SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES

BEŞİNCİ BÖLÜM - REFLEKS

Yazar:

SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES – VESPER kitap kapağı
SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES – VESPER kitap kapağı

LİVİA Gece geç vakitti. Kafes'in alt koridorları bu saatte farklı bir his veriyordu. Yukarıda hâlâ müzik vardı, hâlâ bağıranlar, hâlâ dönen ışıklar. Ama buraya inmiyordu bağırışmalar. Buraya sadece o müziğin bas sesi iniyordu; duvarlardan hissedilen, zemin boyunca yayılan, kalp atışına karışan türden. Tezgâhın başında çalışıyordum. Eli yoktu, Raze'in sesi uzaklaşmıştı. Ben yalnızdım ve yalnız olmak bu gece iyi geliyordu. Defteri açtım. Bir haftadır kafesteydim ve her gece o deftere birkaç satır daha ekliyordum. Formül notları. Reset mekanizması. Çapa fikri. Kelimelere dökmemiştim henüz tam olarak ama zihnimin içinde şekilleniyordu; bir iskelet gibi, eti henüz yok ama kemikler durması gereken yerini alıyordu yavaş yavaş. Kalemim zihnimin yönlendirmesiyle ilerliyordu. O kadar içine dalmıştım ki adımları duymadım. Başımı kaldırdığımda tanımadığım bir adam tezgâhın üç metre önünde duruyordu. İçimde o alarm mekanizması devreye girdi; sessizce, hızla, alışkın bir otomatiklikle. Çıkışları gözden geçirdim. Adamı taradım. Orta boylu, sıradan görünümlü. Bu ortama ait olan türden biri değildi ama bu ortama uyum sağlamış olan türden biriydi. Fark vardı ikisi arasında; ait olan insanlar Kafesi taşırdı, bu adam ise Kafesi giymişti, üzerinde duruyordu ama içine işlememişti. Yürüyüşündeki hesap bunu ele veriyordu. Defterin üzerine elimi koydum. Kapattım. "Yardımcı olabilir miyim?" Adam cevap vermedi. Sadece baktı. O bakışta tanıma yoktu; değerlendirme vardı. Bir şeyin fiyatını biçen birinin bakışı. Bir adım attı. "Buraya ilk kez geliyorsunuz," dedim. Soru değildi. "Evet." Sesi boğuktu. "Ama sizin için durum aynı değil.” "Bu bölüme herkes giremez. Raze'i arayayım." "Gerek yok. Sizi görmek için geldim zaten." Tüylerim diken diken oldu. Geri adım atmadım. Duruşumu korudum; sırtım dik, ellerim tezgâhın üzerinde, gözlerim onda. "Ben Clara Weiss," dedim. "Siz de..? “ Adam hafifçe güldü. İçten değildi. " Sizi tanıyorum." Sesindeki boğukluk derinleşti. "Meridian Kongresi. 8 ay önce. Nörokimya paneli." Zihnimde bir buz kırıldı. Meridian Kongresi'nde Clara Weiss yoktu. Meridian Kongresi'nde Livia Ardent vardı. "Başkasıyla karıştırıyorsunuz." ""Hayır." Başını iki yana salladı. "Saçınızın rengini değiştirmişsiniz. Gözlükleriniz yok artık. Ama kemik yapısı değişmiyor, Dr. Ardent. Burun köprüsü değişmiyor." Her kelime bir çivi gibiydi. "İçeri girerken güvenliğe kim olduğunuzu söylediniz mi?" dedim. "Hayır." "Neden burada olduğunuzu söylediniz mi?" "Hayır." "O zaman bu konuşma bitti. Çıkışı gösterebilirim." Adam elini kaldırdı. Küçük bir hareket ama yeterince netti. "Oturun." Oturmadım. "Bu binanın sahibinin kim olduğunu biliyorum,ve sizi buraya o çağırmadı." Adam bir an durdu. Sonra güldü. "Zekisiniz. Ama bu sizi kurtarmaz." Adım attı. "Burada ne aradığınızı öğrendim. Çok fazla bilgi sorun yaratır." "Kime sorun yaratır?" Cevap vermedi. Cevabına gerek yoktu; o değerlendirme bakışı her şeyi söylüyordu. Bu adamı buraya gönderecek kadar bu ağda yeri olan biri... Aklıma hemen tek bir isim geldi. Richard. Elini cebine attı. O an her şey yavaşladı. Beyin tehlike anında böyle yapıyordu. Adamın elini cebine atıp, elini cebinden çıkarken avucunda tuttuğu metali gördüm. Yüzündeki iş bitirme ifadesini gördüm. Koridorun sonundaki lambanın titrediğini gördüm. Ve bir şeyi daha gördüm. Koridorun karanlık tarafından gelen o hareketi. Önce havanın kesilmesi gibiydi. Sonra bir ağırlık geçti yanımdan. Hızlı, kesin, hedefini bilen. Adam duvara çarptı. Bıçak yere düştü. Metal zemin üzerinde döndü,sonra durdu. Architect'ti. O an dondum.Adamın bağırma sesiyle kendime geldim. Sol kolundaki o çizgiyi görene kadar bir saniye geçti. Bıçak kolunu kesmişti.Derin değildi ama kanıyordu. O kan benim için akmıştı. Eli koşarak içeri girdi. "Ben hallederim." dedi. Architect adamı Eli’ye bıraktı. Bana döndü. Ben hâlâ tezgâhın yanında duruyordum. Hareket etmemiştim. Ve bana bakan gözlerin ardında, göğsümün tam ortasında bir anda hatırlamadığım bir şey gün yüzüne çıktı. Şimdi bunun sırası deği…

Bölümün tamamını WritePad'de oku