ON İKİNCİ BÖLÜM - KIYAMET
Yazar: VESPER

LİVİA Sabah altıda uyandım.Bileğim hâlâ sızlıyordu. Önemsemeyecek kadar az, ama oradaydı. Architect’in ayağıma sardığı bandajlara baktım. Bol sarmıştı önce,sonra düzeltmişti. Gülümsedim istemsizce. Sonra gülümsediğimi fark edince gülümsememi durdurdum. Omegaları ve enjektörleri alıp odamdan çıktım. Bugün dövüşçülere omeganın geliştirdiğim halini verecektim. Dövüşçüler antremana ara vermiş,soyunma odasında dinleniyorlardı. İlk Rio'nun yanına gittim.Dün gece maçı kazanmıştı. Yüzünde dünden kalma yaralar hala duruyordu. Kaşı hâlâ şişti. Bana baktığında o omega gülüşü yoktu. Daha temizdi. Daha gerçekti. Yanında duran boş tabureyi çektim ve tam karşısına oturdum. “Bugün size omeganın yeni versiyonundan vereceğim. Etkileri ve gece uyanıp boşluk hissetme durumlarını yarın Raze aracılığı ile bana ilet.” Gözlerime baktı ve başını salladı. Kolunu bana doğru uzattı. Avucunı sıkmasını söyledim ve damarını bulmak için elimde damarını aradım. Bulduğumda dezenfektan dökülmüş pamuğu koluna sürdüm ve iğneyi damarına batırdım. Omegayı enjekte ederken gözlerine baktım,tepkisine. Bana baktı ve gözlerini kapattı.Derin bir nefes aldı ve omuzları gevşedi. Gözlerini açıp bana baktığında omega etkisi gelmişti. Bana baktı,elime defteri alıp birkaç not aldım.Aldığım notları gördü ancak okuyamadı. Gözlerinden bir merak duygusunun geçtiğini gördüm. Rio'ya bakışlarımı yönlendirdim ve sordum. "Sabah nasıl hissediyorsun genellikle?" "Ağır," dedi. "Sanki bir yerden düşmüşüm gibi." "Düşüyorsun zaten." Hafifçe güldü. İlk kez güldüğünü görüyordum. Defterimi kapattım ve ayağa kalktım.Sonraki dövüşçüye geçtim. Beş dövüşçü. Beş farklı tepki ile karşılaşacağımı düşündüm. Tahmin ettiğim gibi de oldu. Birincisi Rio — ağır uyanış, net zihin. Kevin’in yanına doğru yürüdüm. Soyunma odasında olan koltuklardan birine oturdum. “Merhaba,bugün size geliştirilmiş omegadan vereceğim.Kolunuzu uzatın.” Kevin bana baktı ve kolunu bana doğru uzattı. Aklında bir soru vardı. Sormak istiyor ancak soyunma odasında köşede duran Raze’e bakıyordu. Raze’i soyunma odasına girdiğim gibi gördüm ancak görmemiş gibi yaptım. Kevin bana tekrar baktı,iğneyi damarına batırdım ve omegayı enjekte etmeye başladım. Aynı tepkiyi Kevin de verdi.Gözlerini kapattı ve rahatladı. Sanki duyguları üzerinde yük olmuştu ve omega sayesinde yükleri kalkıyordu. Bana da öyle olmuştu. Omega bu açıdan çok yardımcı oluyordu. “Kevin.” Gözlerini açtı ve bana baktı. “Nasıl hissediyorsun?” “Belli olmuyor mu?”diyerek bana rahatlamış bir vaziyette bakmaya devam etti. Kevin’nin hikayesini merak ettim. Üstünde ne tür yükler vardı da bu yüklerden kurtulduğunda rahatlamıştı? Herkesin kafese geliş hikayesi vardı. Ve eminim ki hepsi de birbirinden farklı ve kötüydü. “Sabah uyandığında nasıl hissediyorsun?” Hiç uyumamış gibi hissediyorum, ama aynı zamanda da enerjik uyanıyorum. Uyumama hissi beni yavaşlatmıyor.” Kaşlarımı gayri ihtiyari kaldırdım ve defterimi açıp not almaya başladım. Bu tutarsızdı.Notumu alırken Kevin bana merakla baktı. Ama birşey demedi. “Yeni formülün etkilerini yarın bana Raze aracılığıyla haberdar et.” diyerek kalktım koltuktan ve sıradaki dövüşçünün yanına gittim. Üçüncü dövüşçünün adı Sarah. Kafesteki tek kadın dövüşçü. Kadın olmasına rağmen vücudu diğer dövüşçüler gibiydi. Fit ve karnında baklavaları vardı. Üstünde ip askılı crop üst vardı.Altında ise mavi şort vardı. Ona doğru geldiğimi gördü ve beni sevecen bir şekilde karşıladı. “Merhaba.” Bende ona gülümsedim ve “Merhaba.” diyerek önüne oturdum. Siyah uzun saçlarını at kuyruğu yapmış,elindeki yarım eldivenleri ile oldukça havalı görünüyordu. “Ben Doktor Clara Weiss. Bugün size omeganın yenilenmiş halini vereceğim. Lütfen kolunuzu uzatın.” dediğimde gülümsedi ve heyecanla bana baktı. “Omeganın gelişmiş halini merak ediyorum.” diyerek bana içten bir şekilde gülümsedi. Gözlerindeki merak beni neşelendirdi. Omegayı one enjekte ederken bana meraklı gözlerle bakmaya devam etti. İğneyi çıkardım ve pamukla bastırdım. “Kafeste sizin gibi bir doktorla tanışmakt…