneannemin bir serası vardı. Çiçeklerle dolu bir sera, bu serada sadece çiçekler yoktu. Anneannem hem çiçek hem de kelebek serası yapmıştı kendine, belki de bu yüzden geliyor benim kelebek merakım çünkü her yaz anneanneme gittiğimde seranın içinden çıkmazdım. Oyunlar oynamak istersem seraya giderdim, ders çalışacaksam, üzgünsem. Ben her zaman o seranın içinde olurdum. Anneannem de bana her zaman kelebeklerle ilgili ilginç bilgiler verirdi. Bir gün yine seranın içinde oturmuş elimdeki kelebeğe bakıyordum. Anneannem ise hemen yanı başımda kendine özel yaptırdığı konforlu tek kişilik koltuğunda oturuyordu. Elindeki örgüsünü yavaşça dizlerine bırakmıştı. Gözlüğünü ise yukarı doğru kaldırmış önüne gelen beyaz saçlarını geriye doğru atarak gözlüğünü sanki bir taçmışçasına kafasına sabitlemişti. Ondaki gözlerimi kelebeğe çevirdim. Kelebek arada kanatlarını hafifçe oynatıyor ve bana görsel bir şöylen sünüyordu. Rengi o kadar güzeldi ki ona her baktığımda gözlerim kamaşıyordu. Bu serada nadir görüne bir tür kelebekti. Adı, Colias croceus olan bu kelebek sarının en güzel tonlarında olan rengi ile en farklı kelebeklerden biriydi. Kelebeğin kanat kısımları aynı bir yaprak gibi duruyordu. Anneannem "Kendini yemek isteyen kuşlara karşı bu şekilde kendini koruyor." demişti. Bu ise beni hem korkutmuş hem de mutlu etmişti. Bir kuşun onu yemesini istemiyordum ama kendini korumaya alması da beni mutlu etmişti. Ben hâlâ kelebeğe öylece bakarken. "Sadece hayal kuran tırtıllar kelebeğe dönüşür." Kelebekteki bakışlarımı çekerek, anneanneme döndüğümde dediği şeyi düşünmeye başlamıştım. "Hayal kuramayanlara ne olur o zaman?" diye sordum meraklı gözlerle. "Kelebek olmazlar." "Ölürler mi?" dediğimde kafasını iki yana salladı. "Hayal kurmayı öğrenene kadar kozalarının içinde yaşarlar." Bir an da heyecanlanarak yerimde kıpırdandım. Elimde ki kelebek kanatlarını çırparak elimden uzaklaştı. Onun gidişini bile umursamadan "Benim çok hayâlım var. Ben de olur muyum kelebek?" diye sorduğumda anneannem küçük bir kahkaha attı. Ben ise neden kahkaha atığını anlamaya çalışıyordum. "Kelebek olmayacak mıyım?" dedim tekrardan ama dudaklarım büzülmüştü neredeyse ağlayacaktım. "Olursun." dedi anneannem ve bana gel buraya dercesine elini kaldırıp dizlerine vurduğunda, oturduğum yerden kalkarak ona doğru ilerledim, dizlerine oturdum. "Kelebek olmayı neden bu kadar çok istiyorsun?" diye sordu. "Çok güzeller." Anneannem kafasını iki yana sallayarak, "Evet ama ömürleri sadece bir gün." dedi. Ben ise bunu hiç düşünmemiştim. Az önce elimden uçup giden kelebek yarın ölecekti. Seraya geldiğim zamanlar son gördüğüm kelebekler hep ölmüş oluyordu. Bunu ilk zamanlar bana söylememişti anneannem ben ise hiç anlamamıştım ta ki en sevdiğim kelebek ölene kadar. O gün seraya geldiğimde kelebeği göremediğim an saatlerce kelebeğim kayboldu diye ağladım. Anneannem daha fazla devam edememiş, bana kelebeklerin ömrünün sadece bir gün olduğunu söylemişti. Keşke söylemeseymiş ve aklımda kelebeklerin kaybolduğu kalsaymış. "Olsun." dedim. Son…