SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES

YİRMİ ALTINCI BÖLÜM- KAOS

Yazar:

SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES – VESPER kitap kapağı
SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES – VESPER kitap kapağı

ARCHİTECT Elias amcaya kafesin güncel kurallarını verip kafese dönerken Marcus’un telefonu çaldı. Telefonu kapattıktan sonra bana baktı. “Efendim babanız kadar olmasa da profesyonel bir kiralık katil buldum. Şuan müsait olduğunu söyledi. Hazır dışarıdayken görüşelim mi yoksa kafese mi dönelim?” Marcus’a baktım. “Adamla görüşelim. Asya mahallesindeki restoranlardan birine çağır.” Marcus başıyla onayladı ve telefonla konuşmaya başladı,adamı restorana çağırdı. Asya mahallesine doğru sürdü arabayı. Restoranın önünde durduk. Restoranın sahibi olan yarı amerikalı yarı japon Henry beni karşıladı. “Hoşgeldiniz efendim. Arabanızı görünce hemen geldim. Uzun zamandır uğramadınız.” “Yoğundum Henry. Bir misafirim gelecek. Bize yiyecek birşey hazırladıktan sonra dükkanın kapısına kapalı levhasını tak ve arka kapıdan çık. Marcus dükkanı kilitleyip anahtarını sana getirir.” Henry bana baktı. Önümde hafifçe eğildi. “Nasıl isterseniz efendim. Her zaman yediğiniz menüyü pişiriyorum o halde.” “Evet onu pişir.” diyerek yerdeki minderlerin önünde durdum. Ayakkabımı çıkardım ve minderin üzerine oturdum. Marcus arkamda durdu. Henry bana yemek gelene kadar yeşil çay getirdi. Masama koydu ve mutfağa geçti. Siyah saçlı,yeşil gözlü,uzun boylu,kaslı bir adam dükkana girdi. Marcus ile göz göze geldik. Başıyla onayladı. Kiralık katil bu adam mıydı? Hiç bu kadar bakımlı bir kiralık katil görmedim. Üzerine giydiği kahverengi keten gömleği, altındaki beyaz keten şortu ve ayağındaki kahverengi sandaletleri ile kiralık katilden başka her şeye benziyordu. Masamın yanına geldi. Bana baktı,elimle oturacağı yeri işaret ettim. Sandaletlerini çıkardı ve mindere oturdu o da. “Hoşgeldin.” Başıyla onayladı. Marcus adamın yanına geldi,arkasına geçti ve gömleğinden tutup adamın başını masaya vurdu. Ve elini çekti. “Cevap ver.” Adam bana baktı,başı kanıyordu. “Nasıl yardımcı olabilirim?” diye sordu başındaki kanı silerken. Güldüm. Ceketimin iç cebinden Richard ve Amelia’nın resmini çıkardım. “Bu iki kişiyi öldüreceksin. Daha doğrusu önce oynayacaksın.” Adam bana baktı,başıyla onayladı. Sonra hemen konuşmaya başladı. “Anlaşıldı. Nasıl oynamamı istersiniz?” “Arabasının önüne küçük notlar bırakarak başla. Sonra da olayı trafik kazası gibi göstereceksin. Adamlarım da arabasındaki fren sistemini bozacak. Komplo gibi göstereceğiz. Komplo ve kaza denk gelmiş gibi.” Adam bana baktı,gülümsedi. Bu babamdan en çok yapmasını istedikleri bir yöntemdi. “Demek bizim sektördeki kralımızın namı sizinde kulağınıza geldi. Ona da en çok bu yöntem ile gelirlermiş.” “Öyle.” dedim alaycı bir tonda. “Kulağıma geldi. Ve senin kralınız kadar olmasa da en iyisi olduğunu öğrendim.” Gözlerini kıstı önce,sonra başıyla onayladı. “Evet,kralımdan öğrendim. Onun hayatta kalan varisi benim.” Babamdan mı öğrenmiş? İmkanı yok. Birşey demedim,gözlerine baktım. “O zaman bana neler yapabildiğini göster. Richard ile kedinin fareyle oynadığı gibi oynamanı istiyorum. Nasıl yapacağın sana kalmış. Yaratıcılığını konuştur. İşin bitince de bana kazayı ve ölü bedenlerinin fotoğrafını çek, Marcus’a yolla. Ödemeni yapalım.” “Ne kadar istediğimi bilmeden mi tutacaksınız beni?” “Miktarı sen işini bitirince Marcus’a söylersin. O da işin düzgünce halledildiğinden emin olunca ödemeni yapar.” Gülümsedi,dudaklarını yaladı. “Nasıl isterseniz.” O sırada yemeklerimiz geldi. Henry yemeklerimizi getirdi ve saygıyla yanımızdan ayrıldı ve dükkandan çıktı. Adam bana baktı,mekanın sahibi olduğumu anladı. Birşey demeden yemeğini yemeye başladı. Yemeklerimizi yerken ayak bileğimde çorabımın lastik kısmına sıkıştırdığım çakıyı çıkardım, saldıracaktım ki elimi havada tuttu. Gözlerime baktı. Elimi büktü,güldüm. Ayağa kalktım ve bana doğru gelirken onu etkisiz hale getirdim. Kolunu kırmadığıma şükretmeli. Kolunu büktüm. Bana baktı. Marcus hareketlendi. “Dur Marcus,testimi mahvetme.” Marcus hemen geri adım attı. Adam bana baktı. Kolunu çekti. “Refleksleriniz kuvvetli.” “Sizinde kuvvetli. Yemek yerken gardını düşürdüğünü sandım ama iyiydin.” “Ye…

Bölümün tamamını WritePad'de oku