Şafağın Gardiyanları

Bölüm 32: Tenebris Prensi

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 32: Tenebris Prensi✨ Larissa Blanca: Akademide bir süre her şeyin güzel gitmesinin iyiye işaret olmadığına dair paranoyaya kapılmıştım. İşler ne zaman iyi gitse bir sonraki günlerde rezil hale düşüyorduk. Kötüye gittiği zamanlarda daha da kötüleşmesi gibi korkunç ihtimaller de vardı ama bunu düşünmek bile istemiyordum. Caleb’in kolunun altında otururken başım göğsündeydi. Onunla bir ilişkiye başlamıştık, bunun farkındaydık, sevgiliydik ve bu iyi hissettiriyordu. Ama akademi hayatında birbirimize zaman ayırabildiğimizi söylemek zordu, tatil günlerinde bile başımız beladan kurtulmuyordu. Kızlarımın yanında olmamak bir olasılık bile değildi. Onları hiçbir koşulda terk edemezdim, kendi başlarına bırakamazdım. Caleb de bu konuda beni destekliyor, asla taleplerden bulunmuyordu. Şimdi dışarıda, ilginç bir şekilde ılık olmaya karar vermiş gece havasında oturuyorduk hep birlikte. Amber sessizce soğuk kahvesini içerken dalgın gözlerle akademinin yüksek duvarlarını izliyordu. Hemen çaprazımızda oturan Sebastian ise Vanya’yı bacaklarının arasına çekerek sırtını kendi göğsüne yaslamıştı. Vanya sessizdi, o da Amber kadar dalgın görünüyordu. Sebastian hakkında düşünüyor olmalıydı. Eminim ki onun için de zor bir durumdu. Sebastian’a âşık olduğunu görebiliyordum. Daha da kötüsü Sebastian da ona aşıktı, ilk günden beri. En baştaki sertliğini ve kabalığını kaybetmişti, en azından Vanya’ya karşı. Onların durumu da Amber ve alfanın durumu kadar sıkıntılıydı. Meri ve Bane ise birbirilerinin yanında ama uzakta oturuyorlardı. Onların tuhaf ilişkisini asla anlayamıyordum. “Nasılsın Amber?” dedi Meri sessizliği bozarak. Amber’in parlak sarı gözleri ona döndü, ruhsuzdu. “İyiyim.” Elinde tüten ota baktı. “Daha iyiyim.” “Senin için endişeliyim.” Meri’nin yüzünde hüzün belirdi. “Buradan biraz uzaklaşmak için benimle gelmek ister misin?” diye sordu nezaketle. “Bir süreliğine ailemi ziyarete gideceğim.” “Teklifin için teşekkür ederim,” dedi Amber, kendini gülümsemeye zorladığını bilecek kadar iyi tanıyordum onu. “Ama burada kalacağım, kızlar burada.” Duraksadı. “Arthur burada,” diye eklediğinde Vanya’nın bile dalgın ifadesi bozuldu ve ona döndü. “Bu yüzden burada kalacağım.” “Nasıl istersen canım.” Meri gülümsedi. “Şu Hunter,” dedi sonra başını yana doğru yatırdığında. “İyi çocuk ha?” “Meri,” dedi Espen Bane uyarıyla. “Ne var?” dedi Meri huysuzca. “Hunter iyi çocuktur, hepiniz bilirsiniz.” “Vincent ile yeni ayrıldılar, kızı rahat bırak,” dedi eşine. “Sanki bir ilişkimiz olmuş gibi,” diye homurdandı Amber. “Ve üstelik,” dedi otunu tuttuğu eliyle her bir erkeğin yüzünü işaret ederken. “Hepiniz biliyordunuz ve bana söylemediniz.” Meri’ye baktı. “Sen de biliyordun, değil mi?” Meri ellerini kaldırdı. “Yemin ederim ben bilmiyordum.” “O senin çocukluk arkadaşın,” dedi Amber. “Nasıl bilmezsin?” “Meri’ye söyleseydi sana söyleyeceğini biliyordu,” dedi Bane. “O yüzden ona söylememiştir.” Otundan bir nefes çekti. “Ve bu arada, kimse Vincent’in oyuna devam ettiğini bilmiyordu. Duyduğumuzda hepimiz şaşırdık.” “Bu doğru,” dedi Sebastian ilk defa konuşarak. “Ben bile devam etmesini beklemiyordum.” Caleb iki koluyla birlikte bana daha sıkı sarılırken tek kelime etmedi. Bu konuda Amber’e üzüldüğü kadar kendi alfası için de üzüldüğünü hissediyordum. Alfaların çizgiyi geçmeleri yeni bir şey değildi ve Caleb onun ilk bağıydı. Kendini bu konuda yükümlü hissettiğinden emindim, babam da onu bu konuda uyarmıştı, defalarca kez. Çünkü babamın alfası sınırı geçtiğinde onu engelleyememişti ve aynı şeyi Caleb’in yaşamasını istemiyordu. “Size pek güvendiğim söylenemezdi,” dedi Amber açıkça. Ah, lafını sakınmak hiç benim asi arkadaşıma göre değildi zaten. “Ama bu saatten sonra hiç güvenmiyorum.” Durup erkek arkadaşıma baktı. “Sen hariç.” Caleb başını öne eğerek küçük bir jestte bulundu. “Lütfen güven bize Amber,” diye alay etti Sebastian. Neden sonra aniden ciddileşerek ekledi. “Sanki buna çok ihtiyacımız var da.” “Zamanın ne göstereceğini kim bilebilir,” dedi Amber esrarlı sigaras…

Bölümün tamamını WritePad'de oku