YEDİNCİ BÖLÜM — ÇEKİM
Yazar: VESPER

LİVİA Sabah kafese gittiğim gibi Eli'nin odasına doğru yürüdüm. Kafamdaki teorinin işe yarayıp yaramadığını merak ediyordum. Eli kapıyı açtığında yüzüne baktım. Farklıydı. Dün sabahki o ağırlık yoktu. O yarı baygın duruş, o içe dönük bakış yoktu. Bunların hiçbiri yoktu. Eli ayaktaydı, gözleri açık ve zihni berraktı. Yüzündeki gülümseme farklıydı. İyi anlamda farklı. "Olmadı." dedi. Durdum. "Ne olmadı?" "Boşluk. O gece yarısı uyanma." Omzunu dayadı kapıya. "Uyudum. Sabah kalktığımda sadece uyumuş gibi hissettim. Başka bir yere gitmiş gibi değil. Sadece uyumuş gibi." Ellerimi cebime koydum. Defteri çıkarmadım bu sefer. Sadece baktım. Eli bana baktı. "Bu iyi bir şey mi?" "Evet." dedim. "İyi bir şey." Bu doğruydu. Ama altında başka bir şey vardı; sessiz, ağır, Maria'nın adını taşıyan bir şey. İlk adımdı bu. Sadece ilk adımdı. Ama ilk adım atılmıştı. "Devam edeceğiz." dedim. "Her sabah bana rapor vereceksiniz. Ne hissettiniz, ne kadar uyudunuz, sabah yorgunluğu kaç puan vb. Tamam mı?" Eli başını salladı. "Tamam." Koridora döndüm. İçimde o ses. Maria'nın sesi değil benim sesim, tek bir şey söylüyordu. Devam et. Architect ile koridorda karşılaştık. Kafesin önünden geçiyordum, o karşıdan geliyordu. Adımları her zamanki gibi ölçülüydü. Bana baktı. Ben de baktım. İki saniye, belki üç. "Eli'nin durumu." dedi. Soru değildi. "İyileşme var." dedim. "Detaylı raporu akşam veririm." Başını salladı. Hızla yürüyerek yanımdan geçti. Ben de dövüşçüler hakkında bilgi edinmek için Raze'den dosyaları aldım. Odama geldiğimde dosyaları açtım ve dövüşçülerin genel durumuna bakmaya başladım. Eli'nin durumuna benzer durumlar diğer dövüşçülerde de vardı. Alınan notlara baktığımda kalıntı dövüşçülerin kafesteki dövüşlerini etkilemiyordu; dövüşürken Omega'nın etkisiyle kendini kusursuz, güçlü ve durdurulamaz hissediyorlardı. Ama gece olduğunda işler değişiyordu. Diğer dövüşçülerin isimlerini defterime not aldım. Eli'de işe yarıyorsa diğerlerinde de yarayabilirdi. Bir an durdum. Omega'yı geliştirmek için değil, kökünü kurutmak için gelmiştim buraya. Ve kimin formülümü bu derece geliştirdiğini bulmak için. Ama şu an günahımı silmek için Omega'yı geliştiriyordum. Sadece kendi bencilliğim için. Arkama yaslandım. Ne yapabilirdim ki. İnsanlar bencillikleri uğruna insanları, olayları ve durumları kullanırdı. Ben de onlardan biriydim. Bunları düşünmeyi bıraktım ve işime döndüm. Akşama kadar Architect'e raporu hazırlamalıydım. Albert'ın mesajı öğleden sonra geldi. Mesaj: Richard Architect'e mesaj gönderdi. Ortaklık teklif ediyor. Formülü paylaşmak, pazarı bölmek, rekabeti bitirmek için. Karşılığında Kafese dokunmayacak. Architect'in imparatorluğuna saygı gösterecek. Son satırda ince bir tehdit var. Kabul etmezseniz, başka yollar denerim. Dikkatli olun Livia, her an ikinci bir hamle olabilir. Kafeste kimseye güvenmeyin. Benden haber bekleyin. Bana ulaşamamanız deşifre olduğunuz anlamına gelir. Albert'ın mesajına inanamayarak baktım. Richard Architect'e meydan okuyordu. Architect bunun altında kalmaz diye düşündüm. Architect'i tanıyordum. Tanıdığımı kabul etmek istemiyordum. Ama tanıyordum. O sessizlik,nötr bir tavır, bir hesaptı. O cevapsızlık bir hamleydi. Ve o hamlenin ne olduğunu bilmek istiyordum. Akşam Raze yanıma geldi. "Architect seni istiyor." Yukarı çıktım. Architect masasının başındaydı. Başını kaldırmadı hemen. Bir kâğıdı inceliyordu. "Eli'nin raporu." dedi. "İlk gece başarılı." dedim. "Boşluk hissedilmedi. Takip ediyorum." "Formülde ne değişti?" Masaya yaklaştım. Defterimi açtım, notlarımı önüne koydum. "Magnezyum ve B6 kombinasyonu." Sayfaya eğildim, parmağımla ilgili satırı işaret ettim. "Amigdalanın reset sonrası yeniden başlamasına köprü kuruyor. Beyin kendini tutacak bir sinyal buluyor." Architect eğildi. Aynı kâğıda,aynı satıra baktık. Aramızdaki mesafe birkaç santimdi. Ve o an, tam o an, kokusu geldi. Odunsu, derin, temiz. Parfüm değildi; teninin ve sabunun karıştığı, soğuk havanın üzerine yapıştığı türden bir koku. Ama güzel bir kokuydu. Tam anlam…