ŞAKAK LALESİ

İKİNCİ BÖLÜM ✨

Yazar:

ŞAKAK LALESİ - Sümeyye Cin kitap kapağı
ŞAKAK LALESİ kitap kapağı

Yeni bir canın dünyaya gelişine tanıklık etmek… Bir doktor için bundan kıymetli ne olabilirdi ki? O minik bedenin ilk nefesini duyup hayata avuçlarımın içinde “merhaba” deyişine şahit olmak, tüm yorgunluğumun yegane ilacıydı. Bebeği, gözleri parlayan taze annesine gösterip gereken kontrolleri yapması için hemşireye teslim ederek doğumdan önce annesinin verdiği ismi yazılı bilekliği de minik bileğine takmalarını istedim. O doğumla nöbetim bitmişti. Kahvemi yudumlayıp, yakın arkadaşım Rahşan’ın mesajlarına cevap verdim. Rahşan: “Elvan, bu ara sana çok vakit ayıramadım, telafi için küçük bir tatil mi yapsak?”(18.45) “Sanırım şu an da sen uygun değilsin, müsait olduğunda haberleşelim. Öptüm!”(19.00) “Doğumdan çıktım canım, nöbetim birazdan bitecek kendime gelir gelmez arayacağım seni. Öptüm!” (06.00) Mesaimin bitmesiyle odama geçip üzerimi değiştirdim. Yedek önlüğüm ve scrubsun dolapta olduğunu görünce çıkardıklarımı yanıma alıp hastaneden çıktım. Konağın kapısına vardığımda derin bir nefes aldım. Babam, Urfa’nın sözü dinlenen büyüklerindendi. Hürmet edeni olduğu kadar düşmanı da çoktu. Kapıdaki korumalara selam verip avluya girdiğimde, çardakta oturan Boran ağabeyimi gördüm. Yorgunluğuma rağmen içimde tuhaf bir sıcaklık yayıldı. Annemi doğduğum gün toprağa vermiştik, bu yüzden ailemin bana karşı hep ayrı bir hassasiyeti vardı. Ben istemesem de herkesin bana davranışı hep daha özenli olmuştu. Babam, annemin yokluğunda bizi yalnız büyütmemiş, kısa süre sonra Azade annemle evlenmişti. Azade annem hayatımıza sonradan girse bile ne Boran ağabeyimi ne de beni kendi çocuklarından ayırmadı. Azad, Adar ve Şilan… Hepsi benim kardeşimdi. Özellikle Şilan’ın ablalık yarışına giren tatlı kıskançlıkları bile kalbimde bir tebessümdü. Ağabeyimin kollarına koşup sımsıkı sarıldığımda, saçlarıma kondurduğu öpücükle bütün yorgunluğum eridi. “Hoş geldin can parçam,” Yorgun sesi kafasından atamadığı düşüncelerindendi. “Hoş buldum,” dedim, “Ama sen hoş görünmüyorsun. Artık her sabah beni kapıda bekleme. Yengemin son günleri yaklaşıyor, yanında olman gerek.” Sözüm onu mümkünmüş gibi biraz daha düşündürdü. Annemizi kaybetmemizin korkusunu karısında yaşıyordu. Evlendikten yıllar sonra karısı Asude’nin evlat hasretine dayanamamış çocuk fikrini kabul etmişti. Şimdilerde Asude son aylarına yaklaşmış ağabeyimse en büyük korkusuyla yüzleşmekten korkar haldeydi. Onu kaybetme korkusu aylardır peşini bırakmıyordu, bilirdim. Sözlerime karşın her zamanki nezaketiyle alnıma bir öpücük kondurup odama gitmemi söyledi. İçindekileri karısından başkasıyla paylaşmazdı. Ona saygı duyarak merdivenleri çıktığımda o da peşimdeydi. Her zamanki gibi önce karısına sonra kardeşlerimize uğrayacak ve tekrar odasına öyle çekilecekti. Odama girip üstümü değiştirdiğimde, yatağımın sıcaklığı beni hızla içine çekti. Nöbetin yorgunluğu yavaş yavaş üzerimden kayıp giderken huzurlu bir uykuya daldım. Ertesi sabah ev, her zamanki telaşıyla uyanmıştı. Azade annem mutfakta koşturuyor, ikizler merdivenlerde birbirini kovalıyor, Boran ağabeyim ise karısını bu iki afacandan korumaya çalışıyordu. Sesleri odanın içine doluşurken her sabah yaşadığımız rutine alışmıştım. Kapımın vurulmasıyla gülümseyerek gözlerimi araladım. Azad ile Adar’ın yüksek sesli “Abla!” nidalarıyla güne başlayınca gülmemek elde değildi. Üstümdeki kıyafetimi düzelterek girmelerini söylediğimde anında odaya dalmışlardı. İkisini de yatağıma çektim, yanaklarından öptüm. Kocamanlardı ama gözümde hiç büyümüyorlardı. Erkeksi kahkahalar odada yankılanırken bende onlara katıldım. Tam o sırada, evde alışık olmadığımız bir ses yükseldi. Kahkahalarımız bir bıçak gibi kesildi. Boran ağabeyimin öfkeli sesi yankılanıyordu. Kalbim bir an yerinden sökülecek gibi oldu. Ağabeyimin sesini yükselttiği tek bir an bile hatırlamıyordum. Kardeşlerimle birlikte toparlanıp hızla avluya indiğimizde, babamla karşı karşıya durduğunu gördüm. “Bu aşiretin reisi benim, Gani Ağa!” diye haykırıyordu. “Ben evet demeden söz verilmez!” Donup kaldım. Hayatımda il…

Bölümün tamamını WritePad'de oku