ŞAKAYIK MATEMİ (+18)

2.BÖLÜM:DÜŞMAN

Yazar:

ŞAKAYIK MATEMİ (+18) – Lanotte kitap kapağı
ŞAKAYIK MATEMİ (+18) – Lanotte kitap kapağı

Bebeklerimmmmm 😁 İkinci bölüm için ben oldukça heyecanlıyım ki umarım sizde benim kadar heyecanlısınızdır 🥲 Başlamadan önce yine uyarmak istiyorum sizi. Bu kitap soft bir aşk hikayesi içermiyor ve pek çok tetikleyici unsur barındırıyor. Bu yüzden lütfen 18 yaşından küçükseniz okumayın 🥺 Ben kaçıyorum ve sizi onlarla baş başa bırakıyorum ama bölüm arası yormalarında buluşalım olur mu? Hepinize keyifli okumalar dilerim ✨ "İnsan kaderiyle ondan kaçmak için saptığı sokakta karşılaşır..." 🌙 Tenimde hissettiğim o soğuğu bu adamın peşinden buraya kadar sürüklediği ölümün getirdiğinin farkındaydım. Şimdi burada ayanı odanın içinde olduğumuzu sanıyordu belki insanlar;hatta o bile. Fakat ben ekimin kasıma bağlandığı bu geceden beş yıl öncesine gitmiştim. 2020'nin on bir kasımındaydım ve hissettiğim soğuğun keskin acısının henüz geçmeyeceğin farkındayım. Gökten döküle iri kar taneleri yüzüme, saçlarıma ve çıplak bedenime dökülüyordu. Bir insanın ruhunu paramparça edip sonra da yapıştırmak elbette bir vazoyu yapıştırmak ile aynı mantıkta çakışmazdı. Şimdi ruhumun kırıklarından acı sızıyordu ve beni o koyu yoğunlukta boğulmaktan kurtaran tek şey de karşımdaki Gündüz Savrana ait buz mavisi harelerdi. Bir isim vardı zihnimde, beş yıldır durmadan düşündüğüm gerçek mi hayal mi olduğuna asla emin olamadığım. Bir belirsizlikten ibaret olan o geceyi şimdiye kadar fark etmeden hayal olarak varsaymıştım sanırım. Sanki her şeyiyle hayaldi o gece ve ben şimdi aslında gerçek oluşu ile yüzleşiyordum. Ölüme bir karış mesafede dururken hissedemediklerim ile birlikte o güne ait bütün acının üzerime çullandığını hissediyordum. Gözlerimin gezindiği kumral saçlarına karlar yağmaya başladı sanki onun da. Gündüz Savranın Gözleri ise odada hiç bir yere dönmeden sadece bana bakıyordu ama yüzünden de gözlerinden de en ufak bir hissin yansıması geçmiyordu. Beklediğim şey beni tanımasıydı. Utanıyordum bunu söylemekten ancak öylece ölüme terlettiği bir kadını hatırlamak zorundaydı. Kaç kez birini karın ortasında kendi şeytanlarına teslim edersiniz ki? Özür dilerim demişti ben de affetmiştim. Ben hatırlıyordum onu affedişimi o da hatırlamalıydı gaddarlığı ile ölüme bıraktığı kadını. Gündüz Savran... Beynimin sağlam kalan son parçalarında sadece bir ismle kendine büyük bir hacim edinmişken soy adı ile benliğimi kaplayacak kadar büyük bir tehditti benim için. O ise bunu fark bile etmeden ardı bomboş mavilerini gözlerimde gezdirmek dışında hiç bir şey yapmıyordu. Hatırlamadı gece... Nasıl hatırlamaz ... o bizi öylece bıraktığında biz öldük gece! Nasıl hatırlamaz! İçimde hissettiğim öfke büyük bir hayranlıkla karışıyor ortaya da kala kalmış bir gece çıkıyordu. Ne hissetmem gerektiğini bile bilmiyordum ben. Beni ölüme terk etmişti. En yalın hali ile gerçeklik buydu ancak benim zihnim o gece kısa bir anlığına beni kurtarmak istemiş olmasına odaklanıyordu. Çarpık bir zihindi işte. En büyük düşmanın da bu yüzünden bizzat oydu. Normal bir insanın yapacaklarını yapamazdım ben. Ondan dupduru nefret etmemiştim hiç bir an. Garipti evet belki de hayalden ibaretti ama ben ondan bir hayalken bile nefret edemediysem gerçekliği ile nasıl baş ederdim. Geceye kıymıştı o. Şu halde saf kötüydü bu adam. Peki ya başta kurtarmak istemiş olması geceyi? Karşımda sakince oturuyor nefes seslerinin kapladığı odada bir tek onunkini duymayı istediğimi bile hissetmiyordu. Benim takıntılarım geçmezdi. Farkına varmalıydı. Ama o karşısında oturan kadının ne tür bir illet olduğunun farkına varmamıştı. Bana bakan gözler beni bir kasım gecesinde bıraktığı o çaresiz kadın olarak hatırlamazsa ona duyacağım öfke büyüyecek ve beni kurtarmak istemesini bile unutacaktım. Böyle olmalıydı. Fakat ben ona baktıkça o gece ona baktığım ilk andan itibaren içimi kaplayan hayranlıkta boğulmakla meşguldüm. Güzel bir adamdı. İri bedeni oturduğu sandalyede en dik hali ile bana açıkça meydan okuyor kumral saçlarının dağınıklığı ile siyah takım elbisesinin kusursuzluğu büyük bir zıtlık yaratıyordu. Keskin hatları en bel…

Bölümün tamamını WritePad'de oku