ŞAFAĞIN YANKISI

BÖLÜM: 3

Yazar:

ŞAFAĞIN YANKISI – İlkay İnci kitap kapağı
ŞAFAĞIN YANKISI – İlkay İnci kitap kapağı

BÖLÜM: 3 JUNE “SIRLAR VE MEZARLAR.” June'un Catherine'i atlatması düşündüğünden daha kolay olmuştu. Saçlarını sıkıca toplamış, kukuletasını kafasına geçirmişti. Ziyafetten önce görmesi gereken biri vardı. Boynunu hafifçe öne eğip yağmurun altında kalabalığa karıştı. İnce yağmur, taş sokakları koyu griye boyamıştı. Saçaklardan damlayan sular kaldırımlarda küçük birikintiler oluşturuyor, buna rağmen meydandaki hareketlilik dinmek bilmiyordu. Esnaflar tezgâhlarının üzerine brandalar germişti. Sıcak şarap kazanlarından yükselen buharlar serin havaya karışırken gökyüzünün kasveti, Skyrendil halkının neşesini çalamıyordu. June, bu manzarayı her görüşünde içinde küçük de olsa bir huzur hissederdi. Korumaya çalıştığı şeyin tam da bu olduğunu düşünürdü. Genç kadın, yağmuru umursamadan birbirlerini kovalayan çocukların arasından geçip Savaş Akademisi'nin bulunduğu sokağa yöneldi. Aradığı adamın burada olduğunu biliyordu. Akademinin ana kapısındaki nöbetçilere görünmemek için taş yol yerine kurumuş çalılıkların arasına saptı. Dallar pelerinini çekiştiriyor, ince dikenler ellerini çiziyordu. Umursamadı. Zihnini kemiren sorulara cevap bulması gerekiyordu. Gizli geçide vardığında demir parmaklıkları bütün gücüyle itti. Paslı menteşeler uysal bir gıcırtıyla teslim olurken dar aralıktan içeri süzüldü. June bu tünelden nefret ediyor, her gelişinde bir daha asla kullanmayacağına dair kendine söz veriyordu. Küf kokan dar geçit sona erdiği gibi kroniklerin saklandığı depoya ulaştı. Bu eski yer, Skyrendil’in en kadim sırlarını saklayan sessiz bir mezarı andırıyordu. Taş duvarlara rutubet sinmiş, yüzyıllık deri ciltlerin kokusu havaya karışmıştı. Tavandan sarkan örümcek ağları rafları birbirine bağlamıştı. June, sıra sıra uzanan rafların arasından geçerek odanın en dip köşesine ilerledi. Katlar arasında gizli haberleşmeyi sağlayan kalın ipi üç kez çekti. Üstat Kaales'in odasında olmasını ummaktan başka çaresi kalmamıştı. Cevap beklerken gözleri rafların üzerinde dolaştı. İnsanlığın hafızasını taşıyan eserlerin böylesine kokuşmuş bir depoya mahkûm edilmesini hiçbir zaman kabullenememişti. Parmak uçlarını tozlu ciltlerin üzerinde gezdirirken siyah deri kapağıyla diğerlerinden ayrılan ince bir kitap dikkatini çekti. Skyrendil'in Talihli Kralları. June'un bakışları kitabın üzerinde oyalandı. Skyrendil Hanesinin geçmişini ezbere bilirdi. Tahta çıkan her krala, her savaşa ve her ihanete çalışmıştı. Buna rağmen açıklayamadığı bir his, elini kitaptan çekmesine izin vermedi. “Ben ve lanet olası hislerim.” June, homurdandı. Cildi raftan usulca çıkardı. Avucuyla kapağın üzerindeki tozu silip sararmış yaprakları yıpratmamak için dikkatlice çevirdi. İlk sayfada mürekkebi hafif silinmiş kısa bir yazar notu vardı. "Bu kitap, Hava Krallığı'nın Yüce Krallarının anısına yazılmıştır. Tanrıça İrelda ruhlarını bağışlasın." June, kralların hayatlarını anlatan sayfalara hızlıca göz gezdirmeye başladı. Kral Erion Skyrendil. Sayfayı çevirdi. Kral Errian Skyrendil. Bir sayfa daha. Kral III. Erdath Skyrendil. June'un eli son ismin üzerinde durdu. Altındaki satırları hızlıca okudu. Müstear adıyla Zincir Koparan Erdath. Halk tesciliyle Fırtına Fatihi. Doğum: Büyük Şafak'tan sonra 3358. Ölüm: Belirsiz. Resmi kayıtlarda, Erdath’a yalnızca bir sayfa ayrılmıştı. June’a bu durum hep tuhaf gelmişti. Çocukluğundan beri Erdath'ın adını yalnızca kroniklerde okumamıştı. Ninnilerde, türkülerde ve yaşlıların anlattığı hikâyelerde de duymuştu. Bir kral, halkın dilinde bu kadar büyük yer edinirken tarihin sayfalarında nasıl bu kadar küçük kalabilirdi? June'un içini derin bir huzursuzluk kaplarken parmağı, satırların üzerinde gezinmeye devam etti. Kral III. Erdath Skyrendil'den sonraki sayfaların boş olduğunu biliyordu. Yine de çevirdi. Kral I. Tharim Aerindel. June'un nefesi boğazında düğümlendi. Hızla gözlerini kırpıştırdı. “Hayır.” Kitabı suratına biraz daha yaklaştırdı. Yazılara yeniden baktı. Kral I. Tharim Aerindel. Bir hata olmalıydı. Üstat Kaales ona bir keresinde haylaz öğrencileri…

Bölümün tamamını WritePad'de oku