7. Bölüm: Şüphe
Yazar: Tubanur Peker

Hayat’ın, ‘bak bakalım nasıl canını yakıyorum’ dediği yer vardır ya işte tam oradaydım ve çıkar yolu bulamıyordum, rüzgâr nereye iterse oraya gidiyordum oysa rüzgâr her zaman doğru kararı veremiyor, hayatımı alt üst ediyordu. (Yazar’dan) Yaren gözleri, elleri ve ayakları bağlı bir şekilde kendine gelmeye başlamıştı neredeydi bilmiyordu, korkuyordu ama içinden bir seste Ayaz gelecek diyordu. Burası Yaren’in sonu mu olacak yoksa her şey burada mı başlayacak? Ayaz kendini suçlu hissediyor ve Doğa ile planlar yapıyordu. Doğa Ayaz’ın elini tuttu ve en yakın arkadaşına dostça sarıldı, biraz sakinleşmeye ihtiyacı vardı. Ayaz sinir krizleri geçirmiş ve Doğa onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Asu’yu okuldan alıp Kuzey ve Tarıkla birlikte eve bırakmıştı, Doğa ile Yaren’i arıyorlardı ama ondan hiç bir iz kalmamıştı. Ayaz’ın bu konu hakkında tek bir şüphesi vardı ve onun gerçek olmasından çok korkuyordu. “Ayaz şimdi zamanı, başka çıkar yolumuz kalmadı benim artık vampir olmam lazım bunu sende biliyorsun bunu tek yapamazsın, o kızı bu hayata ben soktum her şeyi o kadar hızlı yaşadı ki bunların suçlusu benim onu kurtarmam için vampir olmam gerekiyorsa olurum!” Doğa kendine sinirliydi, Yaren neredeydi bilmiyor ve bulamıyordu. (Ayaz’dan) İstemediğim her şey teker teker gerçek oluyordu istemeye, istemeye dişlerimi bileğime geçirip Doğa’ya uzattım tereddüt ederek. Doğa ise tereddüt etmeden bileğimi tamamen çekip kanımı içmeye başladı. Her şeyin bu kadar kolay olmayacağını biliyorduk ama zorunda olduklarımız bizi biz yapmayı değil değiştirmeye çalışıyordu. Bir vampirdim hislerim duygularım vardı ama hayatım kalmamıştı. “Suçlu değilsin, planımızda benim vampir olmam da vardı eğer tahminimiz doğruysa bunu tek atlatman imkansız.” Dedi ve Doğa bana sarıldı. Bu hayatın bana dostumu nasıl seçmem gerektiğini öğretti Doğa ile aramızda dost değil kardeşlik vardı. Doğa bir kaç güne vampir olacaktı sadece bir insan damarından kan içmesi gerekiyordu ve Yaren’i bulursak dönüşümünü durdurabilirdik ama bunu yapabilir miydik bilmiyordum. 2 Gün Sonra Doğa ve Kuzey’i odada gördüm ve Doğa bir anda Kuzey’in boynuna yapıştı ve kanını emmeye başladı koşarak yanına gittim kontrol edemediği o kadar belliydi ki biraz daha kanını emerse Kuzey’i öldürecekti. “Doğa dur artık!” Dedim ve Doğa’yı Kuzey’in boynundan çektim Kuzeye giderek onu telkin ettim ve boynuna bant yapıştırdım. Kuzey odadan giderken Doğa’ya baktım. “Doğa gelmeseydim sevgilini öldürecektin, sen iyi misin?” Sinirle bağırdım. “Ayaz ben çok açım kan istiyorum, çok istiyorum.” En büyük korkum başıma gelmişti. Doğa kontrolünü kaybediyordu ve benim şu an elimden gelen hiç bir şey olmuştu. O kadar kafam karışmıştı ki sevdiğim kadın bir yerde arkadaşım bir yerde kalmıştı. "Seni eve götüremem ama yapman gereken her şeyi bir şekilde yaptırabilirim." Derken bile içimde bir şüphe vardı. Bir yanım şüphe doluyken diğer yanım koş Ayaz sevdiğin kadına koş diyordu ama nereye gideceğimi bile bilmiyordum, zormuş insanın nereye gideceğini bilmemesi nerede kalacağını bilmemesi. Buradayım evet ama kalbim burada değildi olmayan kalbimi var eden o kadının yanındaydı kalbim. "Ayaz." Kendime gelmem Doğa'nın sesini duymamla olmuştu. "Gidiyoruz, gel." Dedim ve onu kucağıma alıp koşmaya başladım kendimizi bir ormanda bulmuştuk (Yazar'dan) Ayaz, Doğa'ya vampir nasıl olunuır öğretirken Kuzey ve Tarık, Asu ile ilgilenmekten bıkmış haldeydi. "Abi bak benim içimde kötü bir his var, Ayaz ikimizi almak yerine Doğa'yı aldı. Bak artık benim burnuma kötü kokular geliyor, bu kızı kim kaçırdı neden bilmiyoruz abi iki adam oturmuş bekliyoruz sadece.” Tarık’ın sözleri Kuzey’i de etkilemişti onun da içinde şüpheler dolaşıyordu artık. “Ablam gelmeyecek mi ben ablamı çok özledim artık.” Asu ablasını özlemeye çoktan başlamıştı bile. Tarık ve Kuzey birbirine baktı ve aynı anda aynı şeyi söylediler. “En son koltuktan kalkan ebe.” Dediler ve ilk kalkan Kuzey oldu. Tarık, Kuzey ve Asu’yu kovalarken Ayaz, Doğa’yı eğitmeye çalışıyordu kana duyarlı olabilmesi…