2. Bölüm
Yazar: sesee

Nur’ların evine gelmiştik. Bayağı da vakit geçmişti. Ama Nur’la zaman geçirirken sıkılmıyordum. Teyzem bize çikolatalı kek yapmıştı. Bir yandan evcilik oynuyor, bir yandan onu yiyorduk. Çoğu oyunu oynamayı sadece onunla seviyordum. Saklambaç, körebe ve yerden yüksek hariç… Bunları Volkan Ağabey ve Yaman’la oynamayı da seviyorum. Ama Nur’la ve tüm oyunları oynamayı seviyorum. Daha doğrusu onunla her şeyi yapmayı seviyorum. O çok eğlenceli biri. “Ee Volkan falan nasıl?” diye sordu bir anda. “İyidir heralde onun okulu daha uzun sürüyor diye çıkmıyor çok dışarı.” dedim ”İyi olsun.” dedi bebeğini oynatırken gülümseyerek. “Neden sordun?” diye sordum. Daha önce böyle bir şey sormamıştı çünkü. Ya da Yaman’ı neden sormamıştı. Gerçi falan demişti de. Ya da normalde o da ağabey diyordu niye demedi. Merak ediyordum. “Sormayayım mı?” dedi o da söylediğime karşılık olarak. “O yüzden demedim, sadece neden Yaman’ı sormadın ya da ağabey diyordun niye demedin merak ettim.” dedim. “Yaman senin olsun.” dedi ve güldü. Yine niye öyle dediğini anlamadım ama bu sefer bir şey demedim çünkü bir yandan devam ediyordu. “Ben Volkan’ı daha çok seviyorum o yüzden onu sormak istedim” dedi. Bir şey demedim ama sonra aklıma gelen şeyle şaşkınlıktan gözlerimi kocaman açtım. “Yoksa sizde mi annem babam gibi evleneceksiniz?” diye sordum. “Bilmem” dedi ‘e’ harfini uzatarak. “Ama biz şu anda daha çok küçüğüz,annemler kocamanlar.” dedi ve ellerinin kendi boyunun üzerinde kaldırarak annelerimizin babalarımızın büyüklüğünü göstermeye çalıştı. “Büyüyünce belki evleniriz.”dedi ve durdu. Cilveli bir şekilde gülümsedi. Onun o haline güldüm ben de. “Peki sen?” diye sordu bana. Ama ne sorduğunu anlamadım ben de mi Volkan Ağabeyle evlenir miydim bunu mu soruyordu? “Ne ben?” diye sordum dediğini anlamaya çalışarak. “Sen büyüyünce Yaman‘la evlenir misin?” diye sordu tekrardan. Bilmemdim ki.Hiç düşünmemiştim. “Bilmem.” dedim onun gibi. “Hiç düşünmemiştim, dediğin gibi biz küçüğüz ama iyi biri güzel oyunlar oynuyoruz, senden sonra en iyi zaman geçirdiğim kişi olabilir. Ama ya o zamana kadar ya ayrılırsak?” dedim ve dudak büzdüm üzülerek çünkü bu ihtimali hiç düşünmemiştim. Bir anda aklıma gelmişti ve söylemiştim. Onları çok seviyordum ve ayrılmak istemiyordum. Bu halimi görünce Nur bence bana moral vermek isteyerek “Boş ver ayrılırsak daha sonra tekrar birbirimizi buluruz, büyük olcaz sonuçta. Sevmesek de başkasını severiz. Hem biz niye bunları konuşuyoruz ki? Küçüğüz biz oyunumuza devam edelim.” “Edelim.” dedim ama o kadar mutlu olarak devam edemedim çünkü aklımda böyle olma ihtimali kaldı. Onlarla ayrılmak istemem. .✦ ݁˖ Eve gelince rahat kıyafetlerimi giydim, kızlara ve kendime kahve yaptım ve saçımı topuz yaptım, makyajımı sildim, müzik dinledim. Aslında kafa dağıtmaya çalıştım biraz. Evet çok güzel haddini bildirdim ama yine de üzülüyor insan. İnsan ister istemez kendini o kızla kıyaslıyor. Kaan için değil genel olarak. Ve başka bir şey düşünemiyor. Aslında kızda bir hata yok. Sonuçta Kaan beni aldatıyor. Tabii konuşuyorlarsa ve kız da benim olduğumu biliyorsa var tabii ki. Bunları düşünürken de birazcık ağlamış olabilirim. Ve yani bizim on aylık falan ilişkimiz var on ayında da mı bakıyordu ben mi şimdi yakaladım acaba? Niye beni ona benzetmeye çalışırsın ki git onla ol. Dünya bu erkek kişileri yüzünden gelişmiyor. Ben şu zamana kadar bir tane kadından bile böyle bir şey yapmaya çalıştığını görmedim. Gerçekten hemcinslerim harikalar. Kafamın içindeki ses durmadan bir şeyler söylerken kapı çaldı. Kesin Deren ya da Melis gelmişti, çünkü Nur’un ve Sinem’in evi daha uzaktı. Kapıyı açtığımda yanıldığımı anladım. Çünkü dördü birden gelmişti. Ve dördü de bayağı bir süsleyerek gelmişlerdi. Ben pijamam ve ev topuzumla çok gariban kalmıştım. Önce Deren girdi içeri ayağında kahverengi kürküyle uyumlu benden çaldığı kahverengi kürklü tozlukları ve siyah güneş gözlüğü ile çok güzel gözüküyordu. Ve altında siyah topuklular vardı. Saçını da yana atmıştı. elinde gümüş rengi dört tane har…