4. Bölüm
Yazar: sesee

“Ya,hayır.Hayır ya.Ebeleme beni.Niye ebeliyorsun ki beni??” diye sızlandım beni ebeleyince Volkan Ağabey. “Çünkü ebelemem lazımdı.Say hadi mızıkçı.” dedi Volkan Ağabey. “Ben mızıkçı değilim , sensin o.” dedim. “Ne zaman gördün mızıkçılık yaptığımı?” diye sordu. Ne bileyim ne zaman yaptığını.Yapmışsındır ama yani. Aklıma gelmiyordu şuan,beklemiyordum çünkü böyle bir şey sormasını. “Gelmiyor aklıma.” dedim diyecek başka bir şey bulamayınca. “Yapmadım çünkü” dedi bu anı bekliyormuş gibi.Bu anı bekliyordu bence zaten.Ama daha fazla uzatmasın,hemen sayıyım,ebeliyim bitsin diye bir şey söylemedim. Yaman ise o sırada ‘Üzgünüm seni kurtaramam’ der gibi bakıyordu dudak büzerek. “Tamam ya sayıyorum.” dedim kabullenerek. “Altı tane ona kadar değil mi?” diye teyit ettim.İkisi de kafalarını olumlu anlamda sallayınca duvara doğru ilerledim ve saymaya başladım. “Bir,İki,üç,beş,altı,dört,sekiz,dokuz,on.” diye saydım ve derin bir nefes aldım.Nefesim bitmişti.Aldıktan sonra bir tane daha on saydım,sonra bir tane daha diye diye altıncı on saymamıda bitirdim.Arkadan sürekli araba geliyordu herhalde arkadan sürekli arabaya geçiyor olmalıydı çünkü sürekli ses geliyordu. Bayağı zaman geçmişti,uzun bir süredir arıyordum ve onları yine de bulamamıştım,hava kararmıştı,normalde saklandıkları her yere bakmıştım. Yoklardı. “Pes.” diye bağırdım en sonunda.Yine de çıkmamışlardı.Geçen ‘pes’ dediğimde kandırıp ebelemiştim,o yüzden olabileceğini düşünüp tekrar bağırdım.”Gerçekten pes.Çağırır birazdan annem zaten,bari yeni tura geçelim,bulamadım.” diye tekrar bağırdım. Sessizlik olmuştu. Hiçbir yerde yoklardı. “Ya çıkın nerdesiniz?” diye bağırdım tekrar.Hala çıkmamışlardı.Yaman’ın oyuncağı ilişti gözüme.Peluş bir köpek.Yere düşmüştü.Sonrasında veririm ya da belki üstüne çökerim hiç vermek diye aldım. “Bak oyuncağın da bende.Çıkın artık!” dedim ve cevap bekledim.“Gidiyorum ya ben çıkmıyorsanız!” dedim ve eve doğru yürüdüm en sonunda. Sinirle söylenerek evin kapısının oraya geldiğimde zile bastım.İçeriden annem, “Kızım sen misin?” diye sordu. “Evet.” diye cevapladım.Ve yanına gittim. “Anne Yamanlar eve mi gitti?Sen biliyor musun?Gördün mü?” diye sordum.Nereden bilecekti tabii de,belki biliyordur diye sordum. “Kızım Yamanlar…” dedi ve sustu. “Yamanlar ney?” diye sordum. “Yamanlar taşınıyor.” dedi bir anda. Yamanlar taşınıyor, Yamanlar taşınıyor, Yamanlar taşınıyor. Kafamda bir kaç kez döndü bu cümle.Ne demek taşınıyorlardı? Nasıl taşınıyorlardı? Neden taşınıyorlardı? Neden bana söylememişlerdi? “Neden? Nereye?” diye sordum. “Yurtdışına.İşle ilgili bir sıkıntıları varmış.Bana da Hülya geldi söyledi öğlen vakti.Çok da bir şey anlatmadı eşyaları topluyordu bir yandan.Onunla vedalaştık biz de” dedi tek nefeste. Bana gideceklerini bile söylememişti. Belki gelir diye camdan parkı izleyip dursam da gelmedi.Her akşam bakıyordum bir umutla parka ama yoktu.Peluşu da hala bendeydi,geceleri onunla uyuyordum.Arasakta çalıyor çalıyor cevap veren olmuyordu. Seni bulamadığım son gün seni kaybettim. .✦ ݁˖ Konser sonrası… Konserden sonra en yakın yirmi dört saat açık olan kafeye gittik.Eve gitmek istemiyorduk zaten kızları bir kaç gün bizde kalmaya ikna etmiştik.Geçirecek çok vaktimiz vardı,evde olsak herkes uyurdu.Yol boyu çenem düşmüş,sürekli konser hakkında konuşmuştum.Susmamıştım.Ama gerçekten çok güzel geçmişti.Eğlenmiş,bir sürü çok güzel fotoğraflar çekinmiş kısacası çok güzel vakit geçirmiştik. Ve Yaman. Yıllar sonra ilk defa görmüştüm onu. Her ne kadar kırgın olsa da sevinmişti Küçük Ceren. Kafeden içeri girdik ve boş bir masa bulup oturduk.Siparişlerimizi verdik.Nur bana döndü. “E sebebi ziyaretimiz belli…” dedi. “Şu Volkan ve Yaman’la karşılaşma konuşalım ve kızlara anlatalım.” diye devam etti ve kızlara dönüp anlatmaya başladı, “Ya şimdi bunlarla biz çok küçükken arkadaştık özellikle Ceren,ben onlara gidince oynuyorduk ama iyi anlaşıyorduk yani.Sonra bunlar taşınmış mı ne.Ben o gün yoktum sonradan öğrendim.Yani bende tam bilmiyorum ya Ceren anlatsın.” dedi ve dördü bird…