Şafağın Gardiyanları

Bölüm 4: Siren

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 4: Siren ✨ Larissa Blanca: Caleb Nightshade tam bir baş belasıydı. Burnumun ucunda duruyordu ve sert bakışları, tekinsiz yeşil gözlerinden yansırken ne kadar yakışıklı olduğunu göz ardı ettim. O gece neredeyse burnumu kırıyordu, tamam, ben de ona vurmuştum ama ilk zorbalığı yapan oydu. Üstelik çok kabaydı, akademiye geleli beş gün oluyordu ve beş günde birçok kişiyle uğraştığını görmüştüm. Ben böyle büyümemiştim. Bu kötülük bana fazlaydı. “Benim performansım hakkında da konuştunuz mu su yılanı?” Yüzünü benimkine doğru biraz daha eğdiğinde rahatsızlığım katlandı. “İlgimizi en az çeken şey senin iktidarsız çükün,” dedim çenemi tutamayarak. Gözlerimi onun gözlerinden ayırmasam da arkadaşlarımın yüzlerini buruşturduğunu görmüştüm. Birisi kahkaha attı ve hemen ardından Meline’nin sesi duyuldu. “Üzgünüm dostum, buradan da duyuluyor,” diye bağırdığında Caleb’in burnumun dibindeki yüzü öfkeyle kasıldı çünkü bundan cesaret alarak gülen başka kişiler de vardı. “Yenilerle mi takılıyorsun Caleb?” Devasa, resmen tanrıların bedenlerini andıran bir adam usulca suyun içine indiğinde gözlerim ona kaydı. Solgun bedeni, sarı saçları ve kırmızı gözleriyle kim olduğunu anlamıştım. Psikopat Sebastian. Kan büyüsü yapabildiğini anımsadığımda elimde olmadan korkuyla ürperdim. Bir gece gezen ve bir kan büyücüsü bizimle aynı havuzdaydı. Yani ölmemiz sadece birkaç saniye sürerdi. Caleb cevap vermek için ağzını açmıştı ki Sebastian, onun yanında minicik kalan minyon arkadaşıma baktı. “Ah, Caleb.” Vanya bir vampire göre çok savunmasız görünüyordu ama iki gün önce onun ilk kez mindere çıktığını gördüğümde bu minikliğini nasıl da lehine kullandığını görmüştüm. Göründüğü kadar savunmasız değildi. “Bak kimi buldum?” “Kimi?” Uzanıp Vanya’nın çenesini parmakları arasına aldı ve göz temasını kurdu özenle. “Kuzenimi öldüren kızı.” Caleb’in ilgisi kısa bir anlığına da olsa benden uzaklaştı. Ben de onun yakınlığını dert edinemeyecek kadar şoka girmiştim. Bu minik, küçük Vanya gidip koskoca Nokturna’da, hatta koskoca kıtada kimse kalmamış gibi okulun en belalı vampir sigmasının kuzenini mi öldürmüştü? Hatırlatma: adam kan büyüsü yapabiliyor. “Ne?” Caleb, Vanya’yı süzdü. “Bu kız mı?” dedi inanamıyormuş gibi. “Evet, bu kız.” “Yani kuzenin Christian’ı bu küçük şey mi öldürdü?” diye yeniden sordu Caleb. Vanya çenesini vampirin parmaklarından kurtararak başka yöne baktı. Sebastian küçük bir baş hareketiyle başını salladı. Caleb kahkaha attığında hepimiz ona bakakalmıştık. “Bir dakika.” Yanımda biraz daha dikleşti. “Şimdi sen diyorsun ki senin iki metre boyundaki kas yığını kuzenini, ki kendisi bir vampir olduğu için bir feyden daha hızlı reflekslere sahip kuzenini bu küçük, minicik şey mi öldürdü?” “Daha ayrıntılı şekilde betimleme yaparak beni kışkırtmaya mı çalışıyorsun?” diye sordu Sebastian buz gibi bir sesle. “Söylesene ufaklık… neydi adın?” “Lavanya.” Vanya tükürür gibi söyledi adını. “Söylesene Vanya, nasıl oldu bu?” “Bana tecavüz etmeye çalıştı, ben de bunu başarıyormuş gibi hissetmesine izin verdim ve… Lord Grantham’ın şatosunda her şey çok keskindir. Ne demek istediğimi anladınız.” Omuzlarını silkti. Yanında oturan Sebastian’dan hiç korkmuyor olmalıydı. Belki de vampirler, feylere göre ölüme karşı daha dirençli olduğu için korkmuyordu ama ben olsam benden çok daha güçlü olan bu adamdan korkardım. “Zeki kızları severim.” Caleb birden bana döndü. “Senin de var mı böyle bir hikayen su yılanı?” “Ben de bir keresinde, çaylak avında bir sigmanın burnunu kırmıştım.” Sırıttım. “Benimki de öyle cesurca bir hikâye işte,” dedim alayla. Caleb dişlerini gösterircesine gülümsediğinde Sebastian, “Az önce ona iktidarsız demen de çok cesurcaydı,” diyerek konuyu yeniden bana getirdiğinde Caleb’in gülümsemesi aynı hızda soldu. Bu pislik kesinlikle başkalarının acı çekmesinden zevk alan bir ucubeydi, aksi halde beni yeniden onun önüne atmasının bir anlamı olamazdı. “Kanıtla bize Caleb!” Meline olduğu yerde cesaretlendirircesine bağırdığında gözlerim kocaman oldu. Omzumun üz…

Bölümün tamamını WritePad'de oku