Şafağın Gardiyanları

Bölüm 47: Siren Tahtı

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 47: Siren Tahtı✨ Bugün Caleb gelecekti. Ne zaman geleceğini bilmiyordum ama kahvaltıda bile doğru düzgün düşünemiyordum. Çok endişeliydim, hala bir karar vermiş değildim. Sadece bir kez kolyeyi çıkartmayı denemiştim, duşa girerken çıkartmam gerektiğini düşünmüştüm ama daha başımdan çıkartamadan bu fikirden nefret ettim ve duşa kolyemle girdim. Duşun ardından saçlarımı kurutup üzerime yazlık, beyaz bir elbise geçirdim. Hava bugün güzeldi ve öğlen barbekü yapmayı düşünüyorduk. Annem özellikle o zamanı seçmişti çünkü Caleb ve Vincent’in de burada olmasını istiyordu. Annem hazırlıklara başladığında onun yanına gittim. Yanında yardımcısı Daki vardı. Kız içine kapanık bir sürü üyesiydi, suda doğmuştu ve insana dönüşmeyi yeni öğrenmişti. Annesi ve babası öldüğü için annem onu hem yardımcısı hem de nedimelerinden birisi olarak geçmişti. İşini iyi yapan, sessiz birisiydi. “Sen başka işlerle ilgilen Daki,” dedim annemim yanına girdiğimde. “Anneme ben yardım ederim.” Daki başını sallayarak mutfaktan çıktığında yıkadığı sebzeleri devralarak kalanlarını yıkamaya başladım. “Kızlar nerede?” dedi annem. “Su onları yorgun düşürdü,” dedim. “Şekerleme yapıyorlar.” “Gelmelerine sevindim,” dedi annem. “Uzun zamandır evimiz ölü gibiydi, renk getirdiler. Seni de böyle mutlu gördüğüm için çok huzurluyum bebeğim.” Yanağımı onun omzuna bastırdım kısa bir an. “Ben iyiyim anne, daha iyi olacağım.” Başımın üzerine bir öpücük bıraktı. “Biliyorum bebeğim, sen çok güçlü bir kızsın.” “Sana bir şey sormak istiyordum,” dedim geri çekildiğimde. Her zaman annemle babamın sahip olduğu şeye sahip olmak istemiştim. O zaman neyi aradığımı, neyi istediğimi bilmek için bunu bile birisine sormak daha mantıklıydı. “Evet canım?” “Babamla sahip olduğunuz bu şeye… hayran olduğumu biliyorsun.” “Zamanı geldiğinde sen de buna sahip olacaksın bebeğim, Caleb’e inanıyorum.” Yutkundum. “Gerçekten mi?” diye sordum. “Bunu nasıl bilebilirsin ki?” “Çünkü gözlerinde babandan hatırladığım o bakış var,” dedi etleri marina etmek için yatıracağı sosu hazırlarken. “Eğer ona izin versem benim için dünyayı yok edecekmiş gibi bakardı. Caleb buraya geldiğinde ve o pislik herifi getirdiğinde gözlerinde aynı bakış vardı. Sen izin vermediğin için seni gizlice dinleyip intikamının peşinden gitti ama yine sen izin vermediğin için onu öldürmedi, bunun yerine babana teslim etti. Sana aşık olduğunu ve senin için her şeyi yapmaya hazır olduğunu bana söylerken hem çok güçlü ve cesur hem de çok kırılgan görünüyordu.” Gülümsedi. “Bu çok değerli bir şeydir tatlım.” “Sen nasıl anlamıştın?” diye sordum. “Yani babamla evlendin anne.” Ona baktım. “Sana zorbalık yapmıştı, nasıl ikna oldun? Doğru adam olduğunu nasıl bilebilirsin ki?” “Dürüst olmak gerekirse asla tam olarak bilemezsin,” dedi omuzlarını silkerek. “Çünkü hayat akışkandır, seni her yere sürükleyebilir ve kişiliğini değiştirebilir. Ama baban, hayat bizi sürüklerken elimi asla bırakmadı, bu yüzden eminim ki o doğru adam ama şimdi eminim. Ona evet dediğimde üç yıldır hayatı birbirimizin burnundan getiriyorduk.” Omuzlarını silkti. “Bizim için zordu, benim için de ikimiz için de.” Güldü. “Kavgalarımız Leah’ı bile delirtirdi.” “Ama devam ettiniz,” dedim sebzeleri yıkamayı bitirdiğimde. “İlk defa kalbimi dinledim, Scarlett,” dedi annem bana baktığında. “Bunun bir açıklaması yok. Baban kalbimi kırabilirdi, kötü birisi çıkabilirdi, gücü onu ele geçirebilirdi ama önemi yoktu, kalbim onun için atıyordu. Onun için çıldırıyordum, bu kadar bebeğim. İnan bana başka hiçbir şey yok. O ne yapardı bilmiyordum ama ben onsuz yapamazdım.” “Peki kötü günlerinizde nasıl onunla kaldın?” “Kolay değildi,” dedi huzursuzca. “Ama içinde bir yerlerde beni sevdiğini biliyordum. Her zaman gelir, beni sevdiğinden emin olmamı sağlardı. Ne kadar kötü olursak olalım, sevgisini hissettirirdi. Bu yüzden kaldım, aksi halde kalamazdım. Ve ben de ona koşulsuz bir sevgi duydum, bu karşılıklıydı.” Sessiz kaldım, ne hissettiğimi çözmeye çalışıyordum. Ona âşık olduğumu, onu deli gibi sev…

Bölümün tamamını WritePad'de oku