Şafağın Gardiyanları

Bölüm 28: Zihnin Karanlık Köşesi

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 28: Zihnin Karanlık Köşesi✨ Amber Shadow: Bir kadın ağlıyordu. Sesi uzaklardan geliyordu ve sessiz, bir o kadar da içli bir ağlamaydı. Yine de onu duyabiliyordum. Zihnimin içinde miydi? Yanakları çok uzun zaman sonra gözyaşları ile ıslanıyordu, alışkın olmadığı aksiyon almayan mimiklerinden belliydi. O an anladım. Kadın ne uzaklardaydı ne de kafamın içindeydi. Ağlayan kadın buradaydı, o kadın bendim. “Amber.” Vanya’nın kolları beni sımsıkı sarıyordu. Ucunda sallandığım uçurumdan düşmemem için beni o kadar sıkı tutuyordu ki kendi kolları incinecekti. “Lütfen ağlama,” diye fısıldadı ve yanağını başıma yaslayarak beni küçük bedenine doğru çekti. “Hadi ama kızım, o piç hiçbir şeye değmez.” Donmuş haldeydim, yaşlar gözlerimden hızla boşalıyordu ve göğsümde bir yangın vardı. Ağrılı bir acıydı, sanki içerisi irin doluymuş gibi. Yanıyordum ama aynı zamanda ağrıdan ötürü kemiklerimin kırıldığını hissediyordum. Kalbimin taştan köşeleri parçalanıyor, dağılıyordu. Nedeni ise aşk değil, acıydı. Aşkın neden olduğu acıydı. Nefes alamadığımı hissettim, bununla nasıl başa çıkacağımı bilmiyordum. Sözleri zihnimde dönüyordu. Ordum için tehlike oluşturup oluşturmadığını anlamak zorundaydım. Gereken neyse onu yaptım, yapıyorum . Vanya’dan uzaklaşmaya çalıştım, sıkı tutuşu beni sanki daha çok boğuyordu. Geri çekildim ama ondan çok da uzaklaşamadım, yanında olduğum için memnundum. Hiçbir şey hissetmiyorum zaten. Parmaklarımı saçlarımın arasına daldırıp yumruklarımın arasına aldım siyah tutumları. Acıyı hissedebilmek için, daha makul bir acı hissedebilmek için hafifçe asıldım saçlarımı. Hiçbir şey hissetmiyordu, ordusu için yapıyordu. Gereken neyse, öyle mi? Onunla sevişiyorum çünkü zihnine girmem gerek ve en zayıf olduğu anlar da o anlar. Temas gücümü daha etkili kullanmamı sağlıyor . Bedenimden korkunç bir ürperti geçtiğinde olduğum yerde sarsıldım ve birden dönüp yanıma kusmaya başladım. “Amber!” Vanya yanımda endişeyle ayaklandı ve saçlarımı tutarak diğer yanıma çöktü. “Canım, sakin ol lütfen.” Bedenimde dokunmadığı hiçbir yer kalmadığının farkındalığı sert bir tokat gibi çarparken omuzlarım titriyor, bir amaç uğruna okşanmış bedenim hissettiğim utanç ve tiksintiyle sarsılıyordu. Oysa bu kadın kucağımda adımı inlerken bile zihnine girmemi engelleyebiliyor! Bir kez daha öğürdüğümde içimde hiçbir şey kalmadığını biliyordum ama kusmak istediğim çok şey vardı. Ağrı ve acı mideme taş gibi oturmuştu, onları çıkartmak istiyordum. Ona karşı hissettiğim her şeyi kusmak istiyordum. Onunla yakın olmak zorundayım, güvenini kazanmadan da zihnine giremem. Ne duymak istiyorsa onu söylüyorum . Omuzlarım titrerken ağzımdaki iğrenç tadı tükürdüm. Sessiz gözyaşlarım yanan gözlerimden ateş damlaları gibi atarken artık omuzlarım sarsılıyordu, donukluğumu ve metanetimi kaybediyordum. Bir kız için bu kadar yaygara çıkardığınıza inanamıyorum, bir şeyler saklamıyorsa onunla uğraşmayı bırakacağım . Bir kız için. Öylece bir kız için. Kimsenin kızmasına değmeyeceği, hakkını savunmasına gerek olmayan, üzülmeye bile değmez o kız için yaygara çıkartmaya ne gerek vardı? “Sakinleş,” dedi kollarını omuzlarıma sararak beni sakinleştirmeye çalıştığında. “Aman Tanrı’m,” diye mırıldandığını duydum boğuk bir sesin. Ve sonra Lisa’nın kokusunu duyumsadım, diğer yanıma çökerek sorgusuz sualsiz bana sarıldığında kendimi tamamen bırakmıştım. “Amber.” Başımın üzerine bir öpücük kondurdu. “Canım, lütfen ağlama,” dedi ama sesinden anladığım kadarıyla o da ağlıyordu. Başımı iki yana salladım. “Ona güvenmiştim,” diyebildim nefes nefese. “Ona gerçekten güvenmiştim.” “Biliyorum bebeğim,” dedi Lisa geri çekilip yanaklarımdaki yaşları silerken. “Ama bunun bedelini ödeyecek. Ona ödeteceğiz, ödeteceksin.” “Bununla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum.” Boğazım tıkanıyordu, nefes almak bile zordu. “Ben… ben onu… seviyordum .” Geçirdiğim soğuk günlerden, kimsesiz halde kaldırımlarda aç uyuduğum gecelerden, hor görüldüğüm ve dayak yiyerek yaşamımı sürdürdüğüm, her türlü pisliği görüp geçirdiğim hayatı…

Bölümün tamamını WritePad'de oku