1. Bölüm
Yazar: 🍷

Bölüm görselleri

Yeni bir kurguyla yeniden buluşmanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim! 🥹🌟 Birlikte keyifle okuyacağımız, kafa dağıtmalık, tam anlamıyla çerezlik bir hikaye geliyor. Desteğiniz ve kıymetli yorumlarınız benim için her zaman çok önemli. Umarım okurken en az benim yazarken aldığım kadar keyif alırsınız. Keyifli okumalar! ❤️🩹 Uzun bir süredir gözlerimin içine bakıyordu. En nihayetinde elini uzatınca düştüğüm yerden kalktım. Üstümü başımı silkeleyip gözlerimi ona çevirdim. Bakışlarını bir milim bile oynatmadan bana bakmaya devam ediyordu. "Çok kötü bir karşılaşma oldu," dediğinde dudaklarım istem dışı kıvrıldı. Sıcaktan alnına yapışan saçları ona garip bir çekicilik katıyordu. Başımı arkasındaki üç erkeğe çevirdiğimde, yanında duran çocuğun onun aksine bayağı somurtkan olduğunu fark ettim. Diğer yanında duran hareketli tip etrafı inceliyor, onun yanındaki sakin ve mütevazı duruşlu çocuk ise sırtındaki elektro gitarıyla doğrudan bana odaklanıyordu. Tekrar gözlerimi ona çevirdim. "Sebebiziyaretimiz sana bir teklifte bulunmak," diyerek söze girdi. "Bizim grubun bateristi olur musun?" Sırıttım. Gözlerinin altına sürdüğü siyah kalem sıcaktan hafifçe akmıştı. Aralarındaki o hareketli çocuk heyecanla vereceğim cevabı bekliyordu. Böyle bir teklife tabii ki hayır diyemezdim. Uzun zamandır sahnelerden uzak kalmanın acısını az çekmemiştim. Kendimi defalarca suçlamış, geri dönmek için bahaneler üretip durmuştum. Ve işte şimdi, fırsat ayağıma gelmişti. "Evet," dediğimde grup büyük bir neşeyle bağırıp birbirine sarıldı. Benden önce pek çok kişiyi denemiş ama kimseden istedikleri performansı alamamışlardı. Listenin en sonundaki isim bendim. Sıra bana gelmişti; hem son hem de seçilen tek kişiydim. Buna emin olarak onlara gülümsedim. Diğer üçü sevinçle kutlama yaparken o bana elini uzattı. "Ben Kerem. Sen de Ekin olmalısın." Başımı salladım. "Arkadaşlarının adı ne?" Diğerleri sevinmeyi bırakıp Kerem'e baktı ama hareketli olan dayanamayıp hemen öne atıldı. "Ben Aras Koç! Bu arada gözlerin fena fıstık," diyerek sırıttığında herkes şaşkınlıkla ona baktı. Mütevazı olan çocuk sessizce, "Pes artık, yavşaklığın böylesi..." diye mırıldandıktan sonra bana döndü. "Ben Özgür." Gülümseyerek somurtkan olana baktım. Hiç ses çıkarmadan sadece yüzüme bakıyordu. Kerem araya girdi: "O da benim kardeşim, Berk." Berk'e içimden bir göz devirip Kerem'e döndüm. "Hadi okulun alt katına inip cevherlerini görelim Ekin Hanım," dediğinde ağacın dibindeki çantamı almak için eğildim. Fakat Aras benden hızlı davranıp çantayı kaptığı gibi Berk'e fırlattı. Berk kucağına düşen çantaya bir süre boş boş baktı, ardından sertçe bana doğru fırlattı. Çanta göğsüme çarpınca sarsılarak geriledim ve çanta ayaklarımın dibine düştü. "Böyle ölmem, füze atsaydın!" diye bağırdım arkasından. Berk hiç oralı olmadan yürümeye devam ederken Aras yapmacık bir şaşkınlıkla elini ağzına kapattı. Yalanı o kadar belliydi ki... Söylene söylene çantayı kapıp okula doğru yürüdüm. Arkamdan gelen Kerem ise gayet tepkisizdi. Okulun boş koridorlarını geçip alt kata indik. Karanlık koridordan geçerken arkamızdan tek tek yanan lambaların ışığında, mini sahnede duran ekipmanları görünce gülümsedim. Bateri takımı yepyeniydi. En arkada, tam ortada duruyordu. Yanlarda iki elektro gitar olmalıydı; biri sahnedeydi, diğeri ise Özgür'ün sırtındaki kılıftaydı. En önde bir ana mikrofon, bir de baterinin yanında mikrofon vardı. Grubun iki solisti olduğunu ve bunlardan birinin Berk olduğunu anlamam uzun sürmedi. Ellerim heyecanla yeni baterinin üzerinde gezindi. "Bu... Mükemmel!" Aras yanıma sokuldu. "Hadi yerine geç, başlıyoruz." Deri ceketimi çıkarıp çantamın üzerine bıraktım ve yerime geçtim. Karşımdaki sandalyelerde Berk ve Kerem oturuyordu. Nota sehpasındaki sayfaya baktığımda TOOL grubunun Parabola şarkısını gördüm. Ezbere bildiğim bir parçaydı. Aras alnındaki bandanayı düzeltti, Özgür komut vermek için hazırlığını yaptı. Ben de sırtımı esnetip bagetleri kavradım. Özgür ayağıyla ritim tutmaya başladığ…