SAHA KALBİ

SAHA KALBİ 1.BÖLÜM

Yazar:

SAHA KALBİ - Canan kitap kapağı
SAHA KALBİ kitap kapağı

Defne Deniz Acar anlatımıyla… Sabah, evde sessizlik diye bir şey yoktu. Sadece farklı seslerin aynı anda olma ihtimali vardı. Mesela daha gözlerimi bile açmadan mutfağın içini tahmin edebiliyordum; Annemin bardakları hafifçe birbirine değdirerek dolaba, çaydanlığın ince tıkırtısı, babamın gazeteyi açarken çıkardığı o tanıdık hışırtı sesi…her zamanki duyduğum seslerdi. Normal klasik bir aileyeydik. Üniversiteden yeni mezun olmuş iki genç, ev hanımı bir anne ve memur olan bir baba. Dediğim gibi klasik bir aileyeydik. Ve ben Defne Deniz Acar. Gazetecilik bölümünden yeni mezun olmuş bir genç kızdım. Ve küçüklük hayalimdi bir gazeteci olmak. Birilerine mikrofon uzatmak, fotoğraf çekmek, haber yapmak…hep hayalimdi. Ve ben hayallerimin peşinden gitmiştim. Gazeteci olmuştum. Mesleğimden de gayet memnundum. Zaten olmak istemediğim ve zorla olmak zorunda kaldığım bir mesleği yapmak benim bu hayatta ne işime yarayacaktı? Ben istemediğim sürece hiçbir şey olmazdı. Bunu da çok yakın bir zamanda öğrenmiştim. Ve eğer ismime gelirsek…ismimin koyulma sebebi biraz saçmaydı. Hatta biraz değil çok saçmaydı. İnsanlar hep ismimin neyden dolayı koyulduğunu sorarlardı. Allah kahretsin ki bunu anlatırken yerin dibine giriyordum! Annem, beni deniz kenarında bir defne ağacının altında doğurmuş. Evet, saçma bir hikaye olduğunun farkındayım ama isimlerimizi biz seçmiyorduk ne yazık ki… İsmimi seviyordum ama koyulma sebebini sevmiyordum. Gözlerimi telefonumun zil sesiyle açmıştım. Elim komodinin üzerine gitti ve telefonumu uzun uğraşlar sonucunda nihayet almıştım. Ekrana baktığımda Umay’ım🩵 yazısını gördüğümde uyku sersemiyle gülümsedim. Aramayı açtığımda Umay’ın her zaman ki neşeli sesi kulaklarıma doldu. “Günaydın Defne Hazretleri!” diye bağırdı neşeyle. Yüzümü buruşturdum. Sabah sabah kendisinin sesleri hiç çekilmiyordu. Yüksek seslerden nefret ettiğimi biliyordu ve bilerek yapıyordu uyuz kız. “Bağırma be sabah sabah…sağır değiliz duyuyoruz herhalde.” diye homurdandım. Göz devirdiğini hissediyordum. “Öf aman be. Sana da neşemizi saçalım, hanımefendiyi uykudan arındıralım diyoruz bir boka yaramıyor, bir de azar işitiyoruz!” “Yüksek ses sevmediğimi en iyi sen biliyorsun Umay.” “Aman neyse ne işte…ne zaman çıkacaksın evden? Ofise geldim ben, seni bekliyorum.” Dudaklarımı ısırdım. Henüz yataktan bile kalkmamıştım ve şimdi beni telefonun başında gebertmezse iyiydi. Tam ağzımı açıp ona bir yalan uyduracaktım ki benden önce o konuştu. “Yataktan kalkmadığını biliyorum. O ketum ağzını açmana gerek yok. Şimdi koca kıçını yataktan kaldırıp işe geliyorsun!” dedi ve telefonu suratıma kapattı. Telefonun ekranına bakarken ofladım. Arada kendisinin triplerini yiyordum ama yapacak bir şeyim yoktu. Umay’la liseden beri hiç ayrılmamıştık. Aynı üniversite de, aynı yurt odasında üniversite hayatımızı sürdürmüştük. Mezun olduktan sonra ben kendi ailemin yanına dönmüştüm. Umay ise kendi ailesinin işlerinden dolayı Umay’ın yanına gelmemişlerdi. Umay de beni bırakıp gitmek istememişti. Hem zaten ailesiyle arasının pek iyi olduğu söylenmezdi. Hızla yataktan kalktım ve odamın camının önüne geçip perdeyi açtım. Hava bugün oldukça soğuktu. Ve ben soğuk havaları severdim. Sıcaklardan sa nefret ederdim. Bir şeker hastası olarak yaz mevsimini sevmezdim. Yazın sıcağında hiçbir şey yiyesim gelmiyordu ve şekerim düştüğünde halsiz kalıyordum. Ama havalar soğuk olduğunda öyle olmuyordum. Kilo alıyordum kışın. Ama sorun değildi. Ve bence şu anki kilom da idealdi. 50 kiloydum ve 1.61 boyundaydım. Annem hep bana çok zayıf olduğumu söylerdi ama ben gayet iyi bir yapıya sahip olduğumu savunurdum. Yağmur damlası cama vurunca avucumu cama yasladım. Yağmuru izlemeye başladım. Çok güzel yağıyordu. Camın üzerinde yarışan damlalar vardı. Biri diğerini geçiyor, sonra birleşiyor, sonra birlikte aşağı kayıyorlardı. İnsanlar da mı böyle acaba? Tek başına hızlı, birlikte daha ağır…ama daha anlamlı. Başını hafifçe cama yasladım. Soğuktu. Ama kötü bir soğuk değildi. Daha çok sakinleştiren bir şeydi. Yağmu…

Bölümün tamamını WritePad'de oku