Sahne Çocukları

5. Bölüm

Yazar:

Sahne Çocukları – 🍷 kitap kapağı
Sahne Çocukları – 🍷 kitap kapağı

Bölüm görselleri

Sahne Çocukları - 5. Bölüm bölüm görseli 1
Sahne Çocukları - 5. Bölüm bölüm görseli 1

Hitleri parlatmayı unutmayınız!❤️‍🔥 Pencere kilitli kaldığı için gecenin köründe bahçede ortada kalmıştık. Ama o gece çocuklar beni bir an olsun yalnız bırakmadılar. Gecenin serinliğinde, bahçedeki çimenlerin üzerinde birbirimize sokularak uyuyakaldık. ​Yavaş yavaş aydınlanan havayla birlikte gözlerimi açtığımda, hemen üzerimde beni izleyen Kerem’i gördüm. Meğer bütün gece onun omzunda uyumuşum. O ise tek bir an bile uyumamış, başımda nöbet tutmuştu. Ona minnettar bir ifadeyle gülümsediğimde göz kırptı. ​Kafamı çevirip diğerlerine baktım; Aras, Özgür’e ahtapot gibi sarılmış mışıl mışıl uyuyordu. Gülmemek için yanaklarımı ısırırken Kerem’le göz göze geldik. Tam o sırada dış kapının açılma sesiyle yerimden fırladım! ​Babam paltosunu giymiş dışarı çıkıyordu. Panikle yanına seğirttim. Babam beni görünce gülümsedi. "Günaydın kızım." Zoraki bir gülümsemeyle, "Günaydın baba, sabah sabah nereye böyle?" dedim. Saçlarımı okşadı. "Arabanın tekerleklerinin havası inmiş, bakıma götüreceğim." Başımdan aşağı kaynar sular döküldü! Yutkunamadım bile. Yüzüme sahte bir gülüş yerleştirip başımı salladım. ​Babam şüpheyle baktı. "Sen nereden böyle kızım?" Duraksadım. "Şey... Biraz hava alayım diye bahçeye çıkmıştım. Anahtarı da içide unutmuşum, senin çıkman çok iyi oldu valla!" ​Babam başını sallayıp evin anahtarını bana uzattı. İçimden sinirden çıldırıyordum! Babam arabaya doğru yürürken ben de ayaklarımı sürüyerek Keremlerin yanına döndüm. Kerem bıyık altından sırıterek bana bakıyordu. ​"Hiç komik değil!" dedim hırsla. Hâlâ gülmeye devam ederek Özgür ile Aras’ı uyandırmaya çalıştı. "O saçlarını tek tek çektirmemi istemiyorsan gülmeyi kes!" dediğimde ellerini teslim olur gibi havaya kaldırdı. "Pardon, pardon..." ​Özgür uyku mahmuru gözlerini ovalayarak etrafa baktı. Bense mahcup bir edayla çocuklara döndüm. "Kerem, gerçekten çok üzgünüm. Gece gece geldiniz, o kadar uğraşıp tekerlekleri değiştirdiniz ama böyle olacağını hiç tahmin edemedim..." Kerem uzun uzun yüzüme baktı. "Önemi yok, bizim için gayet eğlenceli bir gece oldu," diyerek gülümsedi. ​Aras olayı hâlâ kavrayamamış gözlerle ikimize bakıyordu. "Ne oluyor ya? Biri bana da açıklayacak mı artık?" Kerem ona döndü. "Yolda anlatırım. Özgür, hadi arabaya geç, biz de geliyoruz." Özgür yerden destek alıp doğrulurken Aras da onun peşinden sürüklendi. Kerem bana döndü: "Biz arkadaşız Ekin. Tabii ki bir sorun olduğunda bizi arayacaksın." Burukça gülümsedim. "Ama geceleri aradığında cümlelerini biraz daha toparla lütfen, bende şok etkisi yaratıyor." ​Ne demek istediğini anlayınca kıkırdadım. "Hadi git giyin, okula geç kalacaksın," dedi. ​Kapıya yürüyüp anahtarla içeri girdim. Kerem’in hâlâ bahçeden beni izlediğini görünce el salladım. Cebindeki elini çıkarıp gülümseyerek karşılık verdi. ​Kapıyı kapatıp anahtarı aynalığın üzerine bıraktım. Doğruca odama geçip kapıyı kilitledim. Yatağa koşup içindeki yastık dağınıklığını hızlıca topladım; arkamda delil bırakmayı hiç sevmezdim. Gardıroptan kıyafetlerimi çıkarıp üzerime geçirdim. Saçlarımı tepeden sıkı bir atkuyruğu yapıp çantamı ve telefonumu kaptım. ​Girişte Converse’lerimi giyip kulaklığımı taktım ve evden çıktım. Hava iyice aydınlanmıştı. Kulaklığımda Paramore - I'm Not Angry Anymore çalıyordu. Sokaklar henüz sabahın o ilk sessizliğini koruyordu. Issız görünen bu sakinlik her zaman ruhuma iyi gelmişti. ​Adımlarımı hızlandırıp okula doğru yaklaştığımda, köşedeki bankta oturan Özgür bana el salladı. Gülümseyerek karşılık verdim. Bahçeye girdiğimde Aras’ın bankta oturmuş, gözlerini dikmiş bana baktığını gördüm. 'Yine bilmeden ne yaptım acaba?' diye içimden söylenerek yanlarına ilerledim. ​"Hoş geldin," diyen Kerem’e gülümsedim. "Hoş bulduk." Sonra Aras’a döndüm. "Sana ne oldu yine?" ​Somurtmaya devam ediyordu. Önünde diz çöküp yüzüne baktım. "Hey ufaklık, yapma böyle, üzüyorsun beni." Dudakları hafifçe kıvrılır gibi oldu ama hemen toparlayıp yere bakmaya devam etti. "Yine neden trip yiyorum acaba?" ​"Sabah baban arabayı bakıma götürmüş..." dedi Aras sit…

Bölümün tamamını WritePad'de oku