2 - BEYAZ LALELER
Yazar: b⋆

İyi okumalar dilerim! Tiktok & Twitter sratyla ꫂ᭪݁ BÖLÜM 2 - BEYAZ LALELER Bazı zamanlar pişmanlıkla tek başıma yüzleşirdim. Neden yapmadım? Sahiden, neden yapmadım? Neden sevdiğim biri gidince ben de gittim? Neden uzun süre herkesi görmezden geldim? Neden hayatıma bir süre hayatıma ara verdim? Nedenler kafamı kurcalarken ben ise, normal hayatıma devam ettim. — Hayatıma ara verip tekrar devam ettikten sonra. Sürekli kafamın içindeki sesleri dinlememeye çalıştım. Hep meşgul oldum yaptığım veya yapmadığım pişmanlıklar kendini gün yüzüne çıkartmak için zorlasa, da izin vermedim. Çünkü verecek cevabım yoktu. Rüyalarım tam tersiydi, gece başımı yastığa koyup uykuya daldığım an; sanki pişman olduğum hiçbir şeyi yapmamış oluyordum. Mutluydum, Alp'in gitmesine üzülmemiştim. O gidince ben de gitmemiştim, hayatıma devam edip hiç kimseyle görünmez şekile bağlı olan ipleri koparmamıştım. Belki de en çok pişman olduğum şeyin tersini yapıyordum; Alp ile görüşmeye devam etmek. Ama rüyaydı . Sabah gözlerimi açtığımda başa dönüyordum. Aslında buna alışmıştım ve alışmaya başladığım an, rüyalarımda boş bir karanlık odada tek başıma kalıyordum. 𑣲⋆ "Alp?" Gözlerimi kırptım gerçekten buradaydı. Gülümsedi ve "Annem bahsetti İzmir'e geleceğinden. Ama aynı uçakta yan yana olacağımızı beklemiyordum." Ben de beklemiyordum. Başımı sallayıp gülümsedim "Ben de beklemiyordum." Geleceğini bile bilmiyordım. Kalbimin atış sesi kulaklarımdaydı hem şaşırmış, hem de heyecanlanmıştım. "Nasılsın?" Elimi nereye koyacağımı bilemeden birleştirdim. "İyiyim, sen?" O benim aksime rahat görünüyordu ama hissettiğim garip bir sakinlik vardı üstünde bakışlarımı yüzünde gezdirdim saçları uzamıştı hafiften esmere yakın teni normalden biraz daha koyuydu mavi gözleri deniz gibiydi, gözlerimi alamıyordum. Her gördüğümde İzmir'deki zamanlaromız aklıma geliyordu. Dudakları aralandığında bakışlarımı gözlerine çevirdim. "İyiyim ben de nasıl gidiyor?" Oturduğum yer fazla rahatsız edici gelmeye başladı. Böyle hayal etmemiştim, uzun süre sonra böyle karşılaşmamalıydık. Ama işte beklenmedik yerden gelirdi her şey hazırlıksız olurdum her şeye. Boğazımı temizleyip, "İyi gidiyor senin?" diye sordum. Çok konuşmak istemiyordum ne kadar çok konuşmak istesem de şu an icimden öyle gelmiyordu. "İyi, iyi." Başını sallayıp önüne döndü. Konuşacak pek bir şey yoktu zaten yani oturup ayrı kaldığımız zamanda neler yaptığımızı konuşamazdık. Ama merak ediyordum, hayatı nasıl ilerlemişti neler yapmıştı neler yaşamıştı merak ediyordum. Camdan dışarı baktığımda gökyüzüne çıkıyorduk. Alp'e döndüğümde elinde iPad açık şekilde bir şeyler izliyordu kulağında kulaklıklarla birlikte sadece ekrana odaklanmıştı. Tekrar önüme döndüm yapacak bir şeyim olmadığı için telefonumu açıp ben de bir film açıp önüme koydum ve izlemeye başladım. 𑣲⋆ "Hanımefendi?" Gelen sesle başımı kaldırdım yiyecek içecek dağıtan bir kadın personel bana bakıyordu. Hızlıca kulaklıklarımı çıkartıp menüyü uzatan personelin elinden alarak bakındım. "Bir bitter çikolata, çay ve çubuk kraker lütfen." Kadın çayı doldurup bana uzattı. Uzattığı çayı alıp bardak yerine koyduktan sonra çikolata ve krakeri aldım kartım yukarıda olduğu için "Çantam yukarıda da verebilir misiniz?" diye sordum. Alp araya girip "Gerek yok, benden çekin." diyerek kartını uzattı. Ona döndüğümde kadını izlediğini gördüm. Kartını geri alınca kadın da ilerledi. Alp'e doğru "Gerek yoktu ben öderdim." dedim. Güldü ardından bana dönüp "Biliyorum Beste öderdin, ama ben ödedim zaten." "Teşekkür ederim," "Geri..." Alp lafımı bölüp "Saçmalama istersen." dedi. Gözlerimi devirip çikolatanın paketini açıp bir ısırık aldım, dışarı baktığımda gökyüzünün maviliği sonsuzluğa uzanıyordu. Yarım saate inecektik. İzmir'i özlemiştim. Yazını, suyunu, renkli gecelerini ve en önemlisi ailemi. "Bayramdan önce gitmek istedim İzmir'e, bir süre her şeyden uzak olup sevdiklerimle takılsam güzel olur dedim." Bana hitaben konuşan Alp'e döndüm. "Ben de, hem İzmiri çok özledim... Uzun zamandır uğrayamadım."…