1
Yazar: Yagmur Boz

Bölüm1 ♡ Bir bahar sabahı, Havanın güneşi odaya vuruyordu, rüzgarın tatlı esintisi ta uzaktan duyuluyordu. Bugün 1 marttı Baharın geldiğini müjdeleyen kuşların cıvıltısı etrafa güzel melodi çıkarıyordu, herkes o kuşlar gibi geleceğe umutla bakmayı ne çok isterdi. Umudunu kaybetmiş iki genç vardı biri tutsak olduğu pencere demirlerinden dışarıyı görmeye çalışan kız çocuğu, diğeri ise kahvesini almış dışarıya umutsuzca bakan genç bir adam. Roja hasîkı ve megan hanoğlu. Ailesi olmayan ama amcasının sattığı adamın avlusuna bile çıkamayan roja hasîkı... Ailesinden herkesi gömüp birtek kız kardeşini yaşatan megan hanoğlu. Kader ikisi için çizgiyi çoktan çekmişti ama roja habersizdi. Megan hanoğlu umutsuzluk içinde evinin avlusundan kalkarken, roja hasîkı umudunu kaybetmiş şekilde o pencere önünden kalktı. Babasının ölürken, emanet ettiği o amcası para uğruna yeğenini tam 20 yaş büyük bir adama satmıştı bir hiç uğruna, roja her gün yaşadığı o dehşet içindeki günlerini bir mal gibi satın alan adam yaşatmıştı, nikahları yoktu çünkü roja henüz 16 sında bir kız çocuğuydu, Her gün odanın kapısını açan hizmetli çekmecenin üstüne tepsiyle yemek bırakır çıkardı ama roja hiç o yemeğe dokunmazdı. Bir gün kurtulacağına olan inancı tam bugün sona ermişti buraya geldiğinde 16 yaşındaydı, amcası yanına uğramaz ama sattığı adama yeğenini kötülerdi günün sonunda acısı çıkarılan yine roja olurdu. Acının mesken tutmuş haliydi burası, berdan aşiretin başıydı ve defalarca kez genç kıza dokunmaya yeltenmiş başarılı olamamıştı her defasında çıkan bir engel genç kızın şansını artırıyordu. Odaya giren berdan gözlerini bir kez daha karartmıştı o gece rojaya deli gibi takıntılıydı ve onu kendine istiyordu, gözden ırakta olan evine bir kez daha sevindi burada bağırsa bile kimse onu duymayacak kimse onu görmeyecekti, adımları sakin değildi aç kurtlar gibi önündeki ava odaklanmıştı evet rojayı av olarak görüyor bir mal olarak benimsiyordu ona eğer dokunursa onun olacağını sanıyordu çünkü mantıklı düşünmüyordu genç kızın ömrü boyunca üzerinde leke kalacağına inanmıyordu ona dokunursa roja inadını kıracak onu kabul edecek sanıyordu, böyle erkeklerin her zaman düşündüğü klişeydi bu, bir genç kızı kadın yapmak, hayatın en iğrenç göstergesiydi, bir kızı gözüne kestirdi mi bunu asla önemsemezdi o erkek beyni, şu düşünce vardı o tür adamlarda " ya benim ya kara toprağın." Halbuki öyle olmuyordu ömrü boyunca o kızda bunun vebalini yaşardı ömrü boyunca bunu unutamaz kabusları olurdu, Adımları daha da hızlandı, " seni parayla satın aldım bedenin de benim." dedi o iğrenç sesiyle ve o tiksindirici gülüşüyle kızın korkuyla geriye gitmesine neden oldu. Sanıyorlardı ki parayla satın alınan her kıza dokunabilirim, ama öyle birşey olmadığının, kadının parayla satın alınacak bir mal olmadığının bilincinde değillerdi o iğrenç düşünceli erkekler. " ben senin değilim, zorla sahip olma hakkın yok." dedi roja safça oysa o erkekti yapardı her zaman böyle öğretilmişti erkektir yapar, oysa erkeği kız gibi yetiştirip kız gibi terbiye verseydiniz yapmazdı ama bunu kimse umursamıyordu hiç bir kimse, herkes kendi evladını korumak derdindeydi peki ne uğruna? Bir kızın ırzına geçen erkek, adam mıydı ki? İzinsiz olan hiç bir şey adamlığa sığmazdı oysa berdan öyle vahşi öyle dediğim dedikti ki her istediğini parayla alabilir sanıyordu. " amcan bile seni bana sattı, o kadar değersizsin gözünde." Amca? Baba yarısı amca? Babanın yarısı olan amca yeğenine sahip çıkması yerinde onu bir mal gibi görüp satan amca. Amca demek ne demekti sahi? Toplumumuzda bunu birçok insan unutmuştu oysaki, babası emanet ettiyse kızını, amca ister döver ister söver ister satardı böyle düşünülüyordu, çünkü bu uğurda baba suçluydu o emanet etmeseymiş olurdu ama aslında olay tam olarak böyle değildi. Kimse o genç kızın ne istediğini sormazdı çünkü o annesizdi çünkü o babasızdı çünkü o kimsesizdi birtek amcası vardı ve amcası sahip çıkmak zorundaydı, onun dediği olmak zorundaydı. O gece genç kıza zorla sahip olan adam suçs…