ŞAFAĞIN YANKISI

BÖLÜM:2

Yazar:

ŞAFAĞIN YANKISI - İlkay İnci kitap kapağı
ŞAFAĞIN YANKISI kitap kapağı

EDWİND “KOMUTAN” “Komutanım, karşılama töreninde kaç asker bulunsun?” Edwind burnundan sert bir nefes verdi. Başını küvetin soğuk kenarına yasladı. Tavanı süsleyen mavi yıldız desenlerine – Edwind bu çizimlerden çocukluğundan beri nefret ederdi- birkaç saniye baktıktan sonra yüzünü yaverine çevirdi. “Oradan bakılınca karşılama törenini umursuyor gibi mi gözüküyorum, Rick ?” Rick’in omuzları gerildi. Telaşla etrafına göz gezdirip en yakın tezgâha ilerledi. Bakır ibrikte bekleyen sıcak şarap, odanın serinliğine rağmen ince ince buhar çıkarıyordu. Kadehi doldururken yaverin elleri hafifçe titredi. Birkaç damla kırmızı şarap tezgâha sıçradı. “Dediğim hediyeyi aldın mı?” Edwind, küvetten başını kaldırmadı. Yaverinin yine bir sakarlık peşinde olduğunu anlamıştı. Tombul yaverin ağzı kendini ne zaman suçlu hissetse sımsıkı kapanırdı. Rick’in telaşı, Edwind’in gürlemesiyle iyice harlandı. “FEDERICK!” Yaver hafifçe yerinde sıçradı. Tezgâhtaki bezi tuttuğu gibi dökülen damlaları silmeye başladı. İşini bitirip ellerini tatlılarla doldurduğu göbeğinde kavuşturdu. Derin bir nefes aldı. Mazeretini sunmaya hazırlandı. Arkasını döndüğü gibi Edwind’in mavi gözleriyle karşılaştı. “Şimdi bana, 'Almayı unuttum, efendim.' deme. Önce şarabımı getir.” Komutan bakışlarıyla tezgâhı işaret etti. Yüzü kale surları gibi sertti. Rick, kadehi iki eliyle hızlıca kavradı. Hızla küvete yaklaştı. “Şarabınız efendim.” Kadehi uzattıktan sonra ellerini önünde birleştirdi, küvetin yanında hazır ola geçti. Gözlerini yerden kaldırmaya cesaret edemedi. “Unuttum efendim.” Yutkundu. “Hediyeyi.” Edwind parmak uçlarını bakır küvetin kenarında gezdirdi. Suyun sıcaklığı omuzlarına kadar işliyor, kaslarını gevşetiyordu. Keşke zihni de bedeni kadar kolay sakinleşseydi. “Koca bir orduyu tek emrimle harekete geçirebiliyor, binlerce askeri ölümün ortasına gönderebiliyorum. Buna rağmen ne amcama ne de June'a tek bir söz geçirebiliyorum. Ve ne şaşırtıcıdır ki biricik yaverim basit bir hediyeyi unutuyor.” Komutan, burnundan sert bir nefes verdi. İçini kemiren düşünceler zihninde dolanıp duruyordu. “Rick.” İşaret parmağıyla yaverini küvetin dibine çağırdı. “Hediyeyi akşamki ziyafete yetiştiremezsen ne olacağını hiç düşündün mü?” Yaverin gözleri fal taşı gibi açıldı. Karşısında ölü ebesini görse böylesine korkmazdı. Alnında boncuk boncuk ter birikti. “Ne olur efendim?” Sesi titredi. Edwind'in bakışları yavaşça yaverin tombul göbeğine indi. İşaret parmağıyla karnına hafifçe bastırdı. “Sana tatlı vermeye devam eden tüm aşçıları astırırım.” Rick’in ağzından boğuk bir hıçkırık kaçtı. “Ah, hayır.” Panikle sağa sola uzandı. Önce portakal yağını kaptı. Ne yaptığını anlamadan yerine bıraktı. Ardından sabunu eline aldı. Edwind, kaşını kaldırarak onu izliyordu. Yaverini tatlıyla tehdit etmek zalimce sayılabilirdi. Ama June'un hediyesi akşama mutlaka hazır olmalıydı. Yaverin titreyen parmakları, sabunu kavramaya çalıştı. Sabun ise bu fikre pek sıcak bakmadı. Avucundan fırlayıp doğruca Edwind'in alnına çarptı. Küvetin içine boğuk bir ses eşliğinde gömüldü. Hay seni eğiten ustaya. “Rick.” Edwind dişlerini, elma ısırır gibi sıktı. Dilini damağına bastırıp elini yüzüne götürdü. Kaşından başlayıp yanağına kadar inen yara izini işaret etti. “Sence bu iz bana yakışıyor mu?” Yaverin yüzündeki korku yerini şaşkınlığa bıraktı. Önce tavana baktı, sonra komutanına. Dudakları gerginlikle aralandı. “Elbette efendim. Sizi çok… şey gösteriyor.” Edwind, gözlerini kısarak yaverine baktı. “Ne?” Yaver gözlerini sımsıkı kapattı. “Seksi bir adam gibi.” Rick, ne söylediğini kavradığında irkildi. Kocaman açılmış gözlerle Edwind’e baktı. “Ahmak Rick, salak Rick.” Huzursuzca mırıldanmaya başladı. “Çenesinin yayı bombozuk Rick.” Parmak uçlarıyla ağzına minik tokatlar attı. “Kes şunu. Bombozuk da ne demek?” Rick söylenmeyi bıraktığı gibi baş selamı verdi. “Yaveriniz tam bir kıt beyinli, efendim.” Edwind'in göğsü istemsiz bir kahkaha ile sarsıldı. Şişko yaverini severdi. Onun kadar saf, iyi niyetli ve aynı zamanda bu kada…

Bölümün tamamını WritePad'de oku