Şahmeran

☤5☤ 5☤

Yazar:

Şahmeran – ceren polat kitap kapağı
Şahmeran – ceren polat kitap kapağı

☤ “Vanazan...” “Soykan...” “Gerçekten birlikte mi...” “Birbirlerine ne kadar da yakışıyorlar...” Kulaklarıma çalınan bu yüzeysel ve sığ cümlelerin hiçbirini zihnimin süzgecinden geçirmedim, çünkü o an dünyadaki tüm o bakışlardan ve meraklı fısıltılardan katbekat daha büyük, tenimi yakan somut bir sorunla karşı karşıyaydım. Azrael’in elinin varlığı... Belime doğrudan temas etmemesine, kumaşın üzerinde hafif bir mesafe bırakarak durmasına rağmen, varlığının yarattığı o yakıcı sıcaklık beni tamamen kuşatmaya yetiyordu. Müziğin ritmi ağırlaşıp o romantik ve ağır melodi salona yayıldığında, o mesafe birden kapandı ve eli mutlak bir sahiplenişle belime yerleşti. O an, göğsümün sıkıştığını ve nefesimin ritminin istemsizce kontrolden çıktığını hissettim. Elbette bu ufacık, kılcal tepkiyi bile kaçırmadı. Yıllardır yaptığı gibi, benim bedenimin ve ruhumun her bir saklı köşesini bir çırpıda okuyuvermişti. “Benden hâlâ bu kadar mı çekiniyorsun Victoria?” dedi. Sesi, müziğin ve uğultunun arasında yalnızca benim zihnime kazınan o alçak, pürüzsüz ve kadifemsi tonuyla ruhuma işliyordu. Ona olan direncimi kaybetmemek adına bakışlarımı sertleştirmeye çalışarak, “Senden çekindiğim falan yok,” diye karşılık verdim. Dudaklarında beliren o hafif, alaycı tebessümle başını hafifçe yan eğdi ve bakışlarını yüzümün her bir detayında gezdirdi. “Peki o halde,” dedi, göğsündeki o dondurucu sakinlikle. “O zaman kalbin neden bir kuşun kanat çırpışı gibi göğüs kafesini zorluyor?” İçimden kendime ve o anki çaresizliğime derin bir küfür savurdum. İnsan gerçekten bir başkasının göğsünün arkasında sakladığı o en mahrem ritmi bu kadar berrak bir şekilde hissedip anlayabilir miydi? Ben yıllardır kendi içimdeki karmaşayı çözmekte, kendi kalbimin neye ve kime attığını anlamakta bu kadar zorlanırken, bu adam yalnızca gözlerimin içine bakarak, tenime bile tam dokunmadan ne hissettiğimi bir çırpıda söyleyebiliyordu. “Dans etmeyi bile unutmuşsun,” diyerek aradaki o yoğun gerilimi bozmaya çalıştı. Sözlerinin altında ezilmeyi reddederek, “Hiçbir şeyi unutmadım ben,” dedim kararlı bir tonla. “O halde söyle bakalım, az önce ayağıma neden bastın?” Başımı aniden aşağı eğip gerçekten de zarif ayakkabımın onun pahalı kundurasının üzerinde durduğunu fark ettiğimde, utançla karışık bir öfkeyle dudaklarımı birbirine bastırdım. O anki şaşkınlığım yüzüme yansırken onun bu durumu gözlerindeki o muzip ışıkla izlediğini gördüm. “Sen...” dedim, nefesimi kontrol etmeye çalışarak. “Ben?” dedi, dudaklarındaki o sinir bozucu gülümsemeyi biraz daha derinleştirerek. “Bilerek yaptın bunu, beni adımlarımla şaşırtıp tuzağa düşürdün.” “Hayır, tamamen senin sakarlığın ya da belki de yakınlığımın getirdiği o kafa karışıklığı.” “Yalan söylüyorsun Azrael.” Gözlerindeki o muzip ifade bir anda yerini derin, dipsiz ve karanlık bir ciddiyete bıraktı. “Gözlerime bak Victoria,” dedi alçak bir fısıltıyla. Ve ben baktım. İşte hayatımın en büyük, en telafisiz hatasını tam da o saniyede yaptım. Onun gözlerine her baktığımda, etrafımdaki dünya tüm renklerini kaybediyor, o salondaki yüzlerce insan, çalan müzik ve hatta zamanın kendisi buharlaşıp yok oluyordu. O keskin mavi gözlerin derinliklerinde, yıllardır ikimizin de sustuğu, dile getirmediği, gururumuza yediremediği binlerce devasa cümle saklıydı. Ben ise o cümleleri okursam içinde boğulacağımı bildiğim için o bakışlardan, o derinlikten köşe bucak kaçıyordum. Müzik ağır ağır son bulurken ve biz pistten ayrılırken, salonun diğer ucunda oturan ailemin gergin varlığı gözüme ilişti. Kutay kollarını göğsünde sıkıca bağlamış, gözlerini üzerimize dikmişti; yüzündeki o maskenin altından bile çatılan kaşlarını ve gerilen çene hattını seçebiliyordum. Lâl ise adeta bir çocuk heyecanıyla bir bana bir de yanımdaki devasa adama bakıyor, dudaklarını ısırarak yüzündeki o neşeli tebessümü bastırmaya çalışıyordu. Miran’ın yüzünde ise dondurucu bir ifadesizlik hâkimdi; ancak onu yıllardır tanıyan biri olarak biliyordum ki, onun o tepkisizliği zihnindeki en tehlikeli, en kanlı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku