Şafağın Gardiyanları

Bölüm 1: Çaylak Avı

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

Şafağın Gardiyanları, dark academia türünde olup içerisinde tetikleyici unsurlar içeren, yetişkin içerik bir kurgudur. Kitaba başlamadan önce bir önceki ölümde olan uyarıları okuduğunuzdan emin olun. Keyifli okumalar. ✨Bölüm 1: Çaylak Avı✨ Vespera. Nokturna İmparatorluğu’nun başkenti. Aynı zamanda da imparatorluğun kendisi. İmparatorluk tek bir şehirden oluşur; içinde sefaleti ve zenginliği, cehaleti ve bilgeliği aynı anda barındırırdı. İçinden geçtiğim bu sokaklara bakarken kendimi evimde gibi hissediyordum. Burası doğduğum, büyüdüğüm, bir zamanlar masum bir çocukken büyüdükçe bir katile dönüştüğüm yerdi. Vespera hem sevdiğim hem de nefret ettiğim her şeydi. Kurşun geçirmez transfer aracı imparatoriçenin varlığından haberdar bile olmadığı rezil sokaklardan geçerken sallandı. Aracın dört köşesinde dört kraliyet askeri nöbet tutuyor, benimle beraber altı kişiden oluşan suçluları gözetiyorlardı. Bileklerime takılı kelepçelere baktım, sonumun böylece olacağını bilmeliydim. Herkes bilirdi aslında, sokaklarda doğduğunda yirmi yaşına gelmeden hapsi boylarsın. Et Pazarı’nın yanından geçerken iğrenç koku beynime kadar girdi ve kaşlarımı çatmama neden oldu. Bu bölgeden hoşlanmıyordum. Avladıklarını satan insanlar, hem feylere hem de vampirlere hizmet ediyorlardı ama bu tuhaftı çünkü iki tür de avını kendi yakalamayı severdi. Bugün pazarın ne kadar kalabalık olduğuna bakılırsa savaşı neden kaybettiğimiz gün gibi ortadaydı. Avlanma içgüdülerimizi kaybediyorduk. Teknoloji ve sağlanan konfor, bize rahatlığı aşılamıştı; bu yüzden iblislere karşı koyacak büyümüz günbegün soluyordu. Bazı kahinler büyünün kaybolan içgüdüler yüzünden küstüğünü söylüyordu. Haklı olabilirlerdi çünkü artık çocuklar ergenlikte bile dönüşemiyor, vampirler özel güçlerini kaybediyor ve feyler eskisi kadar derin büyüler yapamıyorlardı. Çok da umurumda olduğundan değil tabii. Vespera savaşı kaybetse de kazansa da beni ilgilendiren bir durum yoktu, en nihayetinde bir köle hayatı yaşıyordum. Küçücük bir çocukken Vespera’nın karanlık sokaklarına terk edilmiş, gardiyanların korumak için kıçlarını yırttıkları soyluların acıyarak baktıkları birisi olmuştum. Kimse bana elini uzatmadı, ben de kimseye elimi uzatmamayı öğrendim çünkü sokaklarda hayatta kalmak için bencil olmak gerekiyordu. Hayatta kalacak kadar bencil değilseniz… eh, bir avcı sizi kara büyü yapacak bir feye ya da öğle yemeği olarak bir vampir lorduna sunacak uşağa satmaya hazırdı. Cesedinizi sokaktan sürüyerek tezgahına kadar görür, güzelce soyulup, ağız sulandırıcı şekilde kanınızın aktığından da emin olurdu. Vespera’da, soylu değilseniz hayatta kalmak bile bencillik olarak görülürdü. Kaltak imparatoriçe için kimsenin hayatı önemli değildi. İki gün kadar sürecek olan yolun yarısında mola verdik. Büyü Hanı yakınlarındaydı ve çok kısaydı. Sadece işeyecek kadar zamanım oldu. Kaçmayı düşündüm, o boktan karargâha gitmeyi reddediyordum ama bu bölgede kaçmak pek akıl işi değildi. Zaten ne yapmak istediğimden emin olana kadar askerlerden birisi tarafından sürüklenmeye başladım. Aracın içinde kendi köşeme çekildim ve kucağıma atılan kurutulmuş eti kemirirken herkesten uzakta kaldım. Diğer tutuklular kendi aralarında konuşuyorlar, memleketlerinin neresi olduğunu soruyorlar ve aptal gibi bağ kuruyorlardı. İletişim içinde olmak pek benim tarzım değildi. Hayat bağ kurmak için fazla kısa ve anlamsızdı. Yaşayacaksan sadece kendi isteklerinin peşinden gitmeliydin. Karanlık büyülerin tuhaf, uyuşturucu kokusu etrafı sararken biraz rahatladım. Büyü Hanı yasal bir yer değildi, sadece bir mevkiiydi ama devlet bu bölgeye karışmıyordu- genel olarak hiçbir yere karışmıyorlardı. Birkaç kez yolum düşmüştü buraya, pek sevdiğim söylenemezdi ama güzel şeyleri iyi fiyata bulmak mümkündü. Daldığımı fark ettiğim anda birisi tarafından tekmelenmemle gözlerim açıldı ve hızla başımı kaldırdım. “Bütün gün seni mi bekleyeceğiz uyuyan güzel?” dedi asker alayla. Gözlerimi kırpıştırarak etrafıma bakındığımda herkesin indiğini fark ettim ve yerden des…

Bölümün tamamını WritePad'de oku