Şafağın Gardiyanları

Bölüm 13: Ölümcül Dilekler

Yazar:

Şafağın Gardiyanları - Şeydanur İpek kitap kapağı
Şafağın Gardiyanları kitap kapağı

✨Bölüm 13: Ölümcül Dilekler✨ Larissa Blanca: Parçalarımı kaybetmek, paramparça olduğumu anlamamı sağladı. Akademiye adımımı attığımda tek hedefim annemin keskin pençelerinden uzağa giderek biraz rahatlamaktı. Fakat burada bulduklarım, kaçtıklarımdan daha iyisi değildi. İçimdeki sireni, en büyük parçamı kaybettim. O günden beri, o herifin beni boş ve karanlık bir amfide terk ettiği günden beri sirenimi yeniden hissedemedim. Ondan ölesiye nefret ediyordum çünkü sadece parçalarımı kaybetmemde değil aynı zamanda paramparça olmamda da çok büyük etkisi vardı. Her şey onun yüzündendi! Hayatım bayır aşağı yuvarlanıyor, ellerimden kayıyordu. Yapacak hiçbir şeyim yoktu. Suya dönemiyordum çünkü hissedemediğim sirenimle bağ kuramayacağım ve doğal olarak da dönüşemeyeceğim aşikardı. Rezil durumdaydım. Üstelik korkunç ağrılarım vardı, kan büyüsü sözde kuyruğumu kurtarmış ama alt bedenim genel olarak kuvvetli ağrılarla beni uykumdan uyandırıyordu. Bütün bu süreçte kızların bana yardımcı olmak için çabaladıklarını görebiliyordum ancak her ikisinin de başında birer bela vardı. Alfa, Amber’i asla rahat bırakmıyordu ve şu psikopat vampir de Vanya’ya kafayı takmış durumdaydı. Kendimi iyi hissettiğim nadir anlar olmuyor değildi. Desmond’un yanında kendimi iyi hissediyordum. Yaşadığım kaybın ardından, ilk günden beri gözlerimin içine bakarak bana güvendiğini ve inandığını söyleyen eğitmenim zamanla daha büyük bir yer edinmişti hayatımda. Göründüğü kadar masum bir adam olmadığını biliyordum, eh, ne de olsa öğrencisiyle yatarak çok büyük bir kuralı ihlal ediyordu ama ikimizin de umurunda değildi. Acılarımı dindirmeme yardımcı oluyordu. Hem bedensel hem de ruhsal olarak bana kendimi daha iyi hissettiriyordu. Gecenin bu geç saatinde onun yatağında uzanırken kafamın güzel olduğunun farkındaydım. Biraz morfin almıştım, tamam, birazdan birazcık daha fazlaydı ama kimin umurunda ki? Desmond ne kadar istersem o kadar almama izin veriyordu. Kendimi onun kucağına bıraktım ve gerisini düşünmedim. Birisinin beni böyle sevdiğini bilmek iyi hissettiriyordu. Biraz ot çekmek, birkaç hap ve biraz seks yetiyordu. Evet, sabah olduğunda kendimi dünyanın en şanslı kadını olarak bulmuyordum ama… kısa bir süreliğine de olsa iyi hissetmek istiyordum. Kendimden çok yorulmuştum. Başarısız ve beceriksiz olmaktan, sonunda annemin hep söylediği o etiketlerin her birisine dönüşmekten yorulmuştum. Kimsenin beni gerçekten sevmemesinden yorulmuştum. Ortalama olmaktan, görünmez olmaktan, kırılmaktan… Ben her şeyden yoruldum. Ve her şeyi böylesine kaybetmişken, bomboş avuçlarımda hiçbir şey yokken gerisini umursamıyordum. Kaybedecek hiçbir şeyin kalmamıştı. İtibarım bile… Amber Shadow: Akademide rahat edeceğimi düşünerek ne halt ediyordum acaba? Önümdeki yemeğe bakarken kayan gözlerim kapanmak üzereydi ve saat daha öğlenin on ikisiydi. Sabah antrenmanı, temel büyüler sınavı ve devam eden müsabakaların öğleye kadar sarkmasıyla birlikte kendimi tamamen bitmiş hissediyordum. Omega olduğumuz için temel büyüleri mükemmelleştirmemiz adına Bay Blake’in üzerimize uyguladığı muhteşem baskı sayesinde bacaklarım bile titriyordu. Hiçbir spor büyünün tüketiciliği ile yarışamazdı. Esnerken çatalımı başka bir et parçasına sapladım. Burada iyi besleniyor ve sırtıma batmayan bir yatakta uyuyordum ama alfanın pençeleri hala üzerimdeydi. Bütün bu yorgunluğun en büyük sanatçılarından birisi de oydu çünkü yoğun tempomun içinde ona da hizmet zorundaydım. “Dünyadan Amber’e…” Gözümün önünde sallanan bir el beni kendime getirdiğinde baygın bakışlarımı karşımda oturan Vanya’ya diktim. O benden daha iyi görünüyordu. Zaten vampirler ne zaman kötü görünüyorlardı ki? En boktan günlerinde bile porselen ciltleri oradaydı! “Benimle muhatap olmayın,” dedim sarhoş bir edayla elimdeki çatalı onlara doğru sallarken. “Çok uykum var ve hiçbirinizi çekmek istemiyorum.” Başım yana doğru, Mavros’un omzuna düştüğünde güçlükle yemeğimi çiğnemeye devam ettim. Çok yorgundum ama formumu korumam için beslenmeye devam etmem gerekiy…

Bölümün tamamını WritePad'de oku