Sahne Çocukları

6. Bölüm

Yazar:

Sahne Çocukları – 🍷 kitap kapağı
Sahne Çocukları – 🍷 kitap kapağı

Bölüm görselleri

Sahne Çocukları - 6. Bölüm bölüm görseli 1
Sahne Çocukları - 6. Bölüm bölüm görseli 1

​Grupla birlikte okuldan çıktık. Evlere doğru yürüyorduk. Sessizliği her zamanki gibi bozan kişi Aras oldu. "Kerem, söz yazma işi nasıl gidiyor?" Kerem bana bakarak gülümsedi. Aras onun bu bakışına bir anlam veremeyerek ikimize baktı. ​Kerem, "Çok güzel gidiyor," deyince Aras ellerini birbirine vurdu. "Umarım hareketli bir şeydir!" ​"Merak etme, bir yerinde çok büyük bir coşku var." Tekrar yürümeye devam ederken Özgür yanıma sokulup sessizce, "Doruk’la aranızda bir sorun mu var?" diye sordu. ​"Çok önemli bir şey değil ya, ikimizin de ters zamanına denk geldi," diyerek geçiştirdim. Özgür’ün öyle sessiz durduğuna bakmamak gerekiyordu; karşısındaki insanı anlamayı da, yeri geldiğinde yargılamayı da çok iyi bilirdi. Şunun şurasında ne kadar zamandır tanışıyorduk ki sanki? Ama huyunu çözmeye başlamıştım. Zaten duygularını dışarıya çabuk yansıtan biriydi. ​Aras yine boş boğazlığıyla yanıma bitiverdi. Elini omzuma atıp, "Baban umarım sana ceza vermez," dedi. Öfkeyle karışık yüzüne baktım. "He aynen! Yap, et, sonra da 'umarım' de!" ​Gözlerini belerte belerte bana baktı. "Neymişim ben böyle ya..." diyerek kendi kendine hayran kaldı. ​Sinirden burnumun direğini sıktım. "Hadi ben kaçar, görüşürüz!" diyerek el salladım. ​Arkamdan ciyak ciyak bağıran Aras’ın "Görüşürüz Ekinciğiiiim!" nidası sokakta yankılandı. Etraftaki tek tük insan ona uzaylı görmüş gibi bakarken Kerem onu ensesinden yakalayıp sürüklemeye başladı. Aras sarsak sarsak yürüyüp Kerem’e bir şeyler söyleniyordu. Gülerek önüme döndüm. ​Evin kapısına yaklaşınca babamın arabasının kapıda durduğunu gördüm. "Hani bu adam gidecekti ya?" diye söylenirken kapıdan aniden abim çıktı. Afallayarak ona baktım. "Ben böyle ölmem, direkt baltalasaydın istersen!" Parmağımı ağzıma götürüp damağımı kaldırdım. "Korkudan öldüm be!" ​Karşımda kıs kıs gülüyordu. "Azrail misin sen?" dediğimde gülüşü yüzüne iyice yayıldı. O sırada kapıyı açan babamla göz göze geldik. "Eee, içeri gelsenize. Kapıda mı yatacaksınız?" İçeri girdik. Ayakkabılarımı çıkarıp çantamı kenara bıraktım. Yemek masasında oturan annemle babamın yanına geçip oturdum. Annem beni süzerken tabağıma aldığım yemekleri atıştırmaya başladım. ​"Baba... Bateri odaya kuruldu mu?" ​Başını salladı. "Bugün olanlardan sonra bir vazgeçer gibi oldum ama... neyse." ​Masadaki dolu bardaktan koca bir yudum su içtim. Ohh, yarabbim şükür! Bugünü de kazasız belasız atlattık. Yemek yemeye devam ediyordum ki babamın telefonu çaldı. Masadan kalkıp odadan çıktı. Abim içeri gelip yanımdaki sandalyeyi çekip oturdu. ​Hepimiz derin bir sessizlik içinde yemeğimizi yerken, babam odaya adeta baskın yapar gibi daldı! Başımı korkuyla ona çevirdiğimde, bana resmen alev püskürten gözlerle baktığını gördüm. Babam olduğunu bilmesem ejderha sanacaktım! ​Üstüme doğru yürüdü. "Utanmıyor musun elin oğlunu rezil etmeye?!" Şaşkınlıktan ağzımdaki yemek hışımla babamın tam yüzüne püskürdü! ​Ortamdaki gerginlik tavan yaparken benim içimden deli gibi gülmek geliyordu. Annem, "Bu ne rezillik Ekin!" diyerek masadan hışımla kalktı. Abim kıkır kıkır gülerken ben şok içinde babama bakıyordum. Babam gözlerini bile kırpmadan, sinirle masadan peçete alıp yüzünü sildi. ​"Ekin, cezalısın!" Yüzünü silerken gürledi: "Anladın mı beni?!" Başımı hızla aşağı yukarı salladım. Hemen masadan kalkıp odama kaçtım. Bu Doruk tam bir çocuktu! Gidip beni babasına mı şikayet etmişti gerçekten?! ​Sırıtarak çantamdan telefonumu aldım. Evet, ne mutlu ki cezalıydım! Okul dışında evden çıkamayacaktım. Bu neydi böyle, kaç yaşındaydım ben, on bir falan mı? ​Telefonu açıp gruba mesaj attım: “Cezalıyım, okul sonrası prova olursa gelemeyeceğim.” ​Mesajı attığım an Kerem gördü. Aras yazıyor... ​“Vah vah, ne kadar üzüldüm... Umarım benim yüzümden değildir?” diyen Aras’a gözlerimi devirdim. ​Kerem yazıyor... ​“Oğlum Aras sen bittin, yarın okuldan cenazen çıkacak.” ​Yazılana gülerken telefonum çaldı. Arayan Kerem’di. ​"Alo?" ​"Aras yüzünden mi ceza aldın?" dedi doğrudan. ​Güldüm. "Yok, ondan değil. Ama çok küçük bir etk…

Bölümün tamamını WritePad'de oku