Şafağın Gardiyanları

Bölüm 22: İkinci Bölge

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 22: İkinci Bölge✨ Amber Shadow: Sebastian Grantham’dan nefret ediyordum. Hayır, konuşan kişi Vanya değil. Benim, Amber. Ve evet, ben de o piçten nefret ediyorum. Gecenin bir yarısında, karanlığın içerisinde, herkes içinde olduğumuz bu eski yapıyı terk ederken ben ne yapıyordum? Ellerim arkamdan bağlanmış, bacaklarım bileklerimden düğümle sabitlenmiş halde baş aşağı sarkıyordum. Sebastian denen şerefsiz beni, ayaklarımdan duvardan çıkan bir demire bağlamıştı. Öfkeliydim, gergindim. Ateşi kullanarak ipleri yakabilirdim ama bu durumda kendi kıyafetlerimi yakma ihtimalim de vardı. Üstelik beni ayaklarımdan asan şey bir zincirdi, yani iplerden kurtulsam bile demirden kurtulamazdım. Vanya’nın peşine düşmeden önce beni bağladığına inanamıyordum. Bu kadarı çok fazlaydı! Üstelik aşağıdan gelen sesleri duyabiliyordum ve… kimse nerede olduğumu sormuyor muydu? Rakiplerine karşı sevinç naraları atan o nankör ekip için ben avlanmıştım, kutlamada birinin eksik olduğunu fark etmemişlerdi miydi? Ah, ne bekliyordum ki? Leah Amari’nin arkasından kaltak diyen piçler de bu akademiden mezun olmuşlardı. Kaşlarım çatıldı ve olduğum yerde kımıldandım. Vanya neredeydi? En azından onun fark etmesi gerekirdi! Ne yapacağımı düşünürken duyduğum ayak sesleri beni duraksattı ve hızla kulak kesildim. Gecenin içinde esen hafif rüzgâr bana yaklaşan kişiyi taşırken başımı çevirerek merdivenlerin olduğu kısma baktım. Baş aşağı durduğumdan ilk önce siyah botları gördüm ama başımı göğsüme doğru kaldırdığımda, daha doğru eğdiğimde onun tam tepemde dikildiği görmek beni rahatlattı. Elbette bunu belli etmedim. Ona hala kızgındım, onunla mümkün olduğunca az konuşuyor ve sadece emirlerini yerine getiriyordum. Dünden beri bunun farkındaydı ama ben de dünden beri tavrımı koruyordum. Nasıl olur da arkadaşlarının, arkadaşlarımın yanında geçirdiğimiz gece hakkında o şekilde konuşabilirdi? Elimdeki çatalı boğazına saplamadığım için şanslıydı. Beni ne kadar utandırdığının farkında mıydı? “Bu ne hal omega?” dediğinde ona olan tavrıma tepki olarak böyle konuştuğunu biliyordum. Aslında benim tavrıma aldırdığı falan yoktu, kendi bildiğini okumaya devam ediyordu ama şu an yardıma ihtiyacım olduğu için bir anda benim soğukluğuma ayak uydurmaya karar vermişti. Ah, bazen beni sinir ediyordu! “Neden bunu kendi subayınıza sormuyorsunuz?” dedim gözlerine baktığımda. Usulca dizleri üzerine eğilerek ters de olsa yüzlerimizin hizalanmasını sağladı. “Böylesine bir oyunda gerekli miydi? Üstelik oyun icabı esir alınan bütün öğrenciler serbest bırakıldı, yatakhanelerine bile gönderildiler. Ben neden hala buradayım?” “Belli ki sen çok yanlış kişilere takılmışsın omega.” Gözleri yüzümde gezindi. “Buna bir son verin,” dedim kendimden emin bir sesle. “Hep böyle mesafeli misindir?” diye sordu o da. “Beni bırakın.” Kaşlarını çattı. “İnat edeceksin, değil mi?” İşaret parmağıyla burnumun ucuna dokundu. “İnat etmiyorum efendim, serbest kalmak için ısrar ediyorum,” dedim en aksi sesimle. “Amber.” “Alfa.” “Vincent’e ne oldu?” Tek kaşını kaldırdı. “Bilmiyorum, sanırım kayboldu,” dedim aynı asilikte. “Şimdi sevgili alfa…” Dudaklarını benimkilere dokundurduğunda devam edemedim ve kelimeler havada kaldı. “Bana Vincent demeni istiyorum,” diye fısıldadığında ağzı hala benimkinin üzerindeydi. “Vincent’e kızgınım,” dedim usulca. Burnunu boynuma sürttü. “Hadi ama,” diye diretti burnunun yerini dudakları alırken. “Biraz abartıyorsun.” “Alfa mısın, Vincent mı?” diye sordum aniden. “Senin için Vincent olmak istiyorum,” dedi dudakları boğazımdan aşağı kayarken. “Güzel, siktir git Vincent!” dedim öfkeyle. Başını geri çekerek gözlerime baktığında bu tepkimi beklemiyordu. “Özel olduğunu düşündüğüm şeyleri kimseyle paylaşmam ama görünen o ki senin için hiçbir şey özel değildi. Özel olmadığına göre siktir git!” Karanlığa rağmen parlayan gümüş gözlerini kırpıştırdı. “Elbette özeldi,” dedi kaşlarını çattığında. “Ve sen de bu yüzden herkese anlatmaya karar verdin.” Alayla güldüm. “Evet, epey özelmiş.” Başımı çevirip b…

Bölümün tamamını WritePad'de oku