Şafağın Gardiyanları

Bölüm 54:

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

Merhaba, sıradan bölüm günlerimize dönmüş bulunuyoruz. Yeni siteden memnun musunuz, şayet ben oldukça keyif alıyorum. Bölüm Meline'nin ağzından, bir sonraki bölümü de Meline anlatacak. Umarım seversiniz, yorum yapmayı ve oy vermeyi unutmayın lütfen. Keyfili okumalar... ✨Bölüm 54: Kırık Kukla✨ Meline Sarulas: Yirmi üç sene önce annemin hırslarının kurbanı olarak doğdum. Beni sevmedi, bir evlat olarak görmedi. İmparatoriçeye yaranmak için kullanacağı, gerektiğinde onun yolunda feda edeceği bir askerdim. Bana bakarken tiksindiğini, damarlarımdan akan iblis kanından nefret ettiğini bilerek büyüdüm. Bildiğimden emin oldu. Kardeşlerim onun gibi değildi. Onlar beni bir abla olarak gördüler, kim olduğumu öğrendiklerinde benden tiksinmediler. Başları belaya girdiğinde, üzüldüklerinde ya da canları yandığında ilk koştukları kişi ben oldum. Kardeşlerim beni var ettiler. Bana güzel bir etiket verdiler, işte o an, onlar için her şeyi yapabileceğimi hissettim. Kendimden sıyrılmak pahasına, bütün kötüleri yapmak pahasına onları korumayı göze aldım. Zamanla bu kadın oldum. Acımasız, gözü kara, duygusuz. Çünkü annem, kardeşlerime olan düşkünlüğümü fark etti ve bunu bana karşı kullanmaktan bir an bile çekinmedi. En büyük korkum gerçek oluyordu, anneme dönüşüyordum. Korkunç bir kadın oluyordum, herkesin nefret ettiği ama güçleri yüzünden zorla katlandığı o kişi oluyordum. Odamdan çıkmak için hazırlanırken gözlerimi aynadaki aksimden kaçırdım. Dün geceden beri her şey cehennem gibiydi. Önce balo mahvolmuştu, çok geçmeden baron başka bir çocuğu istismar ederken yakalanmıştı, sonra o centilmen herifin neresinden çıktığını anlamadığım bir öfkeyle Arthur muhafız başını öldürmüştü, Amber ve Vincent kim bilir neredeydi. Yaşanan bütün korkunç şeylere rağmen içimdeki sevince engel olamadım. Baron tutuklanmıştı, yargılanacaktı ancak suçlu bulunmasa bile sahip olduğu unvanların onda kalmasına izin vereceklerini sanmıyordum. En iyi ihtimalle hayatı bağışlanacaktı. Gülümsemem genişledi. Annem artık Bran’i o piçe veremezdi, dahası beni bununla tehdit de edemezdi. Hoş, eminim ki beni kendi çıkarları için kullanmanın bir yolunu mutlaka bulurdu ancak artık en azından reddetme şansım olacaktı. Istırabın gözü beni bayıltmadığı sürece tabii. Keşke Amber gibi olsaydım, ıstırabın gözü beni etkilemeseydi ve yerlerde ölümle burun buruna gelene kadar kıvranmasaydım. Ben odanın kapısını açtığımda erkek kardeşim Bran de kapıya tıklamak için elini kaldırmıştı. Kucağında, yanından asla ayrılmayan yapışkan kedisi Şafak vardı. Onu görünce gülümsedim. “Günaydın bebeğim,” dedim eğilip saçlarının arasına bir öpücük bıraktığımda. “Günaydın abla,” dedi usulca. Ses tonu bir yana yüz ifadesinde onun sıkıntısını ele veren çizgiler vardı. “Bir şey mi oldu bitanem?” Elimi çenesine koyarak başını yukarı ittiğimde gözlerini gördüm. Nemli gözleri kalbime hançer saplanmış gibi hissetmeme neden oldu. “Bran,” dedim endişeyle. “Ne oldu?” Ona doğru eğilirken yanaklarını kavradım. “Bebeğim, birisi sana bir şey mi yaptı, canını mı sıktı? Söyle bana.” “Duyduklarım doğru mu?” diye sordu çatlamış bir sesle. “Ne duydun?” “Baron,” kısık bir sesle konuştu. “O gerçekten… tutuklandı mı?” “Evet bebeğim.” “Yani artık o kadar güçlü değil, değil mi?” “Evet.” Başımı salladım. Dalgınca kedisini okşadı. “Yani… Annem beni artık ona vermeyecek, öyle mi?” Gülümsedim. “Evet bebeğim, artık seni ona veremez.” Dudakları titredi. “Gerçekten mi abla?” derken gözleri daha çok dolmuştu. “Doğru mu bu, gerçek mi?” Boğazımın düğümlendiğini hissettim. Onu, etrafındaki her şeyden korumaya çalışırken aslında ne kadar korktuğunu benden çok iyi saklamıştı. Öyle ki şimdi, her şey çözüme kavuştuğunda burada, benim kollarımda mutluluktan ağlayacak durumdaydı. “Doğru bebeğim.” Onu kendime çekerek sımsıkı sarıldım. Şafak aramızda ezildiği için birazcık huysuzlandı ancak saldırganlaşmadı. “Sana söylemiştim, seni ona asla vermem. Kimselere vermem. Sen benim her şeyimsin.” Bran tek koluyla belime sarılırken yüzünü karnıma bastırdı ve h…

Bölümün tamamını WritePad'de oku