Sahte Kimlikler...

1. Bölüm Olay Gecesi...

Yazar:

Sahte Kimlikler... – Sinem Şahin kitap kapağı
Sahte Kimlikler... – Sinem Şahin kitap kapağı

...Öztürk Koleji, Olay Gecesi... Ortalıkta gezinen, yatakhanesine inmeyen biri var mı? " Kontrolünü yaptıktan sonra evine ve çocuklarına kavuşmak için okuldan odasının kapısını kilitleyerek ayrıldı. Bu okul onun için kafa yorgunluğundan başka bir şey değildi. Hem şirketi hem okulu idare etmek artık ona çok fazla geliyordu. Yaşadıkları da cabasıydı. Aklında sürekli yaşadığı, yaptığı şeyler dönüp duruyor, pişmanlığı adeta onun sırtını kamburlaştırıyordu. Ne ailesine ne sevenlerine tek bir laf edemiyordu. Kafasında kurduklarını kendi özel defterinden başka bir yere anlatamıyordu. Düşmanları çoktu. Hatta o kadar çoktu ki geçen sene onun hayatından biricik karısını almışlardı.Bir yandan hakkettiğini, yaktığı canların hesabı olduğunu düşünse de çocukları için, içi kan ağlıyordu. Arabasına doğru gelmiş olan okul sahibi Çetin Öztürk, her zamanki bıkkın tavrıyla kapısını açıp şoför koltuğuna bindi. Büyük ihtimalle çocukları evde onu bekliyordu. Çünkü Genelde eve gitmez okulun yanındaki barakada kalırdı. Bu sefer özlemi ağır basmış evine gitmek için bomboş ve karanlık yolda yavaşça ilerliyordu. Sokakta tek tük arabalar vardı. Yağmur yağıyor, hava da hafif sis geziyordu. Zar zor önünü seçebiliyordu.Arkadan gelen korna sesi ile dikkati yoldan kaçmıştı. Kim olduğunu daha doğrusu neden kornaya bastığını anlamamıştı. Sonuçta yol boştu. Korna sesini takmayıp yoluna devam etmeye başladı. Telefonu mesaj sesi ile açıldı. Mesaj gizli numaradan gelmişti. İçini korku kaplamıştı. Bir yandan yola bakıp bir yandan mesajı açtı. ' Sağdaki yoldan orman yoluna sap, arkandayım. Eğer bir hareketini görürsem şuan evinin önünde bekleyen adamlarım, çocuklarını annelerinin yanına gönderir.' Dediğini yapıp sağdan orman yoluna saptı. Korkudan terlemeye hatta titremeye başlamıştı. İçinden kendine kızıyor, yaptıklarını düşünüyordu. Tekrar telefonuna mesaj geldi. 'Şimdi arabayı durdur. Arabadan inme' Arabayı bir kenarda durdurdu. Şuan İstanbul - Ankara yolu üzerindeki bir ormandaydı. Telefonuna tekrar mesaj geldi. 'Kapının kilidini aç! Bekliyorum.' Kalbi artık korkudan duyabileceği kadar hızlı atıyordu. Kapının kilidini açtı. Arabaya yüzü maskeli biri bindi. Elleri siyah eldivenliydi. Siyah giyinmişti. "Yaptıklarının cezasını ödemeye hazır mısın? Bugün burada hem sen öleceksin hem de okuluna bir hediye vereceğim. Ama ölümün kolay olmayacak" Yaklaştı Yaklaştı. Yüzündeki maskeyi çıkardı. Bu adamı tanıyordu. Şaşkın şekilde yüzüne bakıyordu. Adam elini bacağına koydu. Okşamaya başladı. Eli daha da hızlandı. " Şimdi yaptıklarının aynısını sen yaşa, bakalım nasıl oluyormuş." ... İşleri bitmişti. Adam maskesini eline aldı. Üzerini giyindi. Ceketinden silahı çıkardı. Susturucu taktı. Bir şey demeden Çetin'e Yaklaştı. Son bir kez az önce yaptığını tekrarladı. Kafasına silahı koydu. Eli ile yine bacağını Okşamaya başladı. " Son sözün var mı?" " Okşamayı kes!" Adam güldü. İnadına daha çok Okşamaya başladı. Silahın tetiğini çekti.Silahın parmak izlerini silip arabadan dışarı attı. Arabadan Son bir kez zevkini giderdikten sonra indi ve kayıplara karıştı... ...Murat Akdağ... Hayat, insana türlü türlü oyunlar oynar, her seferinde seni yanıltır, Tamam dersin, güzel gidiyor dersin ama daha sonra bir bakarsın her şey sarpa sarmış, elinde olanlar birer birer kayıp gitmiş, sen olduğun gibi kalmamışsın... hatta o iyi gününde yanında olan akrabalar seni o gününde çöp gibi görmüş, Kısacası hayatının içine etmişler.Hayatımın en güzel çağlarından birindeydim. '24 yaş' benim en çok gelmek istediğim bir yaştı. Çünkü bu yaşımda her şey yoluna girmişti. Bir haber ajansım olmuş hatta baya ünlenmişti. Ben Murat Akdağ İstanbul üniversitesi gazetecilik bölümü mezunuyum. Aynı zamanda İstanbul'un en ünlü üç ajansından birinin sahibiyim. Onun yanında bilinmeyen haberleri, olayları'da araştıyorum. Ne kadar başkalarına karşı sert, diktatör olsam da kardeşlerime yani tek aileme karşı komik, sevecen olabiliyordum.Hayatım güzel gidiyordu. Tâki üç ay öncesine kadar... Biz çok mütevazi bir aileydik. Annem ş…

Bölümün tamamını WritePad'de oku